İsrail’in Ay aracı Beresheet

Bugüne dek 3 ülke Ay’a çalışır durumda araç indirmeyi başardı: Sovyetler Birliği, ABD ve günümüzdeki çabasıyla Çin. Eğer işler planlandığı gibi giderse İsrail Ay’a araç gönderen 4. ülke olacak. Beresheet olarak adlandırılan uzayaracı aynı zamanda Ay’a ulaşan ilk özel sektör girişimi olabilir.

Uzayaracı 22 Şubat 2019 tarihinde fırlatılarak Dünya yörüngesine çıktı. Böylece İsrail’in Ay yolculuğu başlamış oldu.

Beresheet’i geliştiren SpaceIL (İsrail Uzay Araştırmaları Kurumu) 2011 yılında Google Lunar XPrize’ı kazanmak için kuruldu. Uzay’a yönelik özel girişimlerin desteklenmesi amacıyla ilan edilen XPrize, Ay’a ilk kez ulaşacak, özel kaynaklı uzayaracına 30 milyon dolar vaadediyordu. Adaylara 2018 senesine kadar süre tanınan XPrize’ı kazanan hiçbir girişim olmadı.

Özel sektörce finanse edilen ve İsrail Uzay Endüstrisi’nin (IAI) gözetiminde üretilen aracın üretimi ise burjuvaların maddi desteği ile devam etti. En büyük yardımı yapan Güney Afrikalı milyarder Morris Kahn yaklaşık 88 milyon dolar maliyetindeki projeye toplamda 27 milyon dolar kaynak sağladı. Sermayedarlar tarafından finanse edilse de İsrail’in Ay aracı ticari bir getiri sağlamayacak. Buna karşın İsrail’in uzay teknolojisindeki birikimine önemli katkısı olacağı açık.

Teknoloji ve bilimsel görevler

Beresheet yemek masası boyutlarında bir iniş aracı. 2.5 metre çapında, 1.5 metre yüksekliğinde. Konduğu noktada bilimsel gözlem yapacak Beresheet İsrail’in en prestijli akademik kurumlarından Weizmann Enstitüsü’nün uzay ile ilgili yaptığı araştırmalar için bilgi toplayacak. Ayrıca yapılan anlaşma sayesinde veriler NASA ile de paylaşılacak. Amerikan tarafı, laser retroreflektör dizisi denen bir teknoloji ile uzay aracının takibinde ve haberleşmesinde İsrailli bilim insanlarına destek olacak.

Beresheet yaklaşık 170 kg ağırlıkta. Ayrıca Ay’a inerken kullanmak için 450 kg yakıt taşıyor. Bu haliyle oldukça hafif bir araçtan söz ediyoruz. Üzerinde Dünya’dan gönderilen laser ışınlarını aynı noktaya geri yansıtacak bir retroreflektör taşıyor. Geceleri sürücülerin farkedebilmesi için kullanılan yansıtıcılarla (kedi gözü) aynı mantıkla çalışıyor.

Ay’ın Sükunet Denizi ( Mare Serenitatis ) olarak adlandırılan bölgesine 1973 yılında inen Lunakhod 2 sondası, burada manyetizma izleri keşfetmişti. Aynı bölgeye inecek olan Beresheet manyetosfer ölçümleri yapacak; bu sayede bilim insanlarına önemli veriler sunabilir.

Beresheet ‘in küçük mavi çember içindeki alanda bir yere konması amaçlanıyor. Görsel: planetary.org

Ay’a yolculuk

Yakıttan, dolayısıyla da ağırlıktan tasarruf edebilmek için uzayaracı doğrudan Ay’a gitmedi. Bunun için fazla enerji gerekiyor. Bunun yerine Dünya yörüngesinde doğru zamanda yaptığı 3 manevrayla kütleçekim sapanı yöntemi kullanılarak araca hız yani enerji kazandırılacak. Dünya yörüngesindeki son manevrası sonrasında Ay’a ulaşacağı uçuş rotasına giren Beresheet Ay yörüngesine girdiğinde bu kez yavaşlamak için iki manevra daha yapacak. Bu biçimde Ay’a inmesi yaklaşık 2 ay sürmüş olacak.

kaynak: nasa.gov | israeldefense.co.il | spaceil.com | planetary.org |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 43

Ay’da filizlenen ilk bitkiler

Chang’e-4 yer aracında içinde pamuk, patates, fare kulağı teresi (arabidopsis) ve kanola bitkilerinin tohumları bulunan bir biyosfer deney ekipmanı bulunuyor. Pamuk tohumları çimlenmeyi başararak, Ay üzerinde çimlenen ilk bitkiler olma onuruna eriştiler. Ne yazık ki aşırı soğuk nedeni ile bu bitkilerin ömrü uzun olmadı. Ay kendi etrafındaki dönüşünü uzun sürede tamamladığından, Ay’daki gece ve gündüzler uzun sürmekte bu da aşırı sıcaklık farklarına sebep oluyor.

Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi tarafından düzenlenen ve bu yıl Prof. Dr. Berahitdin ALBAYRAK’ın anılacağı Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği için kayıtlar başladı.

Şenlik 1-4 Ağustos 2019 tarihlerinde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin bulunduğu 2000 m yükseklikteki Saklıkent’te (Antalya) gerçekleşecek ve katılımcılar kendi çadırlarında kalacaklar.

Gökbilim severler tarafından yoğun talebin olduğu Ulusal Gözlem Şenliği tüm astronomi meraklılarına açık olsa da katılımcılarını kontenjan sebebiyle kura ile seçiyor. Şenlik için son başvuru tarihi 1 Mart 2019. Kura sonuçları Mart ayının ilk haftasında açıklanacak. Kayıt için detaylı bilgiyi şenlik kayıt sayfasından edinebilirsiniz.

kozmik sisin içinde dans eden yıldızlar

Yıldızların çoğu Güneşimiz gibi tek başına değil, bir çift veya daha fazla yıldızdan oluşan sistemlerde bulunur. Yeni keşfedilen bir yıldız çifti (HD 98000) ise daha önce sadece var olabileceği ileri sürülmüş fakat hiç görülmemiş bir duruma sahipler. İkili, gaz ve toz diskinin içinde birbirine dik yörüngede dolanıyorlar. Toz disklerinin 3’te birinde gezegen oluştuğu düşünülüyor. Daha önce yıldızların dönüş düzlemi dışında kalan gezegenler gözlemlenmiş olsa da düzlem dışı bir toz halkasına rastlanmamıştı.

HD 98000’in sanatçı gözünden resmi

Yörüngeye reklam panosu

Karl Marx boşuna “Kapitalizm satamadığı ağacı keser” dememiş. Kapitalistler gökyüzünü metalaştırmada yeni ve gece gökyüzünü sevenler için rahatsız edici bir yok bulmuş: yörüngeye reklam panoları yerleştirmek! Bir Rus şirketi olan StartRocket, Orbital Display adlı projesiyle uzaya gece gökyüzünde görülecek reklam panoları yerleştirmeyi amaçlıyor. Proje 300-400 km yükseklikteki bir yörüngeye (ISS’de burada) çıkarılacak küçük küp uydulara dayanıyor. Sürekli Dünya çevresinde dönecek uydular yeryüzündeki bir noktadan 6 dakika boyunca görünür olacaklar. Şirket projenin 2020’de hayata geçmesini, 2022’de de reklam vermeye başlamayı planlıyor.

Ismarlama göktaşı yağmuru

Bir Japon şirketi ise müşterilerine isteğe bağlı göktaşı yağmuru sunmayı amaçlıyor. 400 km yükseklikteki yörüngeye oturtulacak 65 kg ağırlıktaki uydu, istenildiğinde göktaşı yerine geçecek bilyeler taşıyacak. Kulağa reklam panosundan çok daha iyi geliyor.

düz dünyanın patenti alınacak 🤦‍♀️

Dünya’nın düz olduğunu sananların kurduğu Düz Dünya Derneği’nin başkanı Doğukan Özkan “Düz Dünya” adı için marka patent başvurusu yaptıklarını açıklamış. Dernek farklı şehirlerde konferanslar düzenlemeyi ayrıca bir ‘bilim merkezi’ açmayı düşünüyormuş 😱 Keriz silkeleme kokusu alıyorum…

bilim, bilimi reddedenleri açıklıyor

Peki neden bazı insanlar bu kadar mantıksız şeyleri savunuyor? Bir grup psikoloğun 2017 yılında yaptıkları çalışma aşı karşıtları, düz dünyacılar, küresel ısınmayı yok sayanlar gibi çok açık bilimsel destekleri olan şeyleri inkar eden gruplar hakkında ilginç görüşler ortaya koyuyor. Buna göre bu insanlar belli konular üzerinde bilim insanları gibi mantık çerçevesinde düşünmüyor, bunun yerine bir avukat gibi kabul ettikleri fikirleri destekleyen görüşleri kabul edip diğer tüm görüşleri yok sayıyorlar.

mantar bulutu (yoğunlaşma bulutu)

Çoğunlukla nükleer patlamalardan tanıdığımız mantar bulutları volkanik patlamalarla da ortaya çıkabilir. Görselde buna örnek olabilecek Etna yanardağı patlaması görülüyor.

Bir anda ortaya çıkan çok büyük miktarda enerji, etraftaki havaya göre çok sıcak bir gaz kütlesi yaratır. Patlamanın ardından etraftaki daha soğuk ve yoğun hava sıcak bölgenin yükselmesine (bkz: Rayleigh-Taylor Düzensizliği) neden olur. Temelde sıcak hava balonlarından pek farkı yok.

Rayleigh-Taylor Düzensizliği

Mantar bulutunun baş kısmı atmosferde bir denge seviyesine erişene kadar yükselmeye devam eder. Bu seviyede artık çevredeki hava ile bulutun yoğunluğu aynıdır ve yoğunluk farkı kalmadığı için bulutun yükselmesi mümkün olmaz. Burada artık yatayda çevresine doğru yayılmaya başlar.

Kaynak: Wikipedia |

Yaşamaya Dair – 3

Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu dünya “Yaşadım” diyebilmen için… Nâzım Hikmet

Haftalık Gökyüzü Raporu – 42

Güneşimiz ve benzer boyutta yıldızlar için öngörülen son önce kırmızı deve dönüşmek ardından da uzaya püskürttüğü dış katmanlarından bir gezegenimsi bulutsu, çekirdeğinden de bir beyaz cücenin meydana gelmesidir. Ya sonra? ESA’nın gökada haritalama aracı Gaia’nın topladığı verileri inceleyen astronomların araştırmasına göre, beyaz cüceler milyarlarca yıl içinde soğuyor ve sahip oldukları maddenin kristalleşmesiyle katı kürelere dönüşüyorlar.

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Astronomlar Hubble uzay teleskobu ile Triangulum galaksisinin çok detaylı bir mozaik görüntüsünü oluşturdu. 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğraf Hubble’ın en yüksek çözünürlüklü ikinci fotoğrafı. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı. Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir. Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Triangulum gökadası.

SpaceX’in ilk yıldız gemisi

Elon Musk SpaceX şirketinin geliştirdiği ilk Starship’in (Yıldızgemisi) Teksas’taki fırlatma tesisindeki fotoğrafını yayınladı. Bu ilk versiyon yörünge altı uçuş için. Yani roket dikey olarak yükselecek ve aynı biçimde tekrar yere inecek. Daha sonra daha büyük versiyonu geliştirilecek. Paslanmaz çelikten yapılma, ayna gibi parlayan bu güzel roket Şubat ayında test edilecek.

SpaceX en az 700 kişiyi işten çıkarıyor

Diğer bir SpaceX haberi; Ancak ilki kadar hoş değil: SpaceX, TechCrunch aracılığıyla yüzlerce çalışanını işten çıkartacağı söylentisini doğruladı. İşten çıkarmalara gerekçe olarak ‘operasyon maliyetlerini düzenleme’ gösterildi. 7,000 civarında çalışanın yaklaşık %10’unu işten çıkarmayı planlayan SpaceX küçülme yerine incelme tabirini kullandı. SpaceX fırlatma maliyetlerini önemli ölçüde düşürerek uydu fırlatma pazarında liderliğe yükseldi. Buna karşın gelirleri Elon Musk’ın önüne koyduğu hedefleri karşılamakta yetersiz kaldığı yorumları yapılıyor. Sonuç olarak sorunların bedelini yine çalışanlar ödüyor.

Işığın Kirli Yüzü: Işık Kirliliği

Işık kirliliği insanlığı binlerce yıldır bağlantı kurduğu gökyüzünden, yıldızlardan kopartan bir olgu. Dünya’daki insanların 3’te 1’inin Samanyolu’nu göremediği düşünülüyor. Milyonları etkilese de etkisi çok az konuşulan bu konu hakkında Türkiye’de ilk kez bir kitap yayınlandı: “Işığın Kirli Yüzü: Işık Kirliliği“. Bülent Aslan’ın kaleme aldığı kitabı bilgi[at]isikkirliligi.org adresinden ücretsiz talep edebiliyorsunuz.

InSight Mars sarsıntılarını keşfetmeye hazır

Kasım ayında Mars yüzeyine iniş gerçekleştiren NASA’nın InSight aracı, Kızıl Gezegen’in yüzeyine sismografı başarıyla yerleştirerek Mars’ta meydana gelen sarsıntıları kayıt altına almaya hazır hale geldi.

Venüs’ü balonla keşfetmek

Venüs Dünya’nın kız kardeşi olarak anılır. Boyut olarak da Dünya’ya çok benzer olan bu gezegen daha yakından bakıldığında ise tam bir cehennemdir. Atmosferi olağanüstü yüksek basınca ve sera etkisi sebebiyle yüksek sıcaklıklara yol açar. Yağmurlar ise sudan değil sadece asitten oluşmakta. Bu korkunç ortama inip çalışmayı başaran Sovyet sonraları oldu ama bunlar çok kısa süre için bunu başarabildi.

Venüs

Böylesi bir cehennemi incelemenin daha kolay bir yolu ise atmosferin üst katmanlarında gezinen bir balonla gezegeni incelemek ki bu da Sovyetler tarafından Vega programıyla gerçekleştirildi. Buna karşın teknolojinin yetersizliği sebebiyle sismik gözlemler yapmak mümkün değildi. Amerikalı araştırmacılar yeni geliştirilen teknoloji ile Venüs atmosferine yerleştirilecek balonlar ile geezgende gerçekleşen 2 şiddetine kadar depremleri ölçebileceklerini düşünüyorlar.

Türkiye’de kar

Geçen hafta çarşamba günü neredeyse tüm Türkiye kar altındaydı. Avrupa Birliği Dünya Gözlem Programı Copernicus’un sosyal medya hesaplarından Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel-3 uydusunca çekilen karlarla kaplı Türkiye fotoğrafı yayınlandı.

Yaygın bir inanışa göre tüm kar taneleri farklı şekillere sahip. Peki aynı çevre koşullarını oluşturduğumuz takdirde aynı etkilere maruz kalan, yan yana iki kar tanesi aynı şekilde büyüyüp aynı forma ulaşabilir mi? Gökgünce’de Arif Bayırlı bu konuyu yazmış.

Uçan taksi

Yerdeki taksilerle rekabeti sık sık gündeme gelen Uber, helikopter üreticisi Bell ile uçan taksi geliştirmek için işbirliği halinde. Şirketin CEO’su Dara Khosrowshahi’ye göre önümüzdeki 10 yıl içinde uçan araba hayali gerçeğe dönüşebilir. Bell Nexus olarak adlandırılan aracın uçabilir olmayan prototipi CES 2019 fuarında tanıtıldı.

Rolls-Roylce elektrikli uçak

Rolls-Roylce liderliğindeki bir grup ise hız rekoru kıracak bir elektrikli uçak geliştirmeye çabalıyor. Bu çaba havacılığın ‘üçüncü dalgası’ olarak da adlandırılan Uçuş Elektrifikasyonunun Hızlandırılması (ACCEL) sürecinin bir parçası. Şimdiki hız rekoru Siemens firmasının uçağına ait: 338 km/saat. ACCEL ile 482 km/saat hedefleniyor. Potansiyel olarak 1931’de pervaneli bir uçakla kırılan 552 km/saat mümkün olabilir. Elektrikli uçakların ticari olarak varolabilmesinin yolu ise diğer pek çok alanda olduğu gibi pil teknolojisindeki gelişmelere bakıyor.

Türkiye Urayna’ya İHA ihraç edecek

Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko, Türkiye’den İnsansız Hava Aracı (İHA) alımı anlaşması imzalandığını açıkladı. Ukrayna’ya 12 adet Bayraktar TB2 model İHA satışı yapılması planlanıyor. Geçtiğimiz yıllarda ülkede yaşanan iç karışıklık ardından Rusya ile başlayan gerilim hâlâ devam etmekte. Rus Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova konuyla ilişkili olarak “Kiev rejimine silah verilmesi Ukrayna’daki iç krizi kötüleştiren bir faktöre dönüşmemeli” açıklamasında bulundu. Urayna Savunma Bakanlığı’ndan ise Türkiye’den alınacak İHAların Donbass bölgesinde saldırı amacıyla kullanılmayacağını belirtildi.

Hubble’dan Triangulum Galaksisi’nin en detaylı fotoğrafı

Triangulum (Üçgen) galaksisi gökyüzünde soluk bir leke olarak görülebilir. Fakat bu leke 40 milyar kadar yıldız içermekte. Samanyolu ve Andromeda yanında küçük kalsa da Yerel Grup’daki komşu galaksilerimizden biridir.

Messier 33 ve NGC 598 katalog numaraları ile de adlandırılan Triangulum galaksisi yaklaşık 3 milyon ışıkyılı uzaklıkta Üçgen takımyıldızı sınırlarında yer alıyor. Astronomi ölçeğinde epey yakın. Nasıl bulabileceğinizi ise AstroTürk’te anlatmıştım.

Triangulum galaksisinin 34,372×19,345 piksel boyutundaki bu mozaik fotoğrafı Hubble tarafından yakalanan en geniş ikinci görüntü. Bundan daha geniş olarak Andromeda galaksisinin muazzam fotoğrafı 2015 yılında yayınlanmıştı.

Birçok fotoğrafın birleştirilmesiyle elde edilen bu fotoğrafta gökadanın merkez bölgesi ve iç sarmal kolları öne çıkıyor. Milyonlarca yıldız, yüzlerce yıldız kümesi ve parlak nebulalar görülebiliyor.

Messier 33 (M33) olarak da tanınan Triangulum galaksisinin devasa kompozit fotoğrafı Hubble’ın sahip olduğu Araştırmalar için Gelişmiş Kamerasınca yakalanan 54 farklı parçanın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Fotoğrafı çok daha detaylı inceleyebilmek için buradaki zum aracını kullanmanızı öneririm.

Dediğim gibi üç galaksiden oluşan (cüceler hariç) Yerel Grup gökadalarından biri olmasına karşın diğer komşularına göre oldukça küçük kalıyor Üçgen gökadası. Andromeda 200,000 ışıkyılı, Samanyolu da tahmini 100,000 ışıkyılı çapındayken Üçgen gökadası sadece 60,000 ışıkyılı genişlikte.

Diğer iki büyük komşusunun aksine merkezinde parlak … yok. Aynı zamanda sarmal kollarını birleştiren merkezdeki çubuk yapısına da sahip değil. Buna karşın büyük miktarda gaz ve toz içeriyor, bu da hızlı biçimde yeni yıldızların doğumasını sağlıyor.

kaynak: universetoday |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 41

Çin uzayaracı Ay’ın arka yüzüne indi

Çinliler uzay araştırmaları tarihine geçecek önemli bir başarıya imza attılar. İlk defa bir uzayaracı Ay’ın arka yüzüne yumuşak iniş yaptı.
Chang’e-4 aracı Von Kármán kraterine indikten birkaç saat sonra yüzeyin ilk fotoğrafını yolladı. Yer aracının taşıdığı Yutu 2 (Yeşim Tavşanı) gezgin robot da daha sonra başarı ile Ay yüzeyinde ilerlemeye başladı.

Ay’ın Dünya etrafında dönüş hızı ile kendi ekseninde dönüş hızı aynı. Bu da uydumuzun sadece bir yüzünü görebilmemize neden oluyor. Bu durum kütleçekim kilidi denilen bir etkinin sonucu ve diğer büyük uydularda da görülmekte. Ay’ın görülmeyen yarıküresi Dünya’dan hiçbir elektromanyetik gürültü ulaşmadığından, uzayı gözlemlemek için önemli bir alan. Ancak Dünya’dan gönderilen sinyaller de ulaşamadığından Ay’ın arka yüzündeki araçlar bir uydu aracılığıyla iletişim kurması sağlanıyor.

Plüton kaşifi Ultima Thule’yi görüntüledi

Plüton ve yoldaşı Charon’u gün yüzüne çıkaran New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay sondasını hatırlarsınız. NASA’nın geliştirdiği uzayaracı hızla Plüton sistemine ulaşmış ancak burada bir yörüngeye girmeden dosdoğru yoluna devam etmişti. Elbette bilim insanları New Horizons’ın uzayda boşu boşuna yol almasına izin verecek değildi. Esas görevinin ardından ziyaret için Kuiper kuşağında yeni bir hedef belirlenmişti. Nihayet Ultima Thule diye adlandırılan asteroide ulaşan uzayarcı, yakından gözlemlenmiş en uzak gökcisimi ünvanını alan bu yer fıstığı biçimli (kardan adam diyen de var) kuiper kuşağı cismini görüntüledi.

Şu an uzayın derinliklerine doğru ilerlemeye devam eden New Horizons Dünya’dan 6.6 milyar km uzakta bulunan Ultima Thule’nin yaklaşık 3500 km yakınından geçti. Peki 6.6 milyar km ne kadar uzak? AstroTürk’teki ilgili yazıdan bunu öğrenebilirsiniz.

2019 Gök Olayları Yıllığı yayınlandı

Alp Akoğlu’nun katkısıyla hazırlanan Bilim Teknik dergisi ve TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin sunduğu 2019 Gök Olayları Yıllığı yayınlandı.

http://www.tug.tubitak.gov.tr/dokumanlar/yillik/goy_2019.pdf

Yılın ilk parçalı güneş tutulması gerçekleşti

2019 yılının ilk parçalı güneş tutulması doğu Asya’dan izlenebildi.

ABD İran’ın fırlatma teknolojisinden rahatsız

İran’ın uydu fırlatma amacıyla geliştirdiği ve 2017 yılında test ettiği roket. Fotoğraf: ASSOCIATED PRESS

ABD emperyalizmi İran’ın uzayaracı fırlatma teknolojilerinden rahatsız. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’ın füze denemelerini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2231 sayılı kararını ihlal olarak tanımladıklarını söyledi. ABD yönetimi fırlatma teknolojisiyle kıtalar arası güdümlü füze teknolojisinin aynı olduğunu ileri sürerek karşı çıkıyor. Bu füzelerin uzaya çıkabildiği gibi Dünya’da herhangi bir yeri vuracak biçimde geliştirmesi de mümkün. Öte yandan aynı ABD çok sayıda kıtalar arası nükleer füzeye sahip.

Ultima Thule: uzakta ama ne kadar uzakta?

Plüton ve yoldaşı Charon’u gün yüzüne çıkaran New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay sondasını hatırlarsınız. NASA’nın geliştirdiği uzayaracı hızla Plüton sistemine ulaşmış ancak burada bir yörüngeye girmeden dosdoğru yoluna devam etmişti.

Esas görevinin ardından bilim insanları New Horizons için yeni bir hedef belirlemişti. Nihayet Ultima Thule ( 2014 MU69 ) diye adlandırılan asteroide ulaşan uzayarcı, keşif görevi düzenlenmiş en uzak gökcisimi ünvanını alan bu yer fıstığı biçimli (kardan adam diyen de var) kuiper kuşağı cismini görüntüledi.

Bilim insanları Ultima Thule’nin iki farklı cismin birleşmesiyle oluştuğunu düşünüyor. İsmindeki Ultima büyük olanı, Thule ise küçük cismin adı.

Şu an uzayın derinliklerine doğru ilerlemeye devam eden New Horizons Dünya’dan 6.5 milyar km uzakta bulunan Ultima Thule’un yaklaşık 3500 km yakınından geçti.

Peki 6.5 milyar km ne kadar uzak?

Astronomik mesafelerin çok büyük olduğunu bilsek de kafamızda canlandırmamız zordur. En iyi yol modeli küçültmek:

Güneş’in 10 cm çapında bir portakal boyutunda olduğunu varsayalım. Bu durumda Dünyamız 10.75 metre uzaklıkta 1 mm çaplı bir kum tanesi boyutunda olacaktır. Jüpiter 56, Satürn ise 103 metre uzaktadır ve boyları 1 cm’i geçmez. Sevgili cüce gezegen Plüton ise 424 metre ötede yer alır.

Ultima Thule ise 10 cm boyundaki güneşten 467 metre ilerde bulunur.

Güneş sistemi modelinizi kendiniz oluşturmak isterseniz hazırladığım basit Güneş Sistemi Modeli boyut hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

google bir taraftan sahtekar falcılar diğer taraftan…

Eğer bir web siteniz varsa oluşturduğunuz içeriğin çok sayıda insana ulaşmasını istersiniz. Teknik olarak insanlar sitenize doğrudan erişebilseler de ziyaretçi sayınız büyük oranda google arama motorunda üst sıralarda çıkabilmenize bağlı.

Bir sitenin arama motorunda üst sıralarda çıkabilmesini sağlamaya yarayan SEO teknikleri var. Bunlardan çok anlamıyorum ne yazık ki. Bu konuda iyi bildiğim şey ise daha çok hit alan sitelerin öne çıkmasının daha kolay olduğu.

Örneğin, James Webb Uzay Teleskobu ( JWST ) hakkında Türkçe web siteleri içinde ilk yazılar astroturk.net üzerinde yayınlandı. James Webb Uzay Teleskobu yazım yıllarca aramalarda ilk sırada kaldı. Bu durum James Webb haber malzemesi haline geldiğinde neredeyse bir günde değişti. JWST hakkındaki en detaylı yazılardan biri artık fiilen ulaşılamaz durumda.

Bu duruma alışmıştım ama geçen ay daha kötü bir şey oldu:

astroturk alan adını .com uzantısıyla alan fal sitesi astroturk/astrotürk aramasında bir anda önüme geçti. Doğrusu 17 yıl boyunca yayında olan, astroturk.net alan adıyla 15, wordpress üzerinde 12 yıldır aktif olan sitenin kendi adıyla olan aramalarda yine bir anda geriye düşmesini anlamam mümkün değil. Belli ki salt emek harcamak, bir şeyler ortaya çıkarmak yetmiyor. Fakat bu işin peşini bırakacak değilim.

Senelerdir yayında olan bir astronomi sitesinin adıyla astroloji sahtekârlığına girişen, karşılık göreceğini de hesaba katmış olmalı.