asteroid metalinden uzayaracı üretmek

Şimdilik kulağa bir parça bilim kurgu gibi gelse de muhtemelen gelecek on – yirmi yıl içersinde asteroid madenciliğini ve diğer gezegenlerde kolonizasyonu görebileceğiz. Bugün gerekli altyapıların hızlı gelişimini izliyoruz.

PlanetaryResources_3DSystems_MeteoriteLow-680x491

Vegas’da devam eden Tüketici Elektroniği Sergisi’nde (CES – Consumer Electronics Show) Planetary Resources ve 3D Systems ortaklığı 3 boyutlu yazıcıdan çıkarttıkları uzayaracı prototipini tanıttılar. Bunda sıradışı bir taraf yok fakat malzemede var:

PlanetaryResources_3DSystems_Meteorite2_LOW-680x355

Kullandıkları metal milyonlarca yıl önce Dünya’ya düşmüş olan bir göktaşından elde edilmiş. Dış uzay malzemesiyle üretilen bu ilk parça, uzay madenciliğinin sadece maden taşımakla sınırlı kalmayacağı aynı zamanda ciddi bir üretim potansiyeline de sahip olduğunu gösteriyor.

Bahsi geçen göktaşı Arjantin, Campo Del Cielo’dan elde edilmiş ve Rafineri sınıfı çeliğe benzer biçimde demir nikel ve kobalttan oluşuyor.

kaynak: planetaryresources

 

Dr.Umut Yıldız AAK’da

Bu cumartesi Dr. Umut Yıldız‘ın Amatör Astronomlar Kulübü‘nün (AAK) organize ettiği konferansı için İstanbul Üniversitesi‘ndeydim.

Uzaktan geldiğim için konferansın başlamasına 20-30 dk kala gelebildim. Yoğun ilgi nedeniyle daha önceden gelmem gerekiyormuş.

Bölümde bayram namazı kalabalığı vardı: konferansın yapılacağı üst kattaki salon dolunca kalabalık bir grubu ağaşıdaki anfiye aldılar. Son cemaat olarak burada hocayı projeksiyondan izledik 😀

seminer1

Umut hoca başlamadan evvel aşağıda kalanları da ziyaret etti. Yanımdaki genç gayet memnun biçimde “bu benim için yeterli” dedi. Seminer sonrasındaki ilgiden de anlaşılıyor ki Umut hocanın ciddi bir hayran kitlesi var.

seminer2

Umut Yıldız JPL’in bir baraka ile başlayan tarihinden başlattığı sunumunda gözlem teknolojilerine dair bazı bilgiler verdikten sonra mevcut ve yeni yapılmakta olan gözlem araçlarına dair anlatımını sürdürdü. Yeni gözlem araçlarımız çok büyük veri girişi sağlayacak. Dolayısıyla bu verilerin işlenmesi ve yönetilmesi gerekiyor, buna dair bir takım bilgiler aktardı.

Sunumun sonunda soruları yanıtlayan Umut Yıldız “başarıya ulaşmak için ne yapmalı” sorusuna yanıt verirken pes etmemek gerektiğinin altını çizdi.

Umut Yıldız İÜ Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nün tarihi teleskobu hakkında bilgi alırken
Umut Yıldız İÜ Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’nün tarihi teleskobu hakkında bilgi alırken

Yıldız’ın Türkiye’deki seminer turu hâlâ devam etmekte. Eğer ilgileniyorsanız programı buradan öğrenebilirsiniz.

Oldukça yoğun bir  konferans programını göze alan Umut Yıldız’ı tebrik edip teşekkürlerimizi sunmamız gerekiyor. Bir teşekkür de Amatör Astronomlar Kulübü’ne; on numara beş yıldız organizasyonları için. Bence geçtiğimiz Mayıs etkinliğinin ardından bu etkinlikle kulübün çıtası yükselmiştir. Merakla gelecek Mayıs etkinliğini bekliyor olacağım.

 

güneş rüzgarlarının Mars atmosferini yokettiği kanıtlandı

güneş rüzgarları Mars atmosferini törpülüyor

NASA dün Mars ile ilgili yeni bir buluş paylaştı. Aslında daha önceden öngörülmeyen bir şey değildi: Bilim insanları 2008 yılında Mars atmosferinin güneş rüzgarları sebebiyle erozyona uğrayıp, gaz kütlesini kaybettiğini tespit etmişlerdi. O günlerde yeterli delile sahip olmadıklarından bu sav kesinlik taşımıyordu.

Ancak 2014 Eylül’ünde kızıl gezegenin yörüngesinde göreve başlayan MAVEN uydusunun elde ettiği veriler, bahsedilen erozyonun varlığını kanıtladı.

shock_still_no_mars.2900_print

Elde edilen veriler ışığında, gezegenin atmosferinin her saniye 100 g kütle kaybettiğini artık biliyoruz. Erezyon etksi çok büyük değil ama “taşı delen suyun kuvveti değil kararlılığıdır” misali, milyarlarca yıllık süreçte Mars’ı ince bir atmosfere mahkum etmeye yetmiş.

Güneş’in daha aktif olduğu gençlik dönemlerinde bu kayıplar daha fazlaydı. Atmosferin güneş rüzgarlarının taşıdığı yüklü parçacıklardan nasıl etkilendiğini buradan okuyabilirsiniz. Görsellik arayanlar için NASA’nın youtube videosu da var tabii:

Termonükleer Sanat

NASA-The-Sun-In-Ultra-HD-5

NASA, adını Güneş’in çekirdeğinde meydana gelen, yıldızımıza ve Dünya’ya enerji sağlayan termonükleer tepkimelerden alan Thermonuclear Art (Termonükleer Sanat) isimli çalışmayı duyurdu. Termonükleer Sanat, yıldızımızın yüzeyindeki dinamik yapıyı ortaya koyan patlamaları, lekeleri, manyetik alanı ve X ışını yayımını 4K çözünürlükle izleyiciye sunuyor.

30 dakika süren filmin görüntülerinin kaynağı ise Güneş’i 7/24 izleyen Güneş Dinamikleri Gözlemevi (Solar Dynamics Observatory – SDO) uzayaracı.

SDO her 12 saniyede bir Güneş’in 10 farklı dalga boyundaki görüntülerini yakalayabiliyor. Filmdeki videolar uzayaracının 2011 yılından beri yakalağı görüntüler arasından seçilenler. Hazırlayan ekibin videoların her 1 dakikası için yaklaşık 10 saat uğraşması gerekmiş.

Ay Dünya’ya çarparsa ne olur?

earth-moon

Gerçekte bu mümkün değil. Ay hali hazırda Dünya’dan uzaklaşmakta. Dahası Ay’ın bir zamanlar Dünya’ya Mars büyüklüğünde bir cismin çarpmasıyla oluştuğu düşünülüyor. Yani Ay’ın kendisi bir çarpışmanın ürünü…

Yine de insan böyle bir çarpışmanın neye benzeyeceğini merak ediyor. Meraklılardan biri aşağıdaki canlandırmayı hazırlamış. Çalışma kesin bir bilimsel doğruluk içermiyor. Yani çarpışma gerçekte bundan daha farklı gözükecektir. Yine de güzel bir video olmuş.

Canlandırma videosu Universe Sandbox 2 ile hazırlanmış. Bu yazılımla gökcisim çarpışmalarını, iklimlerini, oluşumlarını canlandırmak mümkün. 25$ etiketi var. Steam üzerinden satın alınabiliyor.

kaynakiflscience.com