Temmuz 27th, 2010 by astroturk

Bir süredir yoğun olduğumdan ötürü Astrotürk’e eskisi gibi vakit ayırıp, yeni yazı giremiyorum. Bu sebeple bazı güncel haberleri kaçırdığım oldu. Artık güncel olmasalarda yazmak istediğim birşeyler var.

Bunlardan birincisi 7. nötron yıldızının keşfi. 1979 yılından bugüne dek 6 tanesi bulunan nötron yıldızları kolayca yerlerini belli etmiyorlar. NASA’nın Swift, Chandra uzay teleskoplarını kullanarak yapılan çalışmalarca keşfedilen nötron yıldızı bizden 40 bin ışık yılı uzaklıkta.

Araştırma ekibine liderlik eden, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Ersin Göğüş şu açıklamayı yapmış:

Keşifte bizi en gururlandıran konu, Türkiye’deki bilimsel ve teknolojik birikimin belli bir düzeye erişmesini görmek oldu. İyi bir ekibin Türkiye’de önemli bir keşfe imza atması bilimin ülkemizde geldiği noktayı da gösteriyor. Yıldızın keşfinin yapıldığını duyan bilim çevreleri, ekibimizle irtibata geçerek ortak çalışmak istediklerini dile getirdi. Ekibimiz, aralarında İtalya, ABD, İspanya, İngiltere ve Hollanda’dan da astrofizikçilerin de yer aldığı 23 kişiden oluşuyor

Nötron yıldızları, kütlesi güneşimizin 1,35 – 2,1 katı olan yıldızların ulaştığı bir evre. Yıldız ömürünü tamamlayıp merkeze çöktüğünde, yoğun kütle çekimi etkisiyle elektronlar atom çekirdekleri ile kaynaşır, buradaki protonlar ile birleşip nötronları oluştururlar. Sonuç olarak sadece nötronlardan oluşan bir kütle meydana gelmiş olur. Atom çekirdeği ve elektronlar arasındaki boşluklar kaybolduğundan, bu yıldızlar çok yoğun kütleye ulaşırlar: Birkaç santimetre küp içine milyonlarca ton sığar.

Diğer gelişme ise ışıkyılı uzaklıktan değil, atmosferin üst katmanlarından.

Bir balon, yükseldikçe artan iç basıncına dayanabileceği kadar yükselebilir. Sıradan uçan balonlar için bu mesafe ne kadardır bilmiyorum ama meteoroloji ölçümlerinde kullanılan özel balonlar, 40 km kadar yükselerek, atmosferin stratosfer katmanına çıkabiliyorlar.

Daha önce oyuncak ayıları bu yüksekliğe çıkartan bir balonu yazmıştım. 4 Temmuz günü de Türkiye’den bir balon gökyüzüne salı verildi, ayıcıksız tabi ki. Balon amatör radyocuların olunca taşıdığı ekipmanlar da ona göre olmuş anladığım kadarıyla (UHF VHF Cross sistem ve APRS). Pek bir şey anlamadım yani. Fakat balonun nereye gittiğini, enerjisi bitim sinyal yayamadığı ana kadar takip edebilmişler.

Balonun Trabzon’un Hıdırnebi yaylasından başladığı yolculuğu, Rize açıklarına kadar devam etmiş. Balon, kameraya sahip olmadığı için, yolculuğun kuşbakışı manzaralarını göremiyoruz ne yazık ki.

Görece yeni olan haber ise Türkiye’nin karbon elyaf üretebilen ülkeler arasına girişi. Havacılık ve uzay alanında da kullanılabilen karbon elyafı üretebilen 9 ülke vardı, AKSA’nın kurduğu tesis ile  bu ürünün ülkemizde de üretimi gerçekleşecek. Karbon elyaf çelikten daha dayanıklı ve daha hafif olması sebebiyle pekçok alanda tercih edilen bir malzeme. Yerli üretim insansız hava araçlarımınız (Çaldıran) gövdesi de karbon elyaftan oluşturulmuş.

kaynaklar: ta7ka.com | vikipedia | teknoport.com.tr | askerhaber.com |

Share
Mart 14th, 2010 by astroturk

Endeavour STS-130 KenKremer

Endeavour STS-130

Barack Obama, Takımyıldız (Constellation) programını iptal etti fakat söz konusu milyarlarca dolarlık endüstri olunca, böylesi bir kararın yankıları uzun sürebiliyor. Özellikle uzay endüstrisine ev sahipliği yapan Teksas ve Florida eyaletlerinin senatörleri, bu iptale karşı çıktılar ve Başkan Obama’yı eleştirdiler. Obama’nın politikasını eleştirmeleri boşuna değil,  Takımyıldız programının iptali ve uzay mekiği programının sona ermesi, Amerikan uzay araştırmalarının kalbi sayılabilecek bu eyaletlerde binlerce kişinin işine son verilmesi anlamına geliyor. Kaynaklara göre en azından 9.000 kişi işsiz kalacak.

Bu ayın başında Teksaslı senatörlerden Kay Bailey Hutchinson, uzay mekiklerinin bu yıl planlanan emekliliklerinin 2012 yılına ertelenmesini önermişti. Senatör, geç emeklilliğin faturasının 2010-2012 arası dönemde 3,4 milyar dolar ek bütçe gerektirdiğini söylerken, NASA’nın 2009 yılında yaptığı benzer bir uzay mekiği uzatma planında (ing. /.pdf) en azından 4,6 milyar dolara ihtiyaç duyulacağı belirtiliyordu.

Bu önerinin kabul edilip edilmeyeceği henüz belirsiz. Fakat  geçen salı günü NASA yöneticisi John Shannon, mekik uçuşlarının uzatılabileceğini söyledi. Uzatmanın gerçekleşmesinde kilit mesele olan paranın geleceği ise meçhul. NASA yöneticisinin söylediğine göre uzay mekiği programını devam ettirmenin maliyeti yıllık 2,4 milyar dolar. Bununla da kalmıyor; kaç uçuş yapmak istediğinize göre maliyetler artıyor.

Ana yakıt tankı -hani şu koca turuncu şey- her uçuşta okyanusa düşüp dibi boyluyor. Bu yüzden her seferinde yenisi üretilmek zorunda. NASA’nın stoklarında 5 tanesi mevcut. Şimdiki plana göre kalan 4 uçuşun dışında bir uçuşa daha yetecek tank var. Daha fazla uçuş için, artık çalışmayan yakıt tankı üretim bantlarının yeniden başlatılması gerekiyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu ve arka planda yeryüzü

Uzay mekiği uçuşları Uluslararası Uzay İstasyonu projesi açısından da önemli. Mekikler istasyona mürettebat, kargo  ve istasyonun parçalarını taşımaktaydı. Mekik seferleri ve istasyonun inşası bittiğinde, kargo ve mürettebat taşıma işi Rus Soyuz uzay araçlarının sorumluluğunda olacak. Bunlara Amerikalı astronotlar da dahil; tabi eğer uzay mekiği seferleri uzatılmazsa.

Bu elbette sonsuza kadar böyle sürmeyecek. NASA, alçak Dünya yörüngesine mürettebat ve kargo taşıma işlerini özel uzay şirketlerine, yani taşeronlara bırakacak. Özel şirketlerin mürettebat taşıyabilme kapasitesine ulaşabileceklerine dair bazı şüpheler olsa da NASA kargo taşıma işi için çoktan anlaşma yapmış durumda. SpaceX firması bu anlaşmaya göre NASA için kargo taşıma aracı tasaralamakla meşgul. Geçtiğimiz salı günü bir uçuş testi gerçekleştirdiler bile.

Bu arada Amerika’nın insanlı uzay uçuşlarının geleceğine yönelik tartışmalar devam ederken, son mekik uçuşunun yaması  seçildi bile:

kaynak: wired.com/../shuttle-hail-mary/ | universetoday.com |

Share