bayram şekeri

Kilyos’taki Amatör Teleskop Yapımı Çalıştayı’ndan (ATY 2009) sonra, elimle yaptığım teleskobu alıp Marmara Adası Gündoğdu köyüne gittim. Işık kirliliğine boğulmuş İstanbul’a göre burası bir cennet sayılır. Köyde hemen her gece gözlemler yaparak Messier kataloğundaki cisimlerin yerlerini bulmaya uğraştım. Tek başıma değildim elbette:

Geceleri gözlem yaparken, gündüzleri klasik tatil modunda deniz ve güneşe doymaya çalışıyordum. Yine böyle deniz kenarında oturuş kitabımı okuyorum ki.. derken karşı tepelerin üzerinden açak irtifada yaklaşan, halk arasında pırpır diye tabir edilen türde bir uçak belirdi. Uçak dediysem, üst modelleri muhtemelen birinci dünya savaşında kullanılan çift kanatlı bir şey. Üzerimize doğru geliyor, ama ne gelmek! Yalpalaya yalpalaya, sanki biraz sonra düşecekmiş gibi bir uçuşu vardı. Çok şükür kazasız belasız ilaçlama yapıp gitti. O an aklıma Gülen Gözler (1977) filminde Şener Şen’in oynadığı Vecihi karakteri gelmişti.

Filmin senaryo yazarı Sadık Şendil’in bir göndermesi mi yoksa şans mı bilimiyorum ama Vecihi  aynı zamanda Türk havacılığında önemli bir karakterin adı. Bu kişi Vecihi Hürkuş.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda pilotluk yapan Vecihi Bey Mondoros Ateşkes Antlaşmasıyla yarım kalan uçak üretme planını 1925’te gerçekleştirerek 28 Ocak’ta Vecihi K-VI uçağıyla ilk uçuşunu gerçekleştirdi.  1930 yılında Türkiye’nin ilk sivil uçağını üretti. 1931 yılında kendi atölyesinde kendi uçağını yaparak küçük bir Türkiye turu gerçekleştirdi.  Yokluklara rağmen çalışmalarına devam etti, kendisini destekleyen Nuri Bey’in adını verdiği Vecihi K-XVI uçağını üretti. Havacılık okulu açtı, Hürkuş Havayolları’nı kurdu. Hürkuş hakkında daha detaylı bilgileri tayyareci.com sitesinde okuyabilirsiniz.

Hürkuş, elegeçirilen Yunan uçaklarının motorlarını kullanarak ilk Türk uçağını yapıp uçurduğu için ödül yerine, izinsiz uçtuğu için ceza almıştı. Ne yazık ki bu ülkede birşeyler yapmaya çalışanları çoğu zaman zorluklar bekliyor. Siz bir şeyleri başarıp “tamam oldu bu iş” dediğiniz anda ülke gerçekliği size oyununu oynuyor; bazı ATY katılımcılarının özenerek yaptıkları teleskopların kargoda hasar görmesi gibi oyunlar. Yine de çok karamsar olmamak lazım. Neticede her türlü olanak varken herkes başarılı olabilir, önemli olan zoru gerçekleştirmek. Tıpkı yokluklar içersinde zafere ulaştığımız gibi.

Zafer Bayramınız kutlu olsun!

“bayram şekeri” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir