Haziran 30th, 2009 by astroturk
101 yıl önce bugün, bu yazının yayına gidriği saatte, Sibirya’da büyük bir patlama gerçekleşti. 10-15 kilotonluk dinamite eşdeğer güçte gerçekleşen patlama bölgesinde devrilmiş binlerce ağacın görüntüsü felaketin şiddetini gözler önüne seriyordu.

Geophysical Research Letters’da yayınlanan bir araştırmaya göre, Dünya’yı vuran şeyin bir meteor mu yoksa kuyruklu yıldız mı olduğu konusundaki tartışmalar yeni bir boyut kazanacak. Araştırmanın lideri Michael Kelley “Dünya’ya 1908 yılında bir kuyruklu yıldız çarptığının kanıtı son derece güçlü” diyor .
Araştırmacılar kuyruklu yıldızın buzul çekirdeğindeki büyük miktarda suyun 2-boyutlu türbülans denilen bir süreçte aniden atmosfere karıştığını ileri sürmekte. Bu teori neden bir gün sonra binlerce kilometre ötede gece parlayan bulutların ( GPB; ing: NLC) oluştuğunu açıklıyor.
GPB’ler üst atmosferde 80 km yükseklikte bulunan bölgelerde oluşuyor. Bu onlara en yüksekteki bulutlar ünvanı kazandırmakta. Troposfer tabakasında oluşan diğer bulutlarsa 15 km yüksekliğin altında oluşuyorlar. GPBler bulundukları mezosfer tabakasında sıcaklığın -117 C değerini aldığı yaz aylarında görülmeye başlıyor.
Uzay mekiğinin eksoz bulutu, kuyruklu yıldızın etkisine benziyor. Bir uzay mekiği uçuşunda 300 ton su buharı atmosfere karışır. Bu su partiküllerinin Arktik ve Antartik bölgelerine taşındığı keşfedildi. Buralarda mezosfere inerek buluta dönüşüyorlar. Kelley ve çalışma arkadaşları Endeavour uzay mekiğinin (STS-118) 8 Ağustos 2007′deki fırlatılışından sonraki birkaç gün içersinde GPB olayı gözlemlemişler. Benzer bulut oluşumları 1997 ve 2003′teki fırlatmaların ardından da görülmüş.

Tunguska Olayı’nın ardından Avrupa ve özellikle 4.800 km’den daha uzak mesafede bulunan Biritanya’da gece göğü günlerce parıldamış. O zamanki görgü tanıklarının ifadelerinden, gökyüzündeki bu parıldamanın sebebinin NLC olduğu sonucuna varmışlar.
Araştırmacılar bu sonuçtan hareketle, giriş yaptığı anda içeriğindeki su atmosfere karışacak olan kuyruklu yıldızın, uzay mekiği ile benzer etki göstererek bu GPBleri meydana getirmiş olduğunu dolayısıyla da Tunguska’nın aktörünün su içermeyen bir göktaşı değil kuyruklu yıldız olduğunu iddia ediyorlar.
kaynak
tr.wikipedia.org/ | http://www.ucar.edu/news/ | fotoğraf: nightskyhunter.com, Martin M. Kenna’nin izniyle
Şubat 7th, 2009 by astroturk
1996 yılında henüz 7 yaşındayken bir kuyruklu yıldız keşfettiğini sanan, fakat bunun Hale ve Bopp adında iki kişi tarafından kendisinden önce bulunduğunu öğrenmesiyle hayal kırıklığına uğrayan Çinli Kuanzhi Ye, 19. yaşında (2007) muradına ermil ve bir kuyruklu yıldız keşfetmişti!

Lulin Kuyruklu Yıldızı'nın Jack Newton tarafından 1 Şubat 2009'da 35cm teleskobuyla yakaladığı görüntüsü
Bu kuyruklu yıldıza Lulin adı ise onun ilk fotoğrafını yakalayan Tayvan’daki bir gözlemevince verildi. Bu olayın ardından Çinli genç kendine derhal bir CCD kamera aldı mı bilinmez, ama keşfi Dünya’ya yaklaşıyor. Şu an için cismi çıplak gözle görebilmek için ışık kirliliğinin olmadığı yerlerde gözlem yapmak gerekiyor.
Dünya’ya en yakın konumuna (0,41 AB) 24 Şubat 2009 tarihinde ulaşacak kuyruklu yıldız, güneş sistemi içine ilk defa geldiği için sürprizlere gebe olabilir. Daha önce Güneş’in ısısına maruz kalmadığından sahip olduğu madde hiç uzaya saçılmadı ki bu sebepten ötürü ardında daha büyük bir kuyruk bırakma ve daha büyük bir parlaklığa ulaşma şansı var.

Lulin siyanür ve diatomize karbon içerdiğinden yeşil renkte parlıyor. Görüntü Gregg Ruppel tarafından yakalanmıştır.
İçeriğindeki, diğer kuyruklu yıldızların da çoğunda bulunan ve zehirli bir gaz olan siyanür (CN) ile diatomize karbon (C2), uzaydaki vakum ortamında güneş ışınlarının da etkisiyle kuyruklu yıldıza yeşil rengini veriyor.
Lulin gezegenler ile ters yönde hareket ettiği için gökyüzünde oldukça hızlı hareket ediyor. Bu alışıldık olmayan durum nedeniyle teleskop ve dürbün kullanılarak yapılan gözlemlerde kuyruklu yıldızı gökyüzünde yıldızlardan ayırmak oldukça kolay.
kaynaklar
universetoday.com | science@nasa | spaceweather.com
Ocak 4th, 2008 by astroturk
30 Aralık günü Norveç’ten Tom Victor tarafından çekilen bu görüntüde spiral M33 galaksisi ile kuyruklu yıldız aynı karede buluşmuş:

Yeşil rengin sebebi kuyruklu yıldızın atmosferinde bulunan, zehirli bir gaz olan siyanojen (CN) yani siyanür iyonu ile diatomik karbon (C2). Bu iki gaz vakum ortamında, güneş kaynaklı UV ışınlarının etkisiyle yeşil renkte parlıyor.
Kasım 19th, 2007 by astroturk

Yukarıdaki görüntü Holmes kuyruklu yıldızının Perseus takım yıldızının en parlak yıldızı olan Mirfak’a çok yakın olduğu bir ânı gösteriyor. Görüntüyü yakalayan İran’ın Niasar kentinden Babak Tafreshi. Alttaki yapı Zerdüştiler tarafından asırlarca kullanılmış olan, 1600 yıllık bir ateş tapınağı.
Ekim 25th, 2007 by astroturk
Geçen hafta Türkiye’den Tunç Tezel, LONEOS kuyruklu yıldızını ve yeşil kuyruğunu görüntüledi:

Temmuz 15th, 2007 by astroturk
(Fuzzy) yeşil kuyrukluyıldız Linear VZ13 dün akşam Dünya’ya en yakın konumundaydı. Uzaklık: 86 milyon kilometre (Dünya ile Güneş arası: 150 milyon km). 8. kadirden bir yıldız parlaklığıyla çıplak gözle fark etmenin mümkün olmadığı bir hedef. Buna karşın herhangi bir büyüklükteki teleskopla izlemek mümkün.
13 Temmuzda, Linear kuyrukluyıldızı bir çift gökadanın yanından geçti. İtalya Soriano’daki Cimini Astronomi Gözlemevi’nden Paolo Candy NGC5866 (M102) ile Linear’ı görüntüledi:

Sekiz saat sonra, kuyruklu yıldız splinter gökadası diye de bilinen NGC5907 ile karşılaştı. Yakaladığı görüntüde bir gökadanın da olması David Lee’yi sevindirmiş.
Temmuz 11th, 2007 by astroturk
Linear kuyruklu yıldızı Ejderha takımyıldızında, 3. kadirden bir yıldız olan Edasich’in (İota Drakonis) yanındayken gözlendi. Bu yıldız en çok, kütlesi Jüpiter’in 9 katı olan büyük gezegeniyle biliniyor. Bu gece onu kuyruklu yıldızı bulmak için kullanabilirsiniz.Kuyruklu yıldız ve dünyanın üç boyutlu yörüngesini burada inceleyebilirsiniz. Aşağıda da bugün saat 22.00 için gök haritasını görüyorsunuz. Edasich yıldızının yerini daha ayrıntılı görebilmek için resme tıklamanız yeterli.

8. kadirden Linear ne yazık ki çıplak gözle gözlemlenemeyecek kadar soluk, fakat bir dürbün yardımıyla sevimli bir tüy şeklinde görülebilir. Her boyuttan teleskoplar içinse kolay bir hedef. Dolayısıyla, kendi gözlemevine sahip olan John Chumack için, aşağıdaki görüntüyü yakalamak pek de zor olmamıştır!

Büyük bir virgüle benzeyen kuyruklu yıldızın çekirdeği çok parlak olsa da, kuyruğu küçük ve sönük.
Kuyruklu yıldızın atmosferinin yeşil olmasının nedeni içeriğinde bulunan zehirli bir gaz olan siyanojen ve diatomik karbon (C2). Her iki madde güneş ışığıyla aydınlandığında yeşil renkte ışıldıyor. Bu süreç titreşimli florasan (resonant fluorescence) olarak adlandırılıyormuş.
kaynak: spaceweather.com |