Hubble’ın aydınlattığı yıldız kümeleri

Bu NASA/ESA Hubble Uzay Teleskopu görüntüsü, Erboğa (Centaurus) takımyıldızı yönünde 450 milyon ışıkyılı uzaklıkta bulunan Abell S0740 kümesindeki farklı biçimlerdeki gökada topluluğunu göstermekte.

Dev eliptik ESO 325-G004, kümenin merkezinde geniş bir yere kaplıyor. Hubble, ESO 325-G004’ü çevreleyen binlerce küresel yıldız kümesini ayrıştırıyor. Küresel yıldız kümeleri, kütleçekimsel olarak birbirine bağlı yüzlerce yıldızdan oluşan yoğun gruplardır. Galaksinin uzaklığında, yayılma halesi içerisindeki ışık noktaları olarak görünüyorlar.

Abell S0740 gökada kümesi 📸: NASA/ESA Hubble Uzay Teleskopu

Bu görüntü, Ocak 2005’te alınan Hubble bilim gözlemleri ile bir yıl sonra 3 renk kompozit oluşturmak için alınan Hubble Heritage gözlemleriyle birleştirerek oluşturuldu. Hubble’daki Araştırmalar için Gelişmiş Kamera (Advanced Camera for Surveys) mavi, kırmızı ve kızılötesi ışığı izole eden filtreler ile birlikte kullanıldı.

kaynak: spacetelescope.org |

Üçgen (Triangulum) takımyıldızı ve galaksisi (M33)

Andromeda takımyıldızının altında Latince ismi Triangulum, Türkçesi Üçgen olan küçük bir takımyıldız vardır. İsmi, en parlak üç yıldızının oluşturduğu şeklinden geliyor. Aslına bakarsanız en parlak yıldızı bile 3. kadirden sönük bir yıldızdır.

By IAU and Sky & Telescope magazine (Roger Sinnott & Rick Fienberg) – [1], CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=15412499
Babillilerce bilinen Triangulum buradan Antik Yunan’a geçiyor; Adına 2. yüzyılda Batlamyus’un listesinde rastlıyoruz. Yunanlılar üçgen değil Deltoton (Δελτωτόν) ismini vermiş, alfabelerindeki delta (Δ) harfine benzediği için. Eratosthenes Nil Deltası ile ilişkilendirirken, Romalı Hyginus üçgen biçimli Sicilya adasını benzetir. Romalılar, Sicilya’nın korucuyu tanrısı Ceres’in baş tanrı Jüpiter’e adayı gökyüzüne taşıması için yalvardığına inanırdı. Klasik İslam çağında Araplar ilahi adalet terazisine benzettiler.

Küçük bir takımyıldız olmasına karşın içinde önemli bir gökcismi olan, Messier 33 olarak da anılan Triangulum (Üçgen) galaksisini barındırıyor. M 33, Yerel Grup Gökadaları içinde Samanyolu ve Andromeda’dan sonra 3. en büyük gökada. Bize en yakın ikinci gökada olan M33, yaklaşık 2.9 ışık yılı uzağımızda.

Telif Hakkı : Thomas V. Davis (tvdavisastropix.com)

Andromeda‘ya oldukça yakın olduğundan, gökbilimciler M33’ün Andromeda’nın uydularından biri olabileceğini düşünmüştür.
Eğer Üçgen galaksisinde bir gözlemci varsa gökyüzünde Andromeda’nın muhteşem manzarasını görebiliyor demektir. Bu manzaraya bizim galaksimizdekiler birkaç milyar yıl sonra şahit olabilecek.

Sağda büyük olan Andromeda, solda daha küçük gözüken ise Üçgen gökadası. Ortadaki parlak yıldız ise Miraç.

Nasıl gözlemlenir?

Andromeda’yı gözlemlediğiniz bir gecede eğer ışık kirliliği fazla değilse Üçgen’de şansınızı deneyebilirsiniz. Andromeda gökadası ile güneyindeki Miraç yıldızına indiğiniz kadar mesafe boyunca güneye doğru inerseniz M33’ü bulabilirsiniz. Andromeda’yı nasıl bulacağınızı öğrenmek için tıklayın.

En iyi gözlem zamanı Aralık ayı olmasına karşın

Çapı 50 bin ışık yılından (Samanyolu’nun yarısı) büyük olan Üçgen gökadasına, galaktik düzleminin üzerinden bakıyoruz. İzlemek keyifli; fakat yüzeyi çok parlak olmadığı için ışık kirliliğinin etkilediği gökyüzünde küçük dürbün ve teleskoplarla görmek zor olabilir. 5.8 kadir mertebesindeki parlaklığı yeterince karanlık yerlerde gözle tespite imkan veriyor.

Üçgen takımyıldızı sınırları içinde, hepsi 11. kadirden daha sönük olan NGC kataloğunda geçen birkaç gökada daha vardır. NGC 925 sarmal gökadası 30 milyon ışık yılı ötemizde 12 kadir parlaklıkta görülüyor ve gökyüzünde 10 yay dakikası boyunca uzanmakta.

GNC 925. via alchetron.com/NGC-925

Çubulu sarmal sınıfındaki NGC 672 ise 11.6 kadir görünür parlaklıkta 5 yay dakikası genişliğinde. Bizden uzaklığı 19 milyon ışık yılı. Aşağıdaki fotoğrafta (sol) daha yakın fakat daha cılız bir galaksi olan IC 1727  (sağ) ile beraber gözüküyor. IC 1727

NGC 678 ve IC 1727. Rolling Roof Gözlemevi.

Kaynaklar: wikipedia.org | bulutsu.org | earthsky.orgalchetron.com/NGC-925 |

James Webb teleskobu ne zaman fırlatılacak?

Bugün için planlanan fırlatma tarihi: 2020.

James Webb Uzay Teleskobu‘nun (JWST) inşası oldukça kapsamlı ve pahalı bir proje. Pek çok zorluğu olan James Webb’in fırlatması bu nedenle defalarca kez ertelendi.

Décollage plan large, le 29/09/2017.

fırlatma için hangi roket kullanılacak?

Teleskobun fırlatması için Avrupalı ortakların bir katkısı olarak Ariane 5 roketi kullanılacak.

James Webb kaybedilmesi göze alınamayacak kadar değerli. Böyle uzun süren, yüksek maliyetli bir projede gerçekten çok güvenilir bir roket sisteminin kullanılması gerekiyor. Ariane 5’e Dünya’nın en güvenilir roketi gözüyle bakılıyor. Ard arda 80 fırlatma boyunca hiç fire vermedi.

James Webb teleskobu hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayınız

fırlatma nereden gerçekleşecek?

Fırlatma noktası Arianespace’in Avrupa Uzaylimanı ELA-3 kompleksi. Fransız Guenası’nın Kourou kentine yakın. Güney Amerika’da bulunan Fransız Guenası ekvator çizgisine oldukça yakın. Dünya’nın dönüş hızı ekvatorda en yüksek (1670 km/saat) seviyede olduğu için, kazanılan ekstra hız fırlatmayı daha kolay hale getiriyor.

kaynak: jwst.nasa.gov |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 40

Çin’in Ay yolculuğu başladı

Daha önce Ay’a yüzey aracı ve gezgin robot gönderen Çin’in Ay programı daha iddialı bir görevle devam ediyor. Şimdiye dek Ay araştırmalarında, uydumuzun bize dönük yüzü hedefleniyordu. Çin şimdi daha zorlu bir göreve imza atarak Ay’ın arka yüzüne (karanlık yüzü de denir ancak karanlık değil) araç gönderecek. Bu iş kolay değil zira bu araç ile iletişim kurmak zahmetli bir iş. Bize dönük yüzüyle doğrudan iletişim kurabildiğimiz halde, arka yüzüyle iletişim için işin içine bir de Ay’ın arka yüzünü gören iletişim uyduları giriyor. İşte Çin’in geçtiğimiz hafta fırlattığı Queqiao uydusu bu amaçla, Ay’ın arkasında konuşlanmasını sağlayacak Lagrange-2 noktasına fırlatıldı.

Alan Bean hayatını kaybetti

Apollo 12 astronotlarından Alan Bean 86 yaşında hayatını kaybetti. Apollo 12 görevinde Ay Modülü’ne pilotluk yapan Bean, Ay’da yürüyen 4. insan olmuştu. Aynı zamanda ABD’nin uzay laboratuvar programı Skylab 3’de de komutan olarak görev almıştı.

Alan Bean uzay konulu resimler yaptığı stüdyosunda .

Pulsara büyüteçle bakmak

Bilim insanları 6500 ışık yılı uzaklıktaki bir pulsarı araştırmak için şimdiye kadarki en yüksek çözünürlüklü gözlemlerden birini gerçekleştirdiler. Bu gözlem için sadece eldeki gözlem araçlarını kullanmadılar; aynı zamanda pulsarın önünde bulunan ve doğal bir mercek etkisi yaratan gaz bulutundan da faydalandılar. İnceledikleri sistem eski bir yıldız kalıntısı olan pulsar (nötron yıldızı) ve ona eşlik eden bir kahve rengi cüce. Cüce yaklaşık Jüpiter kadarken, pulsar New York’un Manhattan bölgesi kadar.

Göresel: Nature.

Güneş sistemine yerleşen bir yabancı

‘Oumuamua‘yı hatırlarsınız, farklı bir yıldız sisteminden kopmuş olan bir gökcismi Güneş Sistemi’nden geçip gitmişti. Gökbilimciler şimdi de bir göktaşının Güneş Sistemi dışından gelip, burada bir yörüngeye yerleştiğini buldular.  Güneş ve gezegenler meydana gelirken tüm kozmik malzeme aynı düzlemde ve aynı yöne doğru dönüyordu. Bu nedenle Güneş Sistemi’ne dahil tüm cisimler aynı yönde dönmektedirler. Zıt yönde döndüğü bilinen 2015 BZ509 kodlu göktaşı üzerinde çalışan araştırmacılar, simülasyonlar hazırlayarak durumu inceledi ve bu cismin Güneş Sistemi dışından gelmiş olması gerektiği sonucuna vardı.

2015 BZ509’un Büyük Dürbün Teleskobu (Large Binocular Telescope) gözlemevi tarafından yakalanan görüntüsü. Hareket halindeki cisim, hareketsiz gözüken yıldızlı arkaplan üzerinde açığa çıkıyor.

F-35’ler gelecek mi? Gelirse full sürüm mü gelecek?

ABD Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen yasa taslağında Türkiye’ye F-35 satışını, Türkiye ile ABD ilişkilerinin durumu hakkında rapor hazırlanana kadar askıya alınması kararı çıktı. Yıllık savunma politikalarını belirleyen Ulusual Yetkilendirme Yasası (NDAA) için Senato da bir taslak hazırlayacak. Daha sonra bu iki taslak görüşülerek nihai bir yasa ortaya çıkarılacak. Tasarıda yer alan ABD-Türkiye ilişkilerini konu alan bölümde, Türkiye ile ABD ilişkilerindeki gerilim, Rusya’dan S-400 alımı konu ediliyor. Tasarı’nın senatodaki versiyonunda da S-400 savunma sistemi alınması halinde, Başkan’ın yaptırım uygulamaya sokması isteniyor. Henüz kesinleşmiş bir karar yok ancak ne karar alınırsa alınsın, F-35 projesinin maliyeti Türkiye’ye bu uçakların satılmasını zorluyor. Bu yüzden Türkiye’ye S-400 aldırmama ve F-35 satma baskısı devam edecektir.

Türkiye için üretilen ilk F-35 ABD’deki test uçuşu sırasında.

F-35’ler için diğer bir kritik haber ise İsrail’den. Habere göre İsrail, Ortadoğu’da F-35 uçaklarına veya en azından gelişmiş versiyonuna sahip tek ülke olmak istiyor. Bu amaçla Türkiye’nin F35 alsa da bu uçakların performansını arttıran güncel yazılımsız alması için Vaşington’da görüşmeler yürütüyor.

Sizi öldürmeye gelecekler!

Gökyüzüyle alakalı değil belki ama hayat-memat meselesi olduğu için burada da paylaşmak istedim:

 

 

 

Uludağ İstanbul’dan gözükür mü?

Evet gözükür. Kısa cevap bu ama hadi biraz hesap kitap yapalım:

Dünya mükemmel bir küre değildir ama hesabı kolaylaşıtrmak adına öyle olduğunu varsayıp yarı çapını 6,378,137 metre kabul edelim. Gerçekle aradaki fark çok küçük olduğundan bunu yapmamızda herhangi bir sakınca yok; sonucu etkilemeyecektir.

ufuk mesafesi hesaplama aracı için tıklayın

Şekilde C Dünya’nın merkezini, H ufku, O gözlemcinin bulunduğu noktayı temsil ediyor; Dünya’nın merkezi (C), gözlem yüksekliği (O) ve ufuk (H) noktaları bir dik üçgen meydana getiriyor. Dünya’nın yarı çapı (r) ve deniz seviyesinden gözlem yüksekliği (v) bilindiği için, Pisagor teoremini kullanarak ufkun uzaklığını (OH) hesaplayabiliriz:

r2 + OH2 = (r+v)2

Örneğin deniz kıyısındaki bir rıhtımda durup ufka baktığınızda, göz hizanızın deniz seviyesinden 3 metre yüksekte olduğunu varsayarsak, ufuk durduğunuz noktadan 6.2 km uzakta olacak. Bu mesafenin ilerisindeki cisimler, eğer yeterince yüksekte değillerse yani ufkun altında kalıyorlarsa görülemeyeceklerdir.

İsterseniz kendi belirleyeceğiniz yüksekliğe göre ufkun uzaklığını veren hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Bu hesapla İstanbul’daki yüksekliğimizi 30 m civarı kabul ederek (Yarımada’nın ortalama rakımı) ufkun uzaklığını 19-20 km olarak buluruz. Şüphesiz Uludağ daha uzakta. Görülebilmesi için uzaklık ve yüksekliğine göre çözüme yeni bir hesap eklemek gerekir.

ya da

gözlem noktası olarak Uludağ’ın zirvesini kabul edip, buranın ufukunu hesaplarız. Bu ufkun içinde kalan ve teorik olarak görülebilir her nokta aynı zamanda Uludağ’ı görüyor demektir. Uludağ’ın zirvesi 2543 m yükseklikte. Yukarıdaki hesapla Uludağ zirvesinin ufuk uzaklığını 180 km olarak buluruz. İstanbul’un uzaklığı ise yaklaşık 105 km. Bu da Uludağ’ı teoride görebileceğimiz anlamına gelir.

Pratikte ise atmosfer çoğunlukla buna izin vermez. Hava şartlarının izin verdiği sayılı günlerde bu fırsat iyi değerlendirilmeli.

Maltepe sahilinden kendi çektiğim Uludağ fotoğrafı.

kaynaklar: Distance to the Horizon Calculator | wikipedia |

Yay takımyıldızı (Sagittarius)

Parlak yıldızlara sahiptir. Gökyüzünde farketmesi en kolay takımyıldızlardan biri. En parlak yıldızları ( Delta, Epsilon, Zeta, Phi, Lambda, Gamma-2, Sigma ve Tau Sagittarii) çaydanlığı andıran bir biçim oluşturuyor. Tabii evvelden çaydanlık olmadığından eski insanlar bu şekilde bir okçu figürü (ya da centaur) görmüşlerdir.

Zodyak takımyıldızlarından biri olan Yay’ın sembolü bir ok (Unicode U+2650 ♐). Latince ismi olan Sagittarius okçu demek zaten. Mitolojide, centaurus denilen yarı insan yarı at olan bir yaratık olarak tasfir edilir. Bu mitin kaynağı Babil. Buradan Yunan kültürüne geçiyor. Hakkında yazılı bilgiye ilk defa Antik Yunan astronomu Batlamyus’un (Ptolemy) 2. yüzyıldaki kayıtlarında rastlıyoruz.

Gökyüzünde 867 derece alan kaplayan Yay, Güney yarıküredeki en büyük takımyıldızlardan birisidir; alan bakımından genelde 15. sırada.

 

Gözlem

Samanyolu galaksisinin merkezi takımyıldızın batı kısmında yer alır. Gökyüzündeki en yoğun bölgede olduğundan pekçok yıldız kümesi ve bulutsu içerir. Dürbün ile gözlem için gökyüzünün en iyi bölgesi sayılabilir. Bir Güney yarıküre takımyıldızı olmasına karşın Kuzey’den de görülebilir. Kuzey yarımkürede en iyi gözlem zamanı Ağustos ayı.

Yay takımyıldızında görülebilecek gökcisimleri

Yay içinde pek çok Messier kataloğuna dahil obje bulunuyor. Burada izleyebileceğiniz bulutsular: Lagün (M8), Omega (M17) ve Trifid (M20). Yıldız kümeleri: Küresel küme olan M22, M28, M54, M55, M69, M70, M75; ve açık kümeler M18, M21, M23, M25.

Lagün Bulutsusu (M8)

5,000 ışık yılı uzağımızda, 140’a 60 ışık yılı boyutunda. Gökyüzünde 1.5° alan kaplar. Karanlık bir yerde çıplak gözle görülebilir. Direkt gözlemde gri renkte olan bulutsu, uzun pozlamayla pembemsi rengini ortaya çıkarır. Parlaklığı 3 kadir; epey parlak bir cisim.

İlk olarak 1680’de John Flamsteed tarafından keşfedildi. Daha sonra birbirlerinden bağımsız olarak 1747’de Guillaume Le Gentil, 1764’de de Charles Messier tarafından keşfedildi.

Karanlık bulutsu özellikleri de taşıyan Lagün bulutsusu Barnard’ın Katoloğu’nda da yer alır. 17,000 civarında Bok Küresi içeriyor. Görece küçük sayılabilecek boyutta, izole karanlık bulutsulara Bok Küresi deniliyor ve isimleri astronom Bart Bok’dan geliyor. Sandığınız gibi değil yani 🙂

Omega Bulutsusu (M17)

Büyük yıldız oluşum bölgelerinden biri olan Omega da parlak bir bulutsu. Görünür parlaklığı 6 kadir. 4890 ışık yılı uzağımızdaki Omega, 1746 yılında Philippe Loys de Chésaux tarafından keşfedildi.

Trifid Bulutsusu (M20)

M20 veya NGC 6514 olarak da adlandırılan Trifid bir emisyon bulutsusudur. Gökyüzünde Lagün bulutsusuyla arasnda 2 dereceden daha az fark vardır. Ortalama 50 ışık yılı çapa sahip Trifid’in dışı maviye çalan bir yansıma bulutsusudur; pembe renkli iç kısmı ise iki karanlık bantla ayrılır. Bu üç parça kimi zaman “loblar” olarak da anılır.

Yıldızlar

Takımyıldzılardaki yıldızlar en parlaktan sönüğe doğru Grek harfleri ile adlandırılırlar. Bu kuralı ilk ortaya çıkartan Johann Bayer’dir. Yalnız, Bayer kendi kuralını Yay’da çiğnemiştir. Bu yüzden isimlendirme sırası ile parlaklık sırası aynı değil. Gelelim yıldızlara:

Rukbat

Alfa Sagittarii (α Sgr), 180 ışık yılı uzakta mavi bir ana kol yıldızıdır. Yüzey sıcaklığı Güneş’in 2 katından fazla. Rukbat “Okçu’nun dizi” anlamına geliyor. Alfa olarak isimlendirilse de epsilon Sagittarii, yani Kaus Australis daha parlak. Rukbat sadece 3.96 kadir görünür parlaklıktayken, Kaus Australis 1.85 kadir parlaklığa sahiptir.

Nunki

Sigma Sagittarii (σ Sgr) 260 ışık yılı uzağımızda, 2.08 kadir parlaklığında bir mavi cücedir. “Nunki” adını Babilliler vermiş. İsmin çıkış noktası bilinmiyor ancak Fırat üzerindeki kutsal şehir Eridu’dan çıktığı düşünülmekte. Bugün kullandığımız en eski yıldız ismi Nunki’dir.

Ascella

Zeta Sagittarii (ζ Sgr), 90 ışık yılı uzağımızda bulunan ikili yıldız sistemidir. İkiside beyaz dev olan yıldızlar birbiri etrafında 21 yılda tur atarlar. Bu yıldızların parlaklıkları 3.3 ve 3.5 kadirdir.

Kaus Meridionalis

Delta Sagittarii (δ Sgr), sadece 85 ışık yılı uzaklığımızdadır. Görünür parlaklığı 2.71 kadirdir.

Arkab

Beta Sagittarii (β Sgr) 378 ışık yılı uzakta bulunan bir ikili yıldızdır. Bu iki uzak yıldız kütleçekimsel olarak bağlı değildir fakat pozisyonları gereği Dünya’dan birbirlerine çok yakın (0.36°) gözükürler. Birlikte Beta Sagittarii olarak anılırlar. Yıldızlardan parlak olanı (β¹ Sagittarii) 3.96 kadir parlaklıkta; β² Sagittarii’nin parlaklığı ise 7.4 kadir mertebesinde. Arkab “aşil tendonu” demek.

Kaus Australis

Epsilon Sagittarii, takımyıldızın en parlak yıldızı. 140 ışık yılı uzakt yer alan ikili yıldız sistemi. Yıldızlardan büyük olanı, çap bakımından Güneş’ten yaklaşık 7 kat büyük bir mavi dev. Kaus Australis, “yayın güney kısmı” demek.

Kaus Borealis

Lambda Sagittarii bir turuncu alt-dev yıldız. 80 ışık yılı uzağımızda ve güneşimizden çap olarak 11 kat daha büyük.

Nash

Gamma Sagittarii 100 ışık yılı uzakta parlayan bir turuncu dev. Güneş’ten yaklaşık 12 kat büyük.

UBAKUSAT yörüngede

Türkiye’nin 5. küp uydusu olan UBAKUSAT geçtiğimiz cuma günü Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) yörüngeye bırakıldı. Dünya’nın farklı yerlerindeki radyocular, amatör radyo haberleşmesini de hedefleyen uydudan  güçlü ve stabil sinyal aldıklarını duyurdular.

Japonya üzerinde yakalanan telemetri verisi.

Uydu, geçtiğimiz Nisan ayı başında ISS’e Dragon kapsülü ile çıkarılmıştı. Yaklaşık 3 kg’lık uydu 10x10x34 cm boyutlarındaki (3 birim küp uydu) UBAKUSAT’ın 6 ile 12 ay arasında görevine devam etmesi bekleniyor.

 

UBAKUSAT, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü, TAMSAT, GUMUSH Uzay Savunma ve Havacılık Ltd. Şti., Ertek Uzay Sistemleri Ltd. Şti., TURKSAT ve İTÜ-RF Laboratuvarı desteği ile geliştirildi. Türkiye ile Japonya arasında imzalanan anlaşma sayesinde ISS’e çıkarıldı ve Japonlara ait Kibo modülünden yörüngeye bırakıldı.

Japonların inşaa ettiği Kibo modülü.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 39

UBAKUSAT yörüngede

Türkiye’nin 5. küp uydusu olan UBAKUSAT geçtiğimiz cuma günü Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) yörüngeye bırakıldı. Dünya’nın farklı yerlerindeki radyocular, amatör radyo haberleşmesini de hedefleyen uydudan  güçlü ve stabil sinyal aldıklarını duyurdular.

Japonya üzerinde yakalanan telemetri verisi.

Uber’in uçan taksisi tanıtıldı

Uber’in 2020 yılında kullanılmaya başlamasını planlanladığı uçan araba için tasarım modellerini tanıttı. Uçan araba prensipte helikoptere benzese de gövdesi uçağı andırıyor. Elektrikle çalışan araç, geleneksel helikopterlere göre daha sessiz ve ucuz olacak.

Uber’in uçan arabası.

Mars’a helikopter

NASA da helikopterlerle ilgileniyor: Mars’ta uçurmak için. Gezegenin cılız atmosferi oldukça seyrek (Dünya atmosferinin %1’i kadar). Dolayısıyla Mars’ta herhani bir şekilde uçmak kolay bir iş değil. 2013 yılında tasarlanmaya başlayan Mars helikopteri 1.8 kg ağırlığında ve gövdesi bir voleybol topu büyüklüğünde olacak. Pervanesinin kanatları ise ince atmosferde havalanabilmek için Dünya’daki emsellerinden 10 kat daha uzun tasarlanıyor.

Bir sonraki Mars görevi olarak planlanan Mars 2020 projesine dahil olan helikopter, onu taşıyan gezgin robottan ayrılarak istenilen bölgenin hava fotoğraflarını çekecek. Böylece gezginin hangi yöne ilerlemesinin daha iyi olacağı kestirilebilecek. Şimdiye dek başka bir gezegenin atmosferinde uçan bir araç geliştirilmemişti. Eğer başarı sağlanırsa Mars helikopteri bu açıdan bir ilk olacak.

Türkiye’nin ilk F-35’i havalandı

Türk Hava Kuvvetleri için üretilen ilk F-35 test uçuşu için ilk kez havalandı. F-35, NATO ülkelerinin F-16’ların yerine kullanılması planlanan yeni nesil savaş uçağı. Çeşitli ihtiyaçlara yönelik olarak F-35a, F-35b, F-35c gibi farklı varyasyonları var. F-35 geliştirme projesi oldukça maliyetli oldu. Bu nedenle F-35’lerden çok miktarda satılması gerekiyor.

Karşı konum

Karşı konum

Gözlem yapılan gökcisminden bakıldığında, diğer iki gökcisminin, gözlem noktasına göre karşılıklı konumda bulunmasıdır. Karşı konumda, gözlem yapılan ortada olmak üzere üç gökcismi bir hat üzerinde dizilir.

Karşı konum lafı geçtiğinde gözlem yapılan cisim sıklıkla Dünya, bahsi geçen gökcisimlerinden biri de Güneş’tir. Buna göre Güneş’in göksel kürede bulunduğu konumun tam karşısında yer alan cisim karşı konumdadır. Bu bir dış gezegen, Ay, kuyruklu yıldız veya Dünya’ya göre Güneş’e daha uzak olan herhangi bir gökcismi olabilir.

Karşı konumda bulunan gezegenler astronomi gözlemi için en uygun noktadadır, çünkü Dünya’ya en yakın konumda bulunurlar.

Alt gezegen – Üst gezegen

Alt gezegen ve üst gezegen terimleri ilk kez Kopernik tarafından kullanılmıştır. Yörüngesi Güneş’e Dünya’nınkinden daha uzak olan gezegenlere dış gezegen, daha yakın olanlara da alt gezegen denir. Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün dış gezegenlerdir. Güneş’e daha yakın yörüngeli Merkür ve Venüs ise alt gezegendirler. Dünya yörüngesi sınırı teşkil ettiğinden gezegenimiz alt veya üst sınıfına girmez.

İç gezegen – Dış gezegen

Güneş Sistemi’nin iç yörüngelerinde bulunan Merkür, Venüs, Dünya ve Mars iç gezegen olarak tanımlanırlar. Bunların ortak özelliği kayalık bileşimli olmasıdır. Dünya’ya benzediklerinden ötürü aynı zamanda yerbenzeri gezegen olarak da anılırlar.

Sistemimizde dış yörüngelerde bulunan gezegenler ise dış gezegen olarak tanımlanır. Bunların ortak özelliği ise yüzeylerinin kayasal değil, gazdan oluşması. Gaz devi olarak da anılan bu gezegenler kocaman gaz toplarıdır. Büyük bölümü gazdan oluşan bu tarz gezegenlerin yalnız merkezlerinde katı bir çekirdek bulunur. Çekirdek aşırı basınç sebebiyle sıvılaşmış bir katmanla sarılı olabilir. Üzerlerine düşen katı bir cisim, bütünlüğünü koruyabiliyorsa, bu merkeze kadar inecektir. Güneş sistemindeki dış gezegenler: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’dür.

Güneş’i ve gezegenleri oluşturan toz diskinin merkezdeki yıldıza yakın kısmında metal ve kayaçlar toplanırken, daha hafif olan gazlar ve buz parçaları diskin dışında kaldı. Bu sayede iç yörüngelerde kayaç gezegenler, daha dış yörüngelerde ise gaz devleri konuşlanmıştır.

Yenişarbademli Gözlem Şenliği

Geçtiğimiz yıl Yenişarbademli’de gerçekleştirilen gözlem şenliği bu sene de tekrarlanacak. Bu yılki şenlik tarihi 9-12 Ağustos 2018 olarak belirlendi.

Şenliğin yapılacağı yer yerleşimlere uzak bir mevki olduğundan ışık kirliliğinden etkilenmiyor: Gökyüzü gerçekten muhteşem. Bu yaz bir gözlem şenliğine katılmayı Yenişarbademli’yi kesinlikle tavsiye ederim. Ben de yeni yaptığım teleskobumla beraber gitmeyi planlıyorum zaten.

Bu tarihler aynı zamanda Perseid (Kahraman) göktaşı yağmurunun pik noktasına ulaştığı günler. Yenişarbademli’de olacakları gerçek bir şölen bekliyor.

Dedegül Dağı’nın üzerinde Samanyolu.
Can Rıfat Turcan

En karanlık

Isparta’nın Yenişarbademli ilçesi deniz seviyesinden 1150 m yükseklikte bulunuyor. Etkinliğin olacağı Melikler Yaylası’ndaki ‘Cennet’ adı verilen şenlik alanı ise 1700 m yükseklikte. Geçen yıl karanlık ölçümü yapılmıştı. Sonuca göre Yenişarbademli ölçüm yapılan en karanlık yer.

Gözlem Tavsiyeleri

Karanlığı koruyun: Şenlik alanının karanlık olması gözlem için avantaj; bu sebeple ışıkla kirletilmemesi gerekiyor. Bunun için kırmızı ışıkla aydınlatan bir fener edinmeniz yerinde olur. Normal bir neferi kırmızı jelatinle kapatmanız da yeterli. Yine de ışığı çok güçlü olmamalı. Bir de yeşil lazer kullanılmaması gerekiyor. Gökyüzünde yeşil izler bırakan lazer gökcisimlerini fotoğraflayan arkadaşların işlerini bozuyor.

Melikler Yaylası’nın karanlık gökyüzünü çıplak gözle izlemek de zevkli ama gözlem şenliklerde illa ki gözlem aracı da olur. Teleskobunu getirecek olanlar için bir tavsiye gerekmiyor elbette. Eğer teleskobunuz yoksa şenliktekiler gözlem araçlarını, eğer fotoğraf çekmiyorlarsa, seve seve paylaşıyorlar. Yeni teleskop almayı planlayanlar şenliğe kadar sabredip burada deneyimli kullanıcılardan öneriler alabilirler.

Şenliğe gelmeden alınmasını tavsiye edebileceğim gözlem aracı ise kesinlikle dürbün. Ben şenliğe geçen yıl bir dürbün alarak gitmiştim. Kullanması kolay, her yere taşıyabiliyorsunuz. Teleskop sırasında beklerken bile bir şeyleri izlemeniz mümkün oluyor 🙂

Katılım ve şenlik şartları

Bu yıl şenliğe katılacaklardan hiçbir ücret talep edilmiyor; kura yok, kontenjan yok. Tabii bunun karşılığı olarak da kendi hizmetinizi kendiniz götürmeniz gerekiyor.

Otel pansiyon gibi imkanların çok az olduğu bölgedeki şenliğe katılanlar kamp çadırlarını hazırlaması lazım. İlçedeki otelde kalsanız bile yaylaya arabanızla inip çıkmanız gerekiyor. Geçen yıl alana duş ve tuvaletler kurulmuş ve ilçeden yemek satışı yapan bir şirket gelmişti; ama bu sene gelenlerin yemeklerini de beraberlerinde getirmesi söyleniyor.

Gözlem şenliğine dair güncel haberlere facebook üzerindeki Yenişarbademli Gökyüzü Etkinliği sayfasından erişebilirsiniz. Prof. Dr. Ethem Derman’ın geçen yılki şenlik için yazdığı yazısını kendi sayfasından okuyabilirsiniz.