NGC 521

NGC 521, Balina takımyıldızı sınırlarında bulunan, SBbc tipi çubuklu sarmal galaksidir. William Herschel tarafından 1785 yılında keşfedilmiştir.
Herschel keşfi sırasında 47,5 cm çaplı bir aynalı teleskop kullanmıştı. Gördüğünüz fotoğrafı ise Arizona Üniversitesi’ne bağlı gözlemevindeki yaklaşık 81 cmlik bir teleskoba bağlı bir CCD algılayıcılı kamera ile çekilmiş.

Bu uzak galaksinin görünür parlakılığı 11.7 kadirdir.

kaynak: tr.wikipedia | arizona.edu |

Mavi Bilye

7 Aralık 1972 tarihinde Ay’a yolculuk eden Apollo 17 mürettebatı tarafından, 29 bin km öteden fotoğraflanan Dünya. Bu görüntü “Mavi Bilye” (blue mearble) olarak adlandırılan meşhur bir ikondur.

Bu Apollo seferinde ilk kez uçuş yolu gezegenin güney kutup bölgesinin görülmesine olanak sağlıyordu.

Fotoğraf orjinalinde ters çekilmişti. Buna karşın çoğu zaman insanların alışkanlıklarına uygun olarak kuzey üstte oryantasyonuna uygun olarak sunulur.

Silverado Galaksisi – NGC 3370

İçinde bulunduğumuz Samanyolu gökadamız da milyonlarca ışık yılı uzaktan buna benzer biçimde görülüyor olabilir.

Aslan (Leo) takımyıldızı sınırlarında bulunan Silverado Galaksisi Sarmal (spiral) gökada olup  Samanyolu’na benzer bir çapa sahiptir: yaklaşık 100 bin ışık yılı. Bizden 98 milyon ışık yılı uzakta yer alan Silverado’nun görünür parlaklığı 12.3 kadir seviyesindedir. Sahip olduğu toplam kütle 100,000,000,000 Güneş kütlesine eşittir.  Sıfırları saymak zor olduysa 1011 ‘de diyebiliriz. Zayıf tanımlanmış çekirdeğini karmaşık bir saraml kol yapısı sarar.

Silverado, NGC 3370 ve UGC 5887 katolog numaralarıyla da anılır. William Herschel tarafından keşfedildiği kabul edilmekte.

Hubble Uzay Teleskobu ile elde edilen görüntüsü o kadar keskindir ki kimi yıldızları ayırt edebilir. Sefe değişke yıldızlarının iyi gözlenebilmesi sayesinde uzaklığı da oldukça kesin biçimde hesaplanabilmiştir.

14 Kasım 1994 tarihinde NGC 3370’de, tip Ia sınıfı bir süpernova (üstnova) olan SN 1994ae gözlemlendi. SN 1994ae, modern sayısal algılayıcılar kullanılmaya başladıktan sonra karşılaşılan en yakın ve en iyi gözlemlenebilen süpernovalardan biri oldu.

NGC 3370’in uzaklığının keskin ölçümü sayesinde SN 1994ae üstnovası bir standart mum olarak tanımlanmış, daha uzaktaki üstnovaların gözlem verilerinin de eklenmesiyle evrenin genişleme oranını ortaya çıkarmakta bilim insanlarına yardımcı olmuştur.

Solda 1994 yılında bir yer teleskobu ile çekilen yıldız patlaması görüntüsü, sağda ise Hubble Uzay Teleskobu’nun 2003 yılında çektiği görüntü var. Galaksinin Samanyolu boyutlarında olduğunu düşünürsek bir yıldız patlamasının gücü hakkında daha rahat fikir yürütebiliriz.

kaynak: wikipedia | bulutsu.organnesastronomynews.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 33

Elon Musk Mars’a arabasını yollayacak

O kadar tuhaf bir haber ki kimse kolay kolay inanamadı ve haberin şaka değil gerçek olduğunun teyit edilmesi gerekti. Şaka deği gerçek: Elon Musk’ın kurucusu olduğu SpaceX şirketi Mars’a yine Elon Musk’ın Tesla Roadster model elektrikli arabasını gönderecek.

Tesla Roadster

SpaceX, birkaç yıldır başarısıyla ün kazanan yenilenebilir roket sistemi Falcon 9’ların abisi Falcon Heavy roketini deneyecek. Riskli ilk deneme için de pahalı bir kargo değil elbette ses getirici ucuz bir yükü Mars’a göndermeye karar vermişler. Falcon Heavy roketleri Falcon 9 roketlerinin birinci kademesinden üç tanesinin birleştirilmesiyle oluşturulacak. Şimdiye kadarki en güçlü roket olacak Falcon Heavy’nin asıl hedefi Mars olacak.

Falcon Heavy

Yıldızlararası ilk ziyaretçi

Pan-STARRS gözlemevi araştırmacıları tarafından yapılan araştırmalar sonucu Güneş Sistemi dışından geldiğinden şüphelenilen cismin yıldızlararası uzaydan geldiği kesinleşti. Gökbilimciler ilk defa şahit olduğumuz bu ziyaretçiye ʻOumuamua adını koydu. Bu isim Havai dilinde izci, keşif eri anlamı taşıyor. Daha mecazi anlamı ise “uzak geçmişten ulaşan bir elçi”. Başındaki kesme işareti değil Havai  dahil pek çok Polinezya dilinde kullanılan bir simge (Okina).

James Webb teleskobu vakum odasından çıktı

James Webb Uzay Teleskobu 18 Kasım 2017 tarihinde nihayet 12 metre genişlikte, 40 tonluk kapısı olan mahzen benzeri kriyojenik test odası Chamber A’den çıkarıldı. Burada yaklaşık 100 gün boyunca, optik teleskop ve bilimsel araçların uzay ortamında (çok soğuk ve vakumlu) düzgün çalışıp çalışmadığı test edildi. James Webb’in bir sonraki durağu uzayaracı elemanı ile birleştirileceği California’daki Northrop Grumman Hava-Uzay Sistemleri olacak.

Yazılım hatası Ruslara 19 uyduya mal oldu

Soyuz 2.1b roketi ile beraber yörüngeye çıkacak 19 Rus uydusu, roketteki yazılım hatası sonucu atmosferde yanarak yok oldu. Rokette meteoroloji uydusu Meteor-M N.2-1 ve 18 küçük uydu vardı. Fırlatma Rusların çoğu zaman kullandığı Baykonur’dan değil yeni inşaa ettikleri Vostochny Kozmodromu‘ndan gerçekleştirildi. Hataya konumdaki değişimin güncellenmemesinin sebep oalbileceği düşünülüyor.

Soyuz 2.1b roketi

Wikipedia’ya uzaydan içerik girildi

Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya yörüngesinde sürekli olarak yer değiştirdiğinden istasyonda internet erişimi sağlamak oldukça meşakatli bir konu. Astronotların internet ile olan bağları yer kontrol aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Astronot Paolo Nespoli’de aynı yolu izletip online ansiklopedi Wikipedia’ya uzaydan içerik giren ilk insan oldu. Astronot bir ses kaydını Dünya’ya gönderdi. Daha sonra bu kayıt yerdekiler tarafından Wikipedia’ya eklendi.

Hindistan Ay yolcusu

Hindistan 2018 Mart’ında, yani sadece 4 ay sonra Ay’a yönelik Chandrayaan-2’yi fırlatacak. Chandrayaan-2 görevi için Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) bir yörünge aracı, bir yer aracı ve bunlara ek olarak küçük bir gezgin robot geliştirdi. Görevin toplam maliyeti 100 milyon dolardan az. Hindistan uzayda harcadığı paraya göre büyük başarılar elde etmesiyle biliniyor. Eğer bir sorun çıkmazsa Chandrayaan-2 Hindistan’ın Ay yüzeyine yumuşak iniş gerçekleştiren ilk aracı olacak. Bundan önce yine Chandrayaan-1 projesinde bir sonra Ay’ın güney kutup bölgesine çarptırılarak indirilmişti.

Chandrayaan-2’nin Ay’a yolculuk rotası. Uzayaracı Dünya yörüngesinde bir dizi ateşlemeyle Ay’a ulaşacak.

2017’nin en iyi icatlarından biri: NASA Mars Insight

NASA’nın Mars’a göndermeyi planladığı yeni uzayaracı Mars Insight, Time dergisi tarafından 2017’nin en iyi 25 icadından biri olarak gösterildi. Mars Insight aracı Mars’a gönderilen diğer araçlarından farklı olarak Kızıl Gezegen’de sondaj çalışması gerçekleştirecek. Bu sayede Mars’ın jeolojik yapısına dair daha çok bilgi edinebileceğiz.

Uzayda sanat: Orbital Reflector

Yörüngede bilimsel, ticari ve askeri amaçlı uydular dolanmakta. Trevor Paglen ise tamamen sanatsal ve başka hiçbir fonksiyon taşımayan bir uyduyu yörüngeye göndermeye niyetlenmiş. Sanatçının tasarladığı ve Orbital Reflector (Yörünge Yansıtıcısı) isimli uydu elmas biçimli yansıtıcı yüzeye sahip bir balondan oluşuyor. Yansıtıcı yüzeyi Güneş ışınları sayesinde uydunun karanlıkta görünür olmasını sağlayacak. Bu aslında ISS dahil pek çok uyduyu yerden izleyebilmemizi sağlayan bir olay. Bu kez amaç uydunun tamamen görünür olabilmesi. 1.3 milyon dolar maliyeti olan projeyi Nevada Sanat Müzesi desteklemekte ve kickstarter üzerinden destek toplanmakta.

Sanatsal uyduya dair bir deneme.

Büyük depremlerde artış bekleniyor

Dünya’nın kendi ekseninde dönüş hızı yavaş da olsa azalmakta. Ay’ın etkisiyle okyanuslarda ortaya çıkan gelgit olayı neticesinde oluşan enerji transferi Ay’ın hızlanıp Dünya’dan uzaklaşmasına, Dünya’nın da dönüş hızının azalmasına ve günlerin uzamasına neden oluyor. Fark milisaniyeler boyutunda ancak bunun jeolojik etkilerinin yakın zamanda büyük depremlerin sayısında artışla ortaya çıkacağı iddia ediliyor. Bu yıl bugüne kadar 6 büyük deprem gerçekleşti; 2018 yılında 20’ye yakın büyük depremin gerçekleşmesi muhtemel görülüyor.

Messier 56 (M56 – NGC 6779)

Çalgı takımyıldızı yöresinde bulunan küresel yıldız kümesidir. Charles Messier tarafından 19 Ocak 1779 yılında keşfedildi. Dünya’dan uzaklığı yaklaşık 32.900 ışık yılı, genişliği ise 84 ışık yılıdır. Kümenin toplam kütlesi Güneş’in 230 bin katıdır.

Galaksi merkezine 9.5-9.8 kilo parsek (kpc) uzaklıkta, galaktik düzlemin ise 1.5 kpc üzerinde Samanyolu’nun dönüşüne ters biçimde hareket eder. Bu ters hareketten ötürü eski bir cüce gökadanın Samanyolu ile birleşmesi sırasında ortaya çıktığı düşünülmekte. Messier 56’nın tahmini yaşı 13,7 milyar yıldır.

Nasıl gözlemlenir?
Çalgı’nın köşegeninde Vega’nın karşı ucundaki yıldız olan Sulafat (γ Lyrae) ile Kuğu takımyıldızın’daki Albireo (β Cygni) arasında kalmaktadır. Gökyüzünde 8.8 arc dakikalık bir alan kaplar. Bulunduğu bölge bakımından Çalgı’daki M57, Halka Bulutsusu’na yakın sayılır.

Halka Bulutsusu (M57) nasıl gözlenir?

Roberto Mura,
via Wikipedia

Çalgı takımyıldızında yer aldığından ötürü en iyi gözlem zamanı elbette yaz ayıdır.

En parlak yıldızı 13. kadirdedir. En parlak 25 yıldızının parlaklık ortalaması ise 15.31 kadirdir.  M56’nın görünen parlaklığı ise 8.3 kadirdir. Fazla parlak olmadığı için M56 dürbünler için oldukça zorlu bir hedef olacaktır. Parlak veya büyük bir hedef olmadığından karanlık bir gökyüzüne ihtiyaç var. Güç de olsa 50-80 mm dürbünler ile flu bir yıldız biçiminde farkedilmesi uygun koşullarda mümkün.

10 cm çaplı bir teleskop ile ışık topu biçiminde görülebiliyor ancak detaylar bu çözünürlükte açığa çıkmaz. Yıldızlarının fark edilebileceği aha detaylı bir gözlem için 20 cm (8 inç) çaplı bir teleskop önerilir.

Messier 56 ve ona görece yakın konumda bulunan Messier 57 (Halka Bulutsusu).
Görsel Wikisky via messier-objects.com

Messier 56’nın keşif tarihçesi

İlk olarak 19 Ocak 1779’da Charles Messier’in fark edip “yıldızsız bulutsu” notuyla katoloğuna kaydettiği Messier 56 yıldız kümesinin yıldızlara sahip olduğunu  William Herschel keşfetti. Herschel M56’yı “4 ya da 5 dakika çapa çok sıkışmış küçük yıldızların küresel kümesi” olarak tanımlamış.

John Herschel cismi 1825 yılında h 2036 adıyla, daha sonra ise Genel Katalok’a GC 4485 ismiyle kaydediyor.

kaynak: wikipediamessier-objects.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 32

Dream Chaser serbest iniş testin başarılı oldu

Türk girişimci çift Eren Özmen ve Fatih Özmen tarafından yönetilen Sierra Nevada Corporation tarafından geliştirilen yeni nesil uzay mekiği Dream Chaser düşme testinden başarıyla geçti. Araç helikopterle belli bir yükseklikten aşağı bırakıldı. Bu sayede aracın süzülerek uçma ve elbette iniş yeteneği test edildi. İnsansız gerçekleştirilen uçuşta her şey yolunda gitti. Dream Chaser Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo ve daha önemlisi mürettebat taşımak için tasarlanıyor. Amerika Birleşik Devletleri eski uzay mekiklerini emekliye ayırdığından beri astronotlarını ücret karşılığında Ruslara taşıtmakta. Alçak yörünge işlerinde özel girişimcilerin rolünü arttıran bir politika izleyen ABD’de yörüngeye yük ve insan taşıyacak araçlar tasarlanmaya başladı. Dream Chaser da bu girişimlerden bir tanesi ve NASA’nın gelecek insanlı görevleri için ciddi bir seçenek durumunda.

İdeal sıcaklığa sahip Dünya benzeri gezegen bulundu

Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) Şili’deki La Silla’da bulunan gözlemevinde konuşlu HARPS (Yüksek Hassasiyetli Dikey Hız Gezegen Araştırıcısı) ile çalışan bir ekip Ross 128 yıldızının etrafında dolanan, Dünya boyutlarında bir ötegezegen keşfetti. Gezegenin bulunduğu konum suyun sıvı halde bulunabileceği ılıman kuşak içinde hareket ediyor. 11 ışık yılı uzağımızda bulunan Ross 128 b gezegeni, Proxima b‘den sonra keşfedilen en yakın ikinci ılıman dünya oldu.

Ross 128 kozmik ölçüde göz açıp kapatmaya denk gelen bir süre içinde, yaklaşık 79 bin yıl, bize en yakın yıldız sistemi olacak. Böylece Ross 128 b Dünya’ya en yakın ötegezegen haline gelecek. Ross 128 b yaşama dair izlerin aranacağı öncelikli seçeneklerin başında yer alacak. Sonuçta “ev alma komşu al” demişler!

Sanatçı gözünden Ross 128 b
ESO / M. Kornmesser

Airbus kendi kendine uçan taksilerini test etmeye hazır

Sürücüsüz otomobiller gerçek olduğunda pek çoğumuzun sahip olmadığı sürücüsüz taksilerle seyahat edeceği öngörülüyor. Bu öngörünün en büyük rakibi başka bir tür sürücüsüz araçlar olabilir: sürücüsüz uçan taksi ağı. Airbus firması bir süreden beridir Vahana projesi ise bu ağ üzerinde çalışıyordu ve nihayet çalışmaları test edecek olgunluğa erişmiş gözüküyor.

Airbus Vahana

Test için havaaracını geliştirdikleri yerde söküp uçacağı yere gönderip burada tekrar birleştirecekler. Uçuş testi başarılı olursa yeniden söküp geldiği yere gönderilecek. Araç, kolayca sökülüp farklı bir noktaya kara yoluyla taşınabilecek biçimde tasarlandığı için böyle bir yol izliyorlar.

Uluslararası Uzay İstasyonu’na ikmal

Orbital ATK 8 roketi ile yörüngeye taşınan Cygnus kapsülü ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na 3.3 tonluk ikmal gerçekleştirildi. Cygnus kapsülü istasyona 14 Kasım günü kenetlendi. Kargo zararlı özelliklerini mikro kütleçekim ortamında garip şekilde azalan bakteriler, yörüngeye yerleştirmek üzere küpsatlar, bilimsel deneyler, uzay yürüyüşü ekipmanları, istasyon için donanımlar ve elbette mürettebat için erzak içeriyor.

Cygnus kapsülü CanadArm 2 robot kolu ile istasyona kenetleniyor.
Foto: NASA.

Uzay ülkesi Asgardia’nın ilk uyduzu uzayda

Yörüngedeki bir istasyonda bağımsız bir devlet kurmayı amaçlayan Asgardia, ilk uydusunu uzaya yolladı. Orbital AKT Antares roketiyle Uzay İstasyonu’na gönderilen kargo içinde yer alan ve UUİ’den yörüngeye oturtulacak ayakkabı kutusu boyutundaki uydu Asgardia-1 adını taşıyor. Hedef ile fırlatılan uydu arasında epey bir fark var ama unutmayın “Roma bir günde kurulmadı”. Asgardia’nın kurucusu İgor Aşurbeyli de Asgardia’nın ilanından 13 ay sonra söz verildiği şekilde ilk uydusunun fırlatıldığını vurgulamış.

Yarım terabayt depolama kapasitesine sahip uydu Asgardia ‘vatandaşlarının’ uzaya gödenrdiği türlü selfi, kedi fotoğrafları, metin dosyaları gibi kişisel verileri taşıyor.

Asgardia-1 uydusunun bilgisayarda üretilmiş görüntüsü.

Amatör astronotlar uzaya çıkmak için bağış topluyor

Uzay çalışmaları uzun yıllarca devlet kurumları eliyle yürütüldü. Son on yılda ise özel girişimlerin etkinliği önemli ölçüde arttı. Sırada kâr amacı gütmeyen topluluklar olabilir. Danimarka’nın Kopenhag kentinde yaşayan ve kendilerini Copenhagen Suborbitals (CopSub) olarak adlandıran bir grup amatör astronot, kendi uzay araçlarını inşaa edebilmek için bağış topluyor. Son on yılda topladıkları bağışlarla bir düzineden fazla roket üreten grubun uzaya çıkıp çıkamayacağını ise zaman gösterecek; yalnız fotoğraflardan anlaşıldığı üzere bu konuda epey ciddiler:

Copenhagen Suborbitals
Foto: Thomas Pedersen

Uluslararası Uzay İstasyonu’na 17 yıl sonra yeni yazıcı

Uzayda kullanılan teknolojiler kimi zaman insanların kafasındaki uzay teknolojisi algısının epey uzağında şeylerdir. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotların da bir yazıcıya ihtiyacı var. Ayda 1,000 baskı için istasyonda biri Rus kısmında bulunan iki yazıcı kullanılmakta. NASA yaklaşık 20 yıllık Epson 800 Inkjet yazıcısını (Uzay Mekiklerinde de bundan kullanılıyormuş) yeni bir HP Envy 5600 ile değiştirmeye karar vermiş.

Dışardan bakınca pek de uzay çağı teknolojisiymiş gibi durmuyor.
Görsel: HP

Elbette yeni yazıcı yörüngeye çıkamdan evvel gerekli olamyan kısımları sökülecek. Yazıcı seçimindeki kriterleri ise sıfır yerçekiminde çalışabilmesi, çalışırken mürekkebi boşa harcamaması, alev almayan malzemeli ve tabii bir de enerji tasarruflu olması.

Kaynak: Bilim ve Teknoloji dergisi

Büyük Ateştopu Meteoru

Görsel & Telif: Ollie Taylor

17 Kasım’daki Günün Astronomi Görseli bir dağ geçidinde gerçekleşen astrofotoğraf çalışmasında şans eseri Büyük Ayı takımyıldızından rol çalan bir meteor görülüyor. Fotoğrafa şans eseri girmeyi başaran bu meteorun Almanya üzerinde ölçülen yolu, Kasım ayındaki Taurid Meteor Yağmuru’nun aktif saçılma noktasıyla uyum gösteriyor.

Leonardo Da Vinci İstanbul’da

Leonardo Da Vinci’nin Salvator Mundi adlı tablosu bir açık arttırmada 450 milyon Amerikan dolarına alıcı bularak en pahalı sanat eseri rekorunu kırdı. Tabloyu alanın kimliği bilinmiyor.

Tablo bir zeniginin özel koleksiyonuna katıladursun biz züğürtler için kapsamlı bir Leonardo Da Vinci sergisi İstanbul’da açılacak. Da Vinci’nin tahayyül ettiği icatların 100 replikasının yanı sıra orjinal el yazmaları, tablo ve çizimlerinden oluşan yaklaşık 200 eser sergilenecek. Jean-Christophe Hubert’in küratör olduğu Leonardo Da Vinci Expo: Dahi İstanbul’da isimli sergi 14 Aralık 2017 – 7 Nisan 2018 tarihlerinde UNIQ İstanbul’da açık olacak.

Jüpiter’in bulutları

fırtına kuş bakışı görünüm.

Tanrıyı bilmenin en iyi yolu pek çok şeyi sevmektir

der ünlü ressam Vincent van Gogh. Girdap gibi birbirleri içine giren bu renkler ilk bakışta andırsa da ressamın tablosundan bir kesit değil. Ancak dediği gibi sevilmeyi hakeden güzelliğiyle Jüpiter’in devasa fırtınalarından birine ait.

Fırtına saat yönünün tersine dönmekte. Bulutlar ise birden fazla yükseklik katmanına dağılmışlar. Açık renkliler daha yüksekteyken daha koyu renkliler daha derindeki katmanlarda dolaşmakta. Fırtınanın parlak kolları içinde daha küçük bulutların bir kısmı resmin sağ tarafında gölgeler oluşmasına neden oluyor. Güneş ışınları soldan gelmekte.

Gaz devi Jüpiter ile Dünya’nın karşılaştırması

NASA’nın Juno uzayarcı tarafından, hedef gezegene 9. yakın geçisi sırasında çekilen fotoğraf Jüpiter’in kuzey yarıküresinden bir kesiti göstermekte. 24 Ekim tarihinde gezegenden 10.108 km uzaklıktan elde edilen görüntüde her piksel 10.6 km genişliğinde bir yüzeye denk geliyor.

Juno uzayaracı üzerindeki JunoCam isimli kamera ile elde edilen ham görüntü verileri JunoCam ağ sayfasına yüklenmekte. Dileyenler bu görüntüleri işliyorlar. Bu görüntüyü işleyip renklendirenler ise Gerald Eichstädt ve Seán Doran isimli gönünlüler olmuş.

Canlı renkli bulutlar ve gölgelerin genişlik ve uzunlukları 7-12 kilometre arasında değişmekte. Kuzey yarıküredeki bu bulutlar Juno’nun görütülediği diğer küçük bulutlara benzemekteler. NASA araştırmacıları hem küçük hem de büyük bulutların amanyok kristallerinin yukarı akımından oluştuğunu düşünüyorlar. Muhtemelen su buzu kristalleri ile karışık haldeler.

kaynak: NASA | space.com

Yıldızlı Gece – Vincent van Gogh

 

Zürafa (Camelopardalis) Takımyıldızı

Kuzey gökyüzünde Kutup Yıldızı’nın aşağısında, Büyük Ayı ile Cassiopeia (Kraliçe) takımyıldızları arasındaki sönük yıldızlardan oluşan, geniş bir burçtur.

yıldız haritası
Gök haritasında Zürafa Takımyıldızı.

Antik Yunanlar zürafaya kafası deveye, vücudu ise çizgilerinden ötürü leopara benzediği için camelopardalis (καμηλοπάρδαλις) isimini layık görmüştür. Zürafa takımyıldızına ise bu ismi Antik Yunanlılar vermemiştir. Farkedilir derecede parlak yıldızlara sahip olmadığından antik zamanlarda kimsenin ilgisini çekememiş, nihayet Petrus Plancius tarafından 1612 (veya 1613) yılında tanımlanmıştır.

Voyager 1

Artık yıldızlararası uzaya erişmiş olan Voyager 1 sondası, Camelopardalis takımyıldızı sınırları içinde ilerlemekte. Her yıl Dünya-Güneş mesafesinin 3.4 katı kadar yol kateden Voyager 1, 40 bin yıl kadar sonra, şu an Dünya’dan 17.6 ışık yılı uzakta olan  AC +79 3888 yıldızının 1.7 ışık yılı yakınından geçiş yaparak yoluna devam edecek.

Voyager 1

Oldukça sönük bir takımyıldız olsa da bu görülebilecek hiçbir şeye sahip olmadığı anlamına gelmiyor. Gökyüzündeki konumu galaktik düzlemin karşısında yer alır ve sınırlarında birçok uzak gökadaya sahiptir.

NGC 2403
1788 yılında William Herschel tarafından keşfedilen bir sarmal galaksi. Dünya’dan 8 milyon ışık yılı uzakta bulunan bu gökada aynı zamanda M81 Grubu‘nun dış üyelerinden biri. Gökada 8.0 kadir parlaklıkta ve gökyüzünde ortalama 0.25° uzunlukta görülür.

ngc 2403 gökadası
NGC 2403. Telif: Eric Coles ve Mel Helm

NGC 1502 ve Kemble’ın Yığını
NGC 1502 Dünya’dan 3000 ışık yılı ötede bulanan bir açık yıldız kümesidir. Yaklaşık 45 yıldız barındırır ve 6.9 kadir parlaklığıyla bir dürbünle kolayca izlenebilir. Bu küme içinde 20 yıldız ip gibi sıralanmış gözükür. Bu sıra Kemble’ın Yığını (Kemble’s Cascade) olarak anılmakta ve gökyüzünde 2.5° derece boyunca Samanyolu’na paralel olarak Cassiopeia’ya doğru uzanmaktadır.

NGC 1502 resmin solundaki yıldız kümesi. Kemble Yığını ise bu yıldız kümesinden başlayarak görüntünün üst köşesine doğru ilerleyen yıldızlardan oluşuyor.
Telif: Jim Thommes

IC 342
Dünya’dan 11 milyon ışık yılı uzaklıktaki 9.1 kadir parlaklıkta bir sarmal gökadadır.

IC 3568 (Limon Dilimi Bulutsusu)

4500 ışık yılı (1300 parsek) uzağımızdaki bir gezegenimsi bulutsudur. Gökyüzünde Polaris, yani Kutup Yıldızı’na sadece 7.5 derece uzaklıktadır. Görece genç bir bulutsu olup çekirdek çapı sadece 0.4 ışık yılıdır. 12.3 kadir parlaklığı ile pek amatör gözlemcilere göre bir hedef sayılmaz.

IC 3568 (Limon Dilimi Bulutsusu)

Zürafa takımyıldızındaki başlıca yıldızlar

Burçların yıldızları Grek harfleriyle (α, β,..) parlaktan sönüğe doğru adlandırılır. Zürafa’nın sönük yıldızları zamanında parlaklıklarına göre doğru sıralanamadığından bu kurala uymazlar.

β Cam 4.03 kadir ile Camelopardalis’in en parlak yıldızıdır. Biri 4.0 diğeri 8.6 kadri parlaklıkta yıldızlardan oluşan bir çift yıldız sistemidir. Başyıldız sarı renkli, Dünya’dan 1000 ışık yılı uzakta parlayan bir süper devdir.

CS Cam bu takımyıldızdaki en parlak ikinci yıldızdır.

α Cam 5 bin ışık yılı uzakta parıldayan mavi renkli bir süper devdir. 4.3 kadir parlaklığıyla insan gözüyle kolayca görülebilen en uzak yıldızlardan biri olup Zürafa’nın en parlak 3. yıldızıdır. Süper dev diyoruz çünkü 31 güneş kütlesindeki bu yıldızın yarı çapı güneşimizin 37 katı. İçine 50 binden fazla Güneş sığabilir! Güneş’ten 620 bin kat fazla ışık yaydığı için çok uzaktan parlak biçimde görülebiliyor.

11 Cam Dünya’dan 650 ışık yılı uzakta olup, 5.2 kadir parlaklığında görülür.
Yine 650 ışık yılı uzağımızdaki 6.1 kadirlik 12 Cam’a oldukça yakındır. Ancak bunlar gerçek çift yıldız değillerdir.

Σ 1694 (Struve 1694, 32 Cam) 300 ışık yılı uzaklıkta bir çift yıldızdır. İki bileşen de mavi-beyaz renktedir; başyıldız 5.4, yoldaş olansa 5.9 kadir parlaklığında.

Z Cam AAVSO programı kapsamında sıklıkla takip edilen bir değişen yıldız. Z Camelopardalis değişen yıldızlarının ilk örneği konumundadır.

 

Yararlanılan Kaynaklarkozmikbulut.comspace.com |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 31

Yrd. Doç. Dr. Sinan Aliş ve ekibi yeni bir değişen yıldız keşfetti

İstanbul Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi teleskobuyla RW UMi adlı yıldızı gözlemlerken görüş alanlarındaki başka bir yıldızın parlaklığının değiştiğini farketti. Bu sayede bilim insanlarımız yeni bir değişen yıldız keşfetmiş oldu. Bulunan değişen yıldız zonklayan değişen yıldız sınıfına giriyor. Bu yıldızlar tek başlarınadırlar ve belli dönemlerde yarıçapları artıp azalır. Keşfin ayrıntılarına sarkac.org‘tan erişebilirsiniz.

 

Elon Musk Türkiye’deydi

Elon Musk Anıtkabir’de.

SpaceX şirketinin kurucu ortağı Elon Musk, Türkiye’nin yaptırıp fırlatacağı Türksat 5A ve 5B uydularının fırlatmasına yönelik anlaşma için Türkiye’ye geldi. İlk önce umhurbaşkanlığı’nda poz veren Musk daha sonra Anıtkabir’i ziyaret etti. Musk’ın Anıtkabir ziyareti sosyal medyada doğal olarak büyük ilgi gördü. Anıtkabir’de çekilen fotoğraflardan, daha önce çekim için belli bir hazırlığın yapıldığı anlaşılıyor. Ancak Elon Musk’ın da Mustafa Kemal Atatürk hakkında belli bir bilgisi olduğu anlaşılmakta.

Yeni Türksat uydularını Airbus yapacak

Türksat 5A ve 5B haberleşme uydularının üretimi ve fırlatılmasını için Airbus ile yaklaşık 500 milyon dolarlık anlaşma imzalandı. Uyduların SpaceX’in Falcon 9 roketleri ile yörüngeye taşınması öngörülüyor. Airbus ile anlaşılmasında en önemli faktör üretim süresi oldu. İletişim uydularının konuşlanabileceği yörüngeler uluslararası bir örgütçe belirleniyor. Her ülkenin belli hakları var ancak uydu kullanmayan ülkeler bu haklarını kaybedebiliyor. Türkiye de yörünge haklarını kaybetmemek için bu uydularını belli bir süre içinde yaptırmayı amaçladı. Hâlâ üretim aşamasındaki Türksat 6A Türkiye’de üretilen ilk iletişim uydusu olacak.

Yıldızından büyük gezegen keşfedildi

Yıldızlar çok büyüktür. Söz gelimi Güneş’in içine 1 milyon kadar Dünya sığdırabilirsiniz. Jüpiter gibi gaz devleri Dünya’ya göre daha büyük olsa da onlar da yörüngesinde döndükleri yıldızlarının yanında küçük kalırlar. NGTS-1b adlı gezegen ise ezberleri bozar cinsten. 600 ışık yılı uzağımızdaki gezegen Jüpiter boyutlarında ancak bir kırmızı cüce olan yıldızı gezegenin yarı boyutunda. Astronomlar evrende en sık karşılaşılan yıldızların cüce yıldızlar olduğunu söylüyor; yani bunun gibi sistemlerla daha sık karşılaşabiliriz.

Antares’in en net görüntüsü

Yıldızlar o kadar uzaktırlar ki en güçlü teleskoplarla dahi yüzeylerine dair ayrıntılar göremeyiz. Gökbilimciler Avrupa Güney Gözlemevi’nin Çok Büyük Teleskop I (VLTI) dizisini kullanarak, 620 ışık yılı uzağımızdaki Antares’in en net görüntüsünü elde etmeyi başardılar. VLTI birden fazla teleskobun eşgüdümlü kullanılmasıyla sanal olarak 200 metre çaplı bir teleskop gibi gözlem yapabiliyor. Akrep takımyıldızında yer alan Antares, Akrebin Kalbi olarak da anılır, Güneş’ten 12 kat daha geniş. Kütlesi ise 700 kat daha fazla.

Güneş dışında bir yıldızın yüzeyine ait elimizdeki en net görüntü Antares’e ait. ESO/K. Ohnaka

Astronot kedi için anıt

Parisli Félicette (Feliset okunur) 18 Ekim 1963’te uzaya çıkan ilk kedi ünvanını kazandı. Uzaya insna yollamadan önce uzay ortamıın ve roket seyahatinin ne gibi etkilerini öğrenebilmek için o yıllarda uzaya çok sayıda hayvan gönderiliyor ve bu dostlarımız çok meşhur oluyorlardı. İlk köpek ve ilk şempanzenin daha sonra da anıt ve mezarla hatırlandığına dikkat çeken Matthew Serge Guy, Félicette için de bir anıt hazırlanması için kickstarter‘da bir kampanya başlattı.

Hawking bildiğiniz gibi: “Dünya ateş topuna dönecek”

Ünlü fizikçi ya tam bir felaket tellalı ya da Dünya’nın geleceğine dair karanlık tablo çizdiği cümleleri daha çok rağbet görüyor. Hawking bu defa artan nüfus ve enerji talebinin gezegeni felakete sürükleyebileceğini belirterek Dünya’nın alev topuna dönüşebileceğini kaydetti. Çözüm önerisi ise başka dünyalara açılmak.

NASA: Ozon Tabakası’ndaki delikte rekor küçülme

Fakat iyi şeyler de oluyor; NASA, Ozon Tabakası’ndaki deliğin 1988 yılından bu yana en küçük seviyesine gerilediğini duyurdu. Delik milyonlarca kilometre kare küçülmesine karşın hâlâ milyonlarca kilometre kare büyüklüğünde. Yine de eğer Montreal Protokolü olmasaydı büyüyen deliğin milyonlarca insanda deri kanserine sebep olmuş olacağı düşünülüyor. 1987 yılında Ozon Tabakası’nı kemiren kimyasalların yasaklanmasını hedefleyen Montreal Protokolü imzalanmıştı.

Ozon deliği Güney Kutbu’ndaki Antartika kıtasının üzerinde bulunuyor.

Yalnız şöyle bir problem var: iddiaya göre deliğin küçülmesinin sebebi küresel ısınmaya bağlı olarak Antartika’nın üstünde artan sıcaklık birçok stratosfer bulutunun oluşumunu engelledi. Bu bulutlar ozonun yok olmasna sebep olan reaksiyonların başlamasında önemli bir basamağı teşkil ediyor. Teşekkürler küresel ısınma! 🙂

Uzay ülkesi Asgardia

Son dönemde Türkiye’den yurtdışına göç etme fikri yükselişte. Hatta öyle ki İstanbul tarihinde ilk defa göç verdi. Bazıları ise gözünü daha yükseklere dikip Asgardia vatandaşlığına başvurdu. Asgardia şimdilik sadece bir nano uydu göndermeyi planlasa da hedefte daha büyük projeler var.. yoksa yok mu? Bilimkurgu Klübü’nden  İsmail Yiğit uzay ülkesi Asgardia projesini incelemiş.

F-35’ler paslandı

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre yeni nesil savaş uçağı olarak başta ABD olmak üzere NATO ülkelerinin gelecekteki uçağı gözüyle bakılan F-35’lerde standartları aşan derecede korozyon tespit edildi. Pentagon sözcüsü pasın sorumlusu olarak üretici firma Lockheed Martin’i gösterdi ve “düzeltilmesi gereken kusurlar F-35’in uçuş güvenliğini ve operasyonlarımızı tehdit etmeyecek nitelikte” açıklamasında bulundu. F-35 için pek çok ülke (Türkiye dahil) ciddi yatırımlar yaptı. F-35’lerle ilgili diğer problem iddialarını odatv’den okuyabilirsiniz.

F-35

bir dron hava trafiğini nasıl altüst eder

Havalimanları yakınında uçurulan dronlar uçakların iniş kalkışları sırasında ciddi tehlike oluşturmakta. Bu nedenle havalimanı sahasında dron uçurmak yasaktır. Ancak bu yasak kimi zaman bazı şuursuz kullanıcılar tarafından delinebiliyor. İngiltere’deki Gatwick Havalimanı da 2 Temmuz’da bir dronla ilgili sorun yaşayıp inişleri 14 dakika boyunca kapatmak zorunda kalmış. Videoda 14 dakika boyunca hava trafiğinin ne şekilde etkilendiği gösterilmekte.

Ağrı’da bir PKK dronu bulundu

İnsansız hava aracı kullanan sadece devletler değil. Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde bir arazide üzerinde bomba atar mühimmatı taşıyan PKK’ya ait bir dron düşmüş halde bulundu.

Carl Sagan Anıt İstasyonu

Dünyadışı anıtlardan biri Carl Sagan’ın anısını Mars’ın Ares Vallis denilen düzlüklerinde yaşatır.

Mars Pathfinder aracı tepeden görünüm
Mars Pathfinder aracının Mars üzerinde kendini çektiği görüntüsü.

Uzay çalışmalarına büyük katkılar sunmuş olan bilim insanı Dr. Carl Sagan, NASA’nın öncü Mars görevleri olan Mariner, Viking, Voyager araçları ile Jüpiter ve uydularını incelemek için geliştirilen Galileo uzayaracının öretilmesinde öncü bir rol üstlenmişti.

20 Aralık 1996 yılında 62 yaşında hayatını kaybeden Carl Sagan’ın adını Mars’ta yaşatmak amacıyla Mars Pathfinder aracının adı 1997 yılında NASA tarafından Carl Sagan Anıt İstasyonu (Carl Sagan Memorial Station) olarak değiştirildi.