2010 yılın astronomi fotoğrafçısı

Eylül ayında Greenwich’deki Royal Gözlemevi’nce Yılın Astronomi Fotoğrafçısı ödülleri dağıtıldı. Yarışmanın birincisi aşağıdaki fotoğrafıyla Tom Lowe oldu. Ön planda bir çeşit çam ağacı ve yaşayan en yaşlı ağaç türü olan, kurumuş bir bristlecone var. Bu ağaçlar 5.000 yıl kadar yaşayabiliyorlar. Arka planda ise gökadamızın merkezi görülüyor;  görülen yıldızların ışınları yola çıktığında, şimdi kurumuş olan bu oldukça yaşlı ağacın ataları hayattaydı.

Tom Lowe bu fotoğrafla, 2010 Yılın Astronomi Fotoğrafçısı ödülünü kazandı.

Bu fotoğraf dışında kategori birincileri de seçildi. Birbirinden etkileyici fotoğraflar arasından birincileri seçmek zor olmuştur herhalde. Diğer kazanan fotoğrafları buradan görebilirsiniz. BBC’nin sitesinde, fotoğraflar ile sesli anlatımın (İngilizce) birleştirildiği bir slayt hazırlanmış. Ona da göz atmanızı tavsiye ederim.

kaynak: willgater.com

Satürn ve Lutetia

Fotoğrafı ilk gördüğümde “ya arkadaş sizde de ne tesisat var böyle” diyesim gelmişti. Fotoğrafı yakalayan o arkadaşlar ESA, tesisatları da Rosetta uzayaracıymış.  Yukarıdaki görüntüde Lutetia küçük gezegeni (asteroid) görülüyor; arka planda da Satürn gezegeni var, fakat bu bir tesadüf. Gezegen, Lutetia’ya yakınlaşan sondanın kamerasının kadrajına tesadüfen girmiş. Astrofotoğraf biraz da şans işi.

Rosetta ile küçük gezegenin arasındaki mesafe  510.000 km’den 81.000 km’ye inerken, dar açı kamerasına yansıyan görüntülerin ayrıntıları artmış normal olarak. Gittikçe büyüyen gökcisminin görüntüleri birrleştirilerek aşağıdaki resim oluşturulmuş:

Bu uzay sondasının asıl hedefi ise 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızı; Rosetta, 2014 yılında yörüngesine gireceği, 4 kilometre çaplı 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızına konacak küçük bir iniş aracı da taşıyor.

Rosetta'nın taşıdığı bir iniş aracı 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızına konacak. Bu sahne, bir sanatçının gözünde yukarıdaki gibi canlandırılmış.

kaynak: mydarksky.org | esa.int |

sanki birşeyler eksik!

Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter, bugünlerde biraz farklı gözüküyor. Bir amatör astronomun keşfine göre, Jüpiter kuşaklarndan biri kaybolmuş. Yüzlerce yıldır devam ettiğini bildiğimiz bir fırtına olan Büyük Kırmızı Leke artık daha sade bir zeminde esiyor. Yüzeyi oldukça hareketli ve değişken olan Jüpiter’de bu durum 10-15 yılda bir rastlanan bir durum. Yüzeyin önceden neye benzediğini Voyager 1 sondasının çektiği görüntülerden oluşturulmuş aşağıdaki hareketli görüntüden görebilirsiniz:

volkanlı gökyüzü

İzlanda’daki Eyjafjallajokull yanardağının patlaması dev havacılık endüstrisine bir anda diz çöktürmüş ve hemen hemen bütün Avrupa gökyüzünde tüm uçuşları durdurmuştu. Havayollarının milyarlarca dolarlık zararlarının yanısıra milyonlarca yolcunun perişanlığı da bu beklenmedik doğal afeti yılın en önemli olaylarından biri yaptı.

İş seyahatindeki çalışanlar, tatile gitmeyi umarken evinde kalanlar, daha da kötüsü tatile gidip evine ve işlerine dönemeyenler… Hava ulaşımındaki bu kesinti, sayısız insanı kara-deniz yollarında, havaalanı köşelerinde filan sefil ederken küçük ve mutlu bir azınlığa ise belki de ömürlerinde bir daha karşılaşamayacakları bir ayrıcalık sunuyordu: gökyüzünü uçak sinyal ışıkları olmadan görüntüleyebilme ayrıcalığı.

Pek çok yerdeki yoğun hava trafiği, uzun ve geniş açılı astrofotoğraf çekimlerine de yansır. Yuvarlak yıldız çizgileriyle bezenmiş şahane bir görüntü bir ya da daha fazla düz çizgiyle kesilir. Fakat bu defa değil: Britanya, Northamptonshire’dan Jamie Cooper, 2,5 saatlik bu çekimi uçak geçişi olmadan tamamlamayı başarmış.

Volkan manzaradan uçakları çıkartırken, atmosfere saçılan küllerin sebep olduğu hafif bir morluk eklemiş. Bundan şikayetçi olunmaz herhalde.

Kaynak: spaceweather.com | Görüntü: Jamie Cooper

halkalı güneş tutulması kareleri

İstanbul’da havanın kapalı olması sebebiyle güneşi görmedim, ama tutulma bölgesinden çok güzel fotoğraflar spaceweather.com‘a ulaşmış. Artık bunlarla idare edeceğiz. Yukarıdaki fotoğraf İran’da Nilüfer Khavari tarafından çekilmiş. Büyük güneş lekesi 1040 güneşin üzerinde rahatça seçilebiliyor.

Aşağıdaki fotoğrafsa Elias Chasiotis tarafından Yunanistan’da çekilmiş. Güneş ve Ay, antik çağdan kalan, deniz tanrısı Poseidon’a adanmış bir tapınağın arkasından doğuyorlar. Tutulmanın izlenebilldiği batıdaki en uç nokta Yunanistan’dı.

Bunlar halkalı tutulmayı izleyemeyecek kadar şanssız yerlerden alınan görüntüler. Bir de halkalı tutulmanın tamamını izleyebilenler var. Beijing Gezegenevi’nden Siang Zhan önüne tül perde gibi geçen bulutların arkasındaki güneşi yakalamış. İstanbul’da maşallah pancurlar bile kapalıydı.

Daha fazla fotoğrafa spaceweather.com’un tutulma albümünden ulaşılabilir.

kaynak: spaceweather.com | görüntü: Nilüfer Khavari’nin izniyle [1] | Elias Chasiotis [2] | Siang Zhan [3] |