Yuri Gecesi

12 Nisan insanlı uzay araştırmaları için büyük bir dönüm noktası. 1961 yılının 12 Nisan’ında Sovyet kozmonotu Yuri Gagarin, uzaya çıkan ilk insan oldu. Bu büyük olay 2001 yılından beri Yuri Gecesi (Yuri’s Night) olarak dünyanın farklı şehirlerinde pek çok etkinlikle kutlanıyor.

Size en yakın etkinliği yurisnight.net adresinden bulmanız mümkün ama sayfanın sonunda ben Türkiye’de olacakları yazdım zaten 👽

12 Nisan’da gerçekleşen bir diğer önemli olayı da unutmamak lazım. Gagarin’den 20 sene sonra, 12 Nisan 1981 günü, ilk uzay mekiği görevi (STS-1) fırlatması gerçekleştirildi.

“Paris’te Gagarin Günü” Aleksandr Deyneka, 1962

 

Yuri Gecesi 2018 için Türkiye’de gerçekleşecek etkinlikler:

İstanbul Üniversitesi

İÜ Amatör Astronomlar Kulübü ’nün düzenlediği etkinlik 12 Nisan Perşembe günü saat 18.00’de Dr. F. Korhan YELKENCİ’nin”Uzay Araştırmalarının Dünü, Bugünü ve Yarını” sunumuyla başlayacak; ardından saat 19:00’da Uğurcan ÇELİK’in “Uzay Sahnesinde Bir Yıldız: Yuri Gagarin” sunumu olacak. Sunumların ardından konser eşliğinde teleskoplarla gökyüzü gözlemi olacak. İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt’taki kampüsünde düzenlenen etkinlik herkesin katılımına açık ve ücretsiz.

ODTÜ

ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu, Yuri Gecesini 12 Nisan’dan sonraki cumartesi olan 14 Nisan’da kutlayacak. Etkinlik yeri Fizik U3. Yuri Gagarin anmasının ardından Wall-E film gösterimi, sonrasındaysa Fizik çimlerinde müzik ve dans eşliğinde gökyüzü gözlemi olacakmış. Jüpiter, çeşitli yıldız kümeleri ve takımyıldızları görmeyi planlıyorlar. Kostümle gelen katılımcılara sürpriz hediyeli kostüm yarışması da olacak. Ayrıntılar etkinlik sayfasında.

Hacettepe Üniversitesi

Hacettepe Astronomi Topluluğu’nun da katkı koyduğu Uzayın Gelişimi ve Yuri Gagarin etkinliği 12 Nisan 2018 saat 15:00’da Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Tuğrul İnal Konferans Salonu’nda gerçekleşecek.

Dokuz Eylül Üniversitesi Amatör Astronomi Topluluğu (Deuzay)

Deuzay 15 Nisan gecesi, evrenin sonunda  Yuri’s Night: World Space Party vol.3 adıyla bir parti düzenliyor. Deuzay da uzay temalı kostüm ve makyajla bekliyor. Fakat hediyeden bahsetmemişler 🙂 Ayrıntılar burada.

İSTEK Belde Okulları

10, 12 ve 13 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek etkinlik tüm halka açık; yalnız katılım formu doldurulması gerekiyor. Programda seminer, müze ve planetaryum gezisi bulunuyor.

Arp 273

Bazı gökadalar birbirleri ile kavuşurlar. Pek çok kez çarpışma tabiri kullansa da aslında olan şey birleşmedir. Andromeda takımyıldızı sınırları dahilinde ve bizden yaklaşık 300 milyon ışıkyılı uzakta bulunan UGC 1810 ve UGC 1813 galaksi çifti de romantik biçimde biraraya gelmekle meşgul. Hubble teleskobunun yakaladığı bu görüntü yüz milyarlarca yıldızın gül benzeri biçimini keskin şekilde bize sunuyor.

UGC 1810 ve UGC 1813 birlikte Arp 273 olarak anılırlar. Bu isimlendirme Halton Arp’ın Tuhaf Galaksiler Atlası’ndan (Atlas of Pecuilar Galaxies) gelmekte. İlk kez 1966 yılında yayınlanan atlas içersinde bugün 338 gökada gösterilmekte. Kataloğun hedefi sıradışı yapılar sergileyen gökadalardır.

Kameri Ay: Ay’ın evreleri

Yazının başında uyarayım: takvimde kullandığımız ay terimi uydumuz olan Ay’dan geldiği için gökcismi ile takvim terimi aynı isimle bolbol yer alacak. Büyük harfle başlayanlarda uydumuzdan bahsediyorum 🙂

Kamerî takvim, yani Ay takvimi, uydumuzun tam devresini temel alır ki buna sinodik ay da denir. Tam devresinden kasıt Ay’ın Dünya çevresindeki yörünge hareketinden dolayı aydınlık kısmının büyüyüp sonra tekrar küçülüp ilk haline dönmesi.

Arkaplanda İtalya Cridola’daki zirveler üzerinde Ay’ın evrelerinin görüldüğü bu birleştirilmiş görselde fotoğrafçı Giorgia Hofer, bir kameri ay boyunca uydumuz Ay’ın gökyüzündeki konumlarını ve evrelerini kaydetmiş. Ay’ın tüm evrelerini elde edebilmek için 27 gün için Ay’ın her 1481 dakikadaki (24 saat 41 dk) pozisyonunu hesaplamış, fakat hava koşulları elverişli olmadığı için gereken pozların çekilmesi işi tüm yıla yayılmış.

kaynak: spaceweathergallery.com | tr.wikipedia.org |

UBAKUSAT uzayda

Bu hafta SpaceX firmasının Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) gönderdiği Dragon kapsülünde Türkiye’den de bir kargo vardı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı (İTÜ-USTTL) sorumluluğunda üretilen UBAKUSAT (UBAK-3U-SAT) isimli deneysel küp uydu şimdilik ISS’te; zamanı gelince uzay istasyonundan yörüngeye bırakılacak.

Yaklaşık 3 kg’lık uydu 10x10x34 cm boyutlarındaki (3 birim küp uydu) UBAKUSAT, Türkiye ile Japonya arasında imzalanan anlaşma sayesinde ISS’e çıkartıldı. Japonların ISS’te sahip olduğu modül (içinde bilimsel çalışmaların yürütüldüğü oda olarak da düşünebilirsiniz) küp uyduları uzaya bırakmak için özel tasarlanmış teknik donanıma sahip.

ISS’ten yörüngeye yerleştirilecek olan uydunun, uzay istasyonunun o anki yüksekliği ile Güneş etkinliğine bağlı olarak 6 ile 12 ay arasında yörüngede kalması bekleniyor. Yörüngede sürtünme moleküler düzeyde olsa da zaman içinde uzaydaki araçların yavaşlayarak daha alt yörüngelere inmesine sebep olmaya yetiyor. ISS irtifası ne kadar yüksek, Güneş’in etkinliği ne kadar az ise uydu o kadar uzun süre yörüngede kalacak.

Uydunun görev yükünü, radyasyon ölçümü yapan dozimetre, Amatör Uydu Teknolojileri Derneği (TAMSAT) tarafından geliştirilen ve ses verisi aktarmada kullanılacak transponder ve 9 serbestlik dereceli bir sensör kartı taşıyor.

UBAKUSAT, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü, TAMSAT, GUMUSH Uzay Savunma ve Havacılık Ltd. Şti., Ertek Uzay Sistemleri Ltd. Şti., TURKSAT ve İTÜ-RF Laboratuvarı desteği ile geliştirildi.

Uydunun donanımı için 100 bin dolar harcanırken, 250 bin avroluk fırlatma bedelini Japon hükümeti karşıladı.

kaynakitu.edu.tr/haberler | usttl.itu.edu.tr | space.skyrocket.de |

Curiosity’nin Mars’taki 2.000’inci günü

Mars Curiosity gezgini Kızıl Gezegen’deki 2,000.  Mars gününü (sol) geride bıraktı. Fotoğrafta Curiosity, “Namib Kumulu” üzerinde laboratuvar analizi için kumları incelerken görülüyor. Curiosity’nin boyut olarak Elon Musk’ın arabasından aşağı kalır yanı yok. Bu büyük araç üzerinde örnekleri analiz edebildiği “Mars Bilim Laboratuvarı”nı taşıyor.

2012 Ağustos’unda Mars’a inen Curiosity, bu zamana kadar 18.7 km yol yaptı. 2013 yılında antik bir tatlı su gölüne dair kanıtlar buldu. 2014 yılından beri ise tırmanmakta olduğu Mount Sharp’ı (keskin dağ) incelemekte. Burada su ve rüzgarın bıraktığı izlere dair kanıtlar ortaya çıkardı. Bunlara bakarak Mars’ın milyonlarca yıl önce daha yaşanılabilir bir gezegen olduğu söylenebiliyor.

Bize yakın olan tekerleğinin üzerinde görülen bir kol var. O kol üzerindeki kamera ile araç kendisi çekiyor. Birden fazla açıdan çekilen görüntüler bilgisayarla birleştirilince dışarıdan çekilmiş etkisi yaratılıyor.

Kaynak: jpl.nasa.gov Fotoğraf: NASA/JPL-Caltech/MSSS

NGC 6522

Bir küresel küme olan NGC 6522, Yay takımyıldızı içinde, 25.100 ışık yılı uzağımızda (7.7 kpc) bulunur. 24 Haziran 1784 tarihinde William Herschel tarafından katologlanmış olan küme, 10.5 kadir görünür parlaklıkla gökyüzünde 2 arc derece alana boyunca uzanır.

Gökbilimcilerin 12 milyar yıldan daha yaşlı olduğunu düşündüğü NGC 6522, Samanyolu galaksisindeki en yaşlı yıldız kümesi olabilir.

kaynak: wikipedia |

Musa Manarov: uzayda bir yıldan uzun kalan ilk insan

22 Mart 1951 günü Bakü’de doğan Musa Khiromanovich Manarov, uzayda bir yıldan çok süre geçiren ilk insan oldu. Kendisi ayrıca uzaya çıkan ilk ve son Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti vatandaşıdır.

Musa Manarov 1987 sonunda çıktığı Mir uzay istasyonunda 1 yıl görev yaptı. Daha sonra 1990 yılındaki Mir göreviyle beraber toplam 541 günü uzayda geçirdi. Bu görevlerde 7 kez uzay yürüyüşü yaptı.

Manarov 1987’deki ilk görevinde Soyuz TM-4 ile yörüngeye çıktı. Soyuz uzayaracı, Mir uzay istasyonuna kenetlendikten sonra Manarov burada 1 yıl geçirerek “uzayda bir yıl geçiren” ilk insan oldu.

1990 yılında Manarov Mir’e bir kere daha çıktı. 176 günlük görev süresince Manarov Dünya’nın gözlemlenmesi ve uzayda inşaa üzerine çalıştı. Bu görevde 20 saat uzay yürüyüşü yaptı.

Manarov’un müzik sevgisi 🙂 :

“Hərdən musiqi dinləyirdik. “Mir”də fransız Jan-Lu Kretyenlə birlikdəydik. Mən açıq kosmosda işləyən kosmonavtlar üçün Azərbaycan instrumental musiqisini səsləndirərdim. Amma stansiyada ikimiz olanda, birlikdə açıq kosmosa çıxanda musiqiyə vaxt qalmırdı.”

 

 

Omega Centauri

NGC 5139 katalog numarasıyla da bilinen Omega Centauri (Omega Erboğa ya da ω Cen) Erboğa takımyıldızı sınırları içersinde, bizden yaklaşık 15,800 ışık yılı uzaklıkta bulunana bir küresel yıldız kümesidir.

Bilinen 200 kadar küresel yıldız kümesinin en büyüğü olan NGC 5139, yaklaşık 150 ışık yılı çaplık bir hacim içersinde 10 milyon civarında yıldızı barındırmaktadır. Toplam kütlesi Güneş’in yaklaşık 4 milyon katı olarak hesaplanmakta.

Samanyolu galaksimizin yörüngesinde, gökada halesi içinde hareket eder. Gökada halesinde bulunan diğer küresel kümelerin pek çoğundan farklı olarak, Omega Erboğa’nın yıldızları birbirlerinden farklı yaş ve madde bolluğuna sahiptir. Bu durum astronomlara Omega Erboğa’nın çalkantılı bir geçmişe sahip olabileceğini düşündürüyor. Yıldız kümesinin, Samanyolu gökadası ile birleşen küçük bir gökadanın geriye kalan parçası olması da ihtimaller dahilinde.

Roberto Colombari tarafından elde edilen Omega Centauri görseli.

Nasıl gözlenir?

Omega Erboğa bir güney gökyüzü cismidir. 3.9 kadirlik görünür parlaklığıyla (en parlak küresel küme) güney yarıküredeki gözlemcilere çıplak gözle bile rahatlıkla kendisini gösterir. Biz kuzeyde yaşayanlar için bu dev kümenin güzelliğini seyretmek çok kolay olmasa da imkansız değil.

Omega Centauri ülkemizden Nisan-Haziran döneminde görülebilir. Güney illeri görebilmek açısından daha şanslı olacaklardır. Dürbün iyi bir gözlem deneyimi sunacaktır. Daha detaylı görüntü almak istenirse teleskop kullanmak gerekir. Güney ufkuna oldukça yakın olacağından, ufkun ışık kirliliği yönünden temiz olması ve yer şekilleriyle kapanmaması şart.

Gözlem Tarihçesi

150 yılında Batlamyus’un Almagest adlı kataloğuna yıldız olarak geçen yıldız kümesi, bu katalogdan yararlanan ve Uranometria adlı yıldız atlasını yayınlayan Johann Bayer tarafından da yıldız olarak işaretlenerek Omega Centauri olarak adlandırılıyor. 1677’de Edmond Halley tarafından bulutsu olarak, 1830’larda John William Herschel tarafından ise küresel yıldız kümesi olarak tanımlandı.

kaynaklaren.wikipedia.org/wiki/Omega_Centauri | bulutsu.org | astrobin.com/167929/ |

 

Uranüs’ün halkaları

Satürn’ün ihtişamına yetişemese de Uranüs’ün de halkaları var. Uranüs’ün çevresinde halka gördüğünü ilk beyan eden kişi 1789’da William Herschel oldu. Bu halkalar çok sönük ve koyu olduğundan bilim insanları Herschel’in halkaları görmüş olabileceğinden pek emin değiller.

Uranüs’ün halka yapısı 10 Mart 1977’de James L. Elliot, Edward W. Dunham ve Jessica Mink tarafından keşfedildi.

1977’de keşfedilen Uranüs halkalarının Rick Sternbach tarafından yapılmış tasfiri.

1978’de 9 halka tanımlandı. 1986 yılında ise bunlara Voyager 2 tarafından çekilen görüntüler sayesinde keşfedilen 2 halka daha eklendi. 2003-2005 yılları arasında, Hubble Uzay Teleskobu’nun çektiği fotoğraflardan 2 dış halka daha bulundu. Toplam 13 halkadan en içteki 38 bin km, en dıştaki ise 98 bin km yarı çaplı.

Uranüs’ün halkaları oldukça karanlık. Işığın ancak yüzde 2’sini yansıtıyorlar. Organik madde içeren su buzundan oluşuyorlar. Büyük kısmını ince tozların meydana getirdiği halkalardaki daha büyük cisimlerin çapı 0.2-20 metre arasında değişiyor.

Bilim insanları halkaların yaşının 600 milyon yılı geçmediği görüşünde. Muhtemelen bir zamanlar Uranüs’ün yörüngesinde dolanan  birkaç uydunun çarpışma sonucu parçalanmalarıyla, faciadan arta kalan malzemeyle vücut buldular.

Uranüs’ün en büyük 4 halkasının, Hubble Uzay Teleskobu’nun yakın-kızılötesi kamerasına yansımış hali. Ayrıca gezegenin etrafında 10 uydusu görülmekte. Görüntünün renkleri Erich Karakoschka tarafından oluşturulmuş. 8 Ağustos 1998.

Kaynak: en.wikipedia.orgphotojournal.jpl.nasa.gov |