InSight ilk selfisini çekti

NASA’nın Mars’taki yeni robotu InSight robot kolu üzerindeki kamerayla ilk selfisini çekti. 11 farklı görüntünün Curiosity’de yapıldığı gibi birleştirilmesiyle tek bir mozaik görüntü elde edilmekte. Bu fotoğrafta uzayaracının bilimsel enstrümanları ve yelpaze biçiminde açılan güneş panelleri görülüyor. Görevi yürüten takım üyeleri InSight’ın çalışma alanı denilen ve 2×4 metre genişliğinde olan, InSight’ın deney araçlarını yerleştireceği ve sondaj yapacağı Mars yüzeyinin de 52 farklı fotoğrafının birleştirilmesiyle bir mozaik görüntüsü oluşturulmuş.

InSight’ın deney gereçlerini yerleştireceği görev alanı.

Önümüzdeki haftalarda bilim insanları ve mühendisler bu çalışma alanında hangi noktalar üzerine uzayaracının deney ekipmanlarının yerleştirileceğine karar verecekler. Daha sonra InSight’a sismometre ve ısı-akımı sondasını seçilen noktaya dikkatli biçimde yerleştirmesi komutunu gönderecek. Bunların ikisi de yüzey seviyesinde düz biçimde durduklarında iyi çalışıyor. Bu nedenle büyüklüğü 1.3 cm ve üzerinde olan kayalara denk getirmemeye gayret edecekler.

InSight Elysium Planitia denilen görece daha az kayanın bulunduğu bölgeye indirildi. Burası sonradan kumla dolmuş, meteor çarpmasıyla oluşmuş bir krater. Uzayaracının diğer gezgin robotların aksine yer değiştirmesi mümkün değil. Bu nedenle ellerindeki en iyi noktaları değerlendirmekten başka şansları yok.

kaynak: jpl.nasa.gov |

Voyager 2 yıldızlararası uzaya ulaştı

Voyager 2 uzayaracı 5 Kasım günü heliosferin sınırı olan heliopause bölgesinden çıkarak yıldızlararası uzaya çıkan ikinci uzayaracı oldu. İlki elbette ikizi Voyager 1 olmuştu. İkili 1977 Ağustosunda 16 gün arayla fırlatılmışlardı.

Fırlatma sıradan bir tarihte yapılmadı. O günlerde gaz devleri uzayaracıyla kolayca ziyaret edilecek şekilde konumlanmıştı. Bunu değerlendiren NASA Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü ilk defa ziyaret edecek Voyager’ları geliştirdi.

Voyager 2’nin yakın geçişi sırasında yakaladığı Satürn görüntüsü.

Voyager 2 şu an Güneş’ten 18 milyar kilometre uzakta. Radyo sinyalleri buradan Dünya’ya 16.5 saatte ulaşıyor. Çok uzak; ama Güneş Sistemi’nin dışında değil.

güneş sisteminin sınırı

Güneş Sistemi’nin esas sınırını 1,000 AB’de başlayıp 100,000 ABye kadar uzandığı tahmin edilen Oort Bulutu oluşturuyor. Nükleer pille çalışan Voyager’ların ömrü sınırlı, buna karşın sonsuza dek yol almaya devam edecekler. Bu nedenle farklı bir uzaylı medeniyetiyle karşılaşma olasılıkları düşünülerek üzerlerine Altın Plaklar konuldu.


Mars ve Neptün yakın konumda

Önümüzdeki birkaç gece boyunca Neptün’ü gökyüzünde Mars ile beraber görebilirsiniz. İki gezegenin gökyüzündeki görünür mesafesi 2 ark dakikadan daha az olacak. Mars’ın geçtiğimiz yazdaki yakın konumunda gördüğümüz halinden eser kalmasa da görünür boyutu hâlâ Neptün’ün 4 katı. Şu an Mars 8.9″, Neptün 2.2″ görünür çapa sahip.

Mars bize 14 ışık dakikası uzaklıkta, Neptün ise 4 ışık saati uzağımızda. Bundan ötürü gökyüzünde Mars daha hızlı biçimde yer değiştiriyor. İkiliyi gözlem için acele etmeniz gerekiyor yani.

6 Aralık 2018, Mars ve Neptün’ün 1 derecelik alandaki görüntüsü. Kaynak: Sky and Telescope

Neptün’ü 7.6 cm (3 inç) ve daha büyük çaplı bir teleskop ile kolayca görmek mümkün. Daha büyük çaplı teleskoplar iki gezegenin renkleri arasındaki ayrımı daha keskin biçimde gösterecektir. Neptün atmosferindeki metan gezegene mavi rengini veriyor; Mars’ın kızıl rengi ise demir oksitten kaynaklanıyor, yani bildiğiniz pastan.

kaynak: Bob King, Sky and Telescope

Güneş’in kuzey kutbu nasıl gözükür?

Yıldızımız Güneş’i Dünya üzerindeki gözlemevlerinin yanı sıra uzaydaki SOHO gibi uydularla sürekli olarak izliyoruz. Fakat bunlar genel olarak gezegenlerin sıralandığı düzlemin dışına, yani Güneş’in ekvator düzleminin üzerine çıkmadılar. Kutupları inceleyen tek görev Ulysses’ti ancak onun üzerinde de herhangi bir görüntüleyici araç bulunmuyordu. Dolayısıyla Güneş’e ‘tepeden bakma’ şansımız olmadı ve kutuplarını doğrudan gözlemleyemedik.

Güneş’in kutupları nasıl görülür hiç merak ettiniz mi? Bilim insanları çok meraklı olduğu için bu sorunun da yanıtını aramışlar.

Avrupa Uzay Ajansı’ndaki (European Space Agency – ESA) bilim insanları Proba-2 uydusundan toplanan görüntülerden elde edilen verilerle yıldızımızın kutbunun neye benzeyebileceğini gösteren bir görüntü ortaya çıkarmışlar.

46P/Wirtanen kuyrukluyıldızı

Güncelleme 13 Aralık:

Pek çok amatör astronom Wirtanen’i çıplak gözle görebildiğini bildiriyor. Yeterince karanlık bir yerde gözlem yapıyorsanız çıplak gözle görme şansınız var. Wirtanen gökyüzünde küçük puslu bir daire biçiminde görülecektir.

Gözle görüş kabiliyetinizi arttırmanın yolu saptırmalı bakış (uluslararası literatürde averted vision) denilen tekniğini kullanmaktır. Oldukça basit: direkt olarak gözlemlemek istediğiniz obje yerine onun hemen kenarlarındaki bölgeler bakıyorsunuz. Bu sayede objeden gelen ışınlar görüntüyü algılayan sinir bölgesinde renksiz fakat daha düşük parlaklıkları algılayabilen hücrelerin üzerine düşer.

Kuyrukluyıldız dürbün için oldukça iyi bir gözlem hedefi. Işık kirliliği sebebiyle gözle göremeseniz bile dürbün yardımıyla Wirtanen’i görebilirsiniz.

Kuyrukluyıldızın fazla detayı olmadığından teleskobun büyütme gücü işinize yaramayacaktır. Mümkün olduğunca geniş açıyla izlemek daha zevkli olur. Takip motorlu bir teleskopla oldukça hızlı ilerleyen Wirtanen’in yıldızlı gökyüzü üzerindeki hareketini dakikalar içinde farkedebiliyorsunuz.

Yörünge süresi 5.4 yıl olan, kısa periyodlu bir kuyrukluyıldız. Sadece 1.2 km çapıyla da göreceli olarak küçük sayılabilir. Buna karşın Wirtanen çekirdek boyutundan beklenmeyecek derecede fazla aktivite gösteren bir kuyrukluyıldız ailesine dahil. Bu ilgi çekici olmasını sağlayan özelliklerinden biri.

Birleştirilerek elde edilen bu görselde kuyruklu yıldızın gün geçtikçe parlaklığının artması gösteriliyor.

California’daki Lick Gözlemevi’nden Carl A. Wirtanen tarafından 1948 yılında, o senelerde kullanılan fotoğrafik plaka üzerinde keşfedildi. Gözlemevinin yetersiz imkanları sebebiyle kısa periyodlu bir kuyrukluyıldız olduğunun anlaşılması için bir yıldan fazla zaman geçmesi gerekti.

ESA’nın Rosetta uzayaracı için düşünülen bir hedefti ancak fırlatma zamanı ertelenince ünlü olma şansını 67P/Churymov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına kaptırdı.

16 Aralık 2018’de Dünya’dan sadece 0.078 AB (11.7 milyon km) uzakta olacak. Parlaklığının 3 kadire çıkması bekleniyor ki bu Wirtanen’in bugüne dek görülen, gelecekte de beklenen en parlak halini göreceğiz anlamına geliyor.

46P/Wirtanen’in 11-30 Aralık 2018’de gökyüzündeki konumu:

kaynak: cometwatch.co.uk/comet-46p-wirtanen/

Saklıkent’te Gözlem Şenliği

13-15 Aralık’da Antalya Saklıkent’te bir gözlem şenliği gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Ethem Derman’ın öncülüğünde gerçekleştirilecek gözlem şenliğinin önemli gözlem hedefi 46P/Wirtanen kuyrukluyıldızı olacak. Bunun dışında gökyüzünün ikinci yoğun akan yıldız yağmuru Geminid (İkizler) göktaşı yağmuru ve elbette muhteşem kış gökyüzü katılımcıları bekliyor.

Gözlem şenliğinin gerçekleştirileceği 3 gece boyunca Saklıkent’te sokak lambaları kapalı olacak, böylece ışık kirliliği minimum düzeye inecek. Tabii kış gecesi gözlem etkinliğine katılmak da kolay iş değil. Gülü seven dikenine katlanır diye boşuna dememişler.

Katılım için bu bağlantıdaki formu doldurmanız isteniyor. Aynı sayfada Saklıkent’te kalacak pansiyon bulmak için bilgi alabilirsiniz. Burada çadırınızda kalma şansınız da var. İleride gerçekleşecek gözlem etkinliklerinden haberdar olmak için Ethem Hoca ile Gökyüzü Gözlem Etkinlikleri grubunu takip edebilirsiniz.

OSIRIS-REx Bennu’ya ulaştı

NASA’nın OSIRIS-REx uzayaracı 3 Aralık 2018 gecesi 101955 Bennu asteroidine vardı. Görev temel olarak asteroidden örnek alıp bunu Dünya’ya geri göndermeyi içeriyor. Yaklaşık 1 yılı örnek almak için en güvenli noktayı tespit etmek için harcadıktan sonra örnek alıp bunlar gönderecek. Herşey yolunda giderse örnekler 2021’de geri dönüş yolculuğuna başlayıp 2023 yılında Dünya’ya varacak.

Bu görev gelecekteki asteroid madenciliği çalışmaları için gereken deneyim ve bilgiyi kazanmak için önemli bir basamak olarak görülebilir.

Bennu asteroidinin kendi etrafındaki tam turu

Peki OSIRIS-REx’in ziyaret edeceği Bennu nerede?

Dünya ile Mars arasında bir yörüngede dolaşan Bennu Güneş’ten yaklaşık 160 milyon km uzaklıkta. Dünya Güneş’e ~150 milyon km uzakta (ki buna Astronomik Birim diyoruz); yani kimi zaman bize oldukça yaklaşıyor. Şu an ise bize 121 milyon km uzakta ilerliyor.

OSIRIS-REx’in Bennu’ya vardığı 3 Aralık 2018’de Dünya ve Bennu’nun konumu.

Bennu bugün asteroid kuşağında yer almamasına karşın bilimciler bir zamanlar bu elmas şeklindeki gökcisminin orada daha büyük bir göktaşının parçası olarak bulunduğunu düşünüyorlar. Bu göktaşı 700 ile 2 milyar yıl önce başka bir tanesiyle çarpışarak parçalandıktan sonra bu çarpışma kopan Bennu’nun bugünkü yörüngesine konumlandığına inanılıyor.

Kaynak: nasa.gov/feature/goddard/2018/osiris-rex-approach | space.com/42602-where-is-asteroid-bennu-osiris-rex-target.html |

Mars InSight başarıyla indi

NASA’nın yeni Mars robotu InSight (içgörü) Kızıl Gezegen’in yüzeyine başarılı biçimde inmeyi başardı. Yelpaze biçimli güneş panellerini de sorunsuz açılan InSight artık Mars’ın iç yapısını incelemek için çalışmaya koyulacak.

Mars InSight hakkında detaylı yazıya buradan ulaşabilirsiniz

InSight’ın inişten sonra gönderdiği ilk görüntü

Şimdiye kadar gezegenin yüzeyi ve atmosferini araştırmak için pek çok araç gönderilmişti. Mars’ın yüzeyinde sabit biçimde çalışacak olan InSight şimdiye dek hiç çalışılmamış bir alan olan Kızıl Gezegen’in iç yapısı hakkında önemli bilgiler edinmemizi sağlayacak.

5 metrelik sondajla Mars’ın içine sokulacak olan araç sayesinde Mars’ın çekirdek, manto ve kabuğunun kalınlık, yoğunluk ve diğer yapılarına dair daha çok fikir sahibi olmamızın yolu açılacak.

kaynak: space.com/42550-insight-mars-lander-solar-arrays-deployed.html |

Mars InSight

NASA’nın robotik yüzey aracı InSight (Interior exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) 26 Kasım 2018 tarihinde Mars gezegenine ulaşacak. Araç 2018’in Mayıs ayında fırlatılmıştı.

360 kg ağırlığındaki araç gezgin robotlardan değil; ineceği yer olan Elysium Düzlüğü denilen bölgede sabit olarak kalıp gözlemlerini yapacak. Bunun için gereken enerjiyi 450 Watt’lık güneş panelleri sağlayacak.

Bugüne dek NASA Mars’a pek çok gezgin robot göndermişti. Başka ülkelerin uzay ajanlarıyla beraber farklı uydular da yörüngeden Mars’ı incelemekte. Dolayısıyla Kızıl Gezegen’in yüzeyi, atmosferi, iyonosferi hakkında epeyce bilgi sahibiyiz. InSight ise şimdiye dek araştırma yapılmamış bir alana yönelik özel bir araç: Mars’ın jeolojisi.

İçinde bir sismograf bulunan InSight, Mars’ta sismik aktivite olup olmadığını inceleyecek ve deprem meydana gelip gelmediğini ortaya çıkaracak. Mars’ın çekirdek, manto ve kabuğunun kalınlık, yoğunluk ve diğer yapılarına dair daha çok fikir sahibi olmamızı sağlayacak. InSight görevi sırasında 5 metrelik sondaj gerçekleştirecek. Bu görevin sadece Mars değil, karasal gezegenlerin oluşumuna dair bilgimizi arttırması umut ediliyor.

kaynak: insight.jpl.nasa.gov

Türkiye’de teleskop yapan ilk kişi: Hasip Sönmezalp

Türkiye’de bildiğimiz kadarıyla ilk kez bir teleskop yapan kişi Bursalı köklü bir ailenin ferdi olan Hasip Sönmezalp’tir. Daha önce devletin veya kişilerin aldığı teleskoplar olduysa da ülke sınırları içinde bir teleskobun üretimini Hasip Sönmezalp gerçekleştirmiştir.

Sönmezalp 1937’de Merinos Fabrikası’nın inşaatı sırasında tornacı olarak girdi. Fabrikanın 1938 yılındaki açılışı sırasında Atatürk’e fabrikanın altın anahtarını veren kişi oldu. Burada dikkatli ve duyarlı çalışmalarıyla büyük takdir topladı. Özellikle ince işçiliğe gereksinim duyulan onarım ve yapımlar konusunda seçkinleşti.

31 Ocak 1938 Akşam

Çocukluğundan beri gökyüzüne karşı ilgisi olan Sönmezalp verdiği bir röportajda Salih Murat Uzdilek’in, Ankara radyosundaki uzay ile ilgili konuşmalarını zevkle ve heyecanla dinlediğini aktarıyor. Daha sonra Zuhal gezegeninin (Satürn) halkalarını yakından görebilmek arzusuyla yanıp tutuşmaya başlayan bu öncü kişilik teleskop edinme ihtiyacı hissediyor.

Hikayesi buraya kadar pek çoğumuzunkine benzeyen Hasip Sönmezalp’in ayırıcı özelliği ise gerçek anlamda hiçbir şeyin olmadığı bir ortamda gökyüzü aşkıyla birşeyler yapmaya çabalamasıdır.

İstanbul Üniversitesi astronomi kürsüsüne müracat eden Sönmezalp’e teleskop yapamayacağı söyleniyor. Bir defa kafasına teleskop yapma fikrini koyan Sönmezalp buradan gelen ümitsiz cevapla yılmadı ve ABD’de yayınlanan bir dergide gördüğü 45 milimetrelik bir objektifi, bir arkadaşı aracılığıyla getirtti. Mercek ile 130 cm boru kullanarak, 80 kez büyütme gücüne sahip bir gök dürbünü elde etmiş oldu fakat bu dürbün yeterli değildi.

Bundan sonra gemi lumboz camını zımpara tozuyla yontmak suretiyle ki bu malzeme de o yıllarda zor bulunuyordu, 17 cm çaplı, 225 cm odak uzunluğuna sahip bir teleskop aynası yaptı. Yıl 1957, teleskobun tüpünü yapmak da mesele. Karaborsadan güçlükle sac bularak bundan teleskop tüpünü imal edip montajını yapıyor.

1957 yılında Sovyetler ilk uyduyu gönderdiğinde kendisi Bursa Kültür Park’ta meraklılara gökyüzünü seyrettirir.

Hasip Sönmezalp Altın Çekiç ödüllü teleskobu ile

Mechanix Illustrated dergisinin eski bir sayısında aynalı teleskop yapan sanatçılara altın çekiç ödülü verileceğini okuduktan sonra teleskobun planlarını dergiye gönderir. ‘Uygundur’ cevabı almasının ardından yaptığı çalışmaları içeren bir dosyayı, elde ettiği sonuçları, ölçüleri ve teleskobun fotoğraflarını dergiye gönderdi. Kısa süre sonra dergiden tebrik mektubu gelir. Daha sonra da Altın Çekiç ödülleri gönderiliyor. Bunları gümrükten çıkartmak için hayli uğraştığını aktarıyor verdiği röportajda.

Boyu 2 metreden uzun, çapı 18 cm olan teleskobun büyütme gübü 60 kattı. O zamanlar Kandilli Rasathanesi’nde bulunan teleskoptan sonra, Türkiye’nin ikinci aynalı teleskobu oldu. Teleskobun büyütme gücü mercek ilavesi ile 200 kata çıkartılabiliyordu.

1959 yılında kazandığı “Altın Çekiç” ödülünü o sene kendisi ile beraber kazananlardan biri uçak, diğeri otomobil bir diğeri ise gelişmiş bir yelkenli yapmış.

Teleskoplar dışında başka uğraşları da olmuş. Bunlardan biri küre şeklinde, zamanı, günleri, gecelerin uzayıp kısalmasını, saat farkı gibi 18 ayrı özelliği olan bir saat de üretmiş. Aynı zamanda iyi bir fotoğraf makinası tamircisi olan Sönmezalp Bursa’da fotoğraf makinası tamiratı yapan ilk kişi oldu.

Türk Astronomi Derneği’ne üye kabul edilen Hasip Sönmezalp merkezi Kanada’da bulunan Uzay Araştırmaları Merkezi’nin de fahri üyesiydi.

Ömrünün sonuna kadar öğrenme gayretini kaybetmeyen Sönmezalp 10 Ocak 2002 tarihinde hayata gözlerini yumdu ve ertesi gün Emirsultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

kaynak:  atmturk.org | bursa.com | bursabilimmerkezi.org | bgc.org.tr