Aralık 11th, 2008 by astroturk

Kötü hava şartları nedeniyle Florida yerine California’ya inen uzay mekiği Endeavour, mekik taşıyıcı uçağın sırtında Florida’daki Jhon F. Kennedy Uzay Merkezi’ne getirildi. Burada 250 kişilik bir ekip tarafından, bir sonraki Dünyadışı görevi için hazırlanacak. Bir sonraki mekik görevi ise Şubat’ın 12′si için planlanıyor. Bu görevde uzay mekiği Discovery kullanılacak  ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 4. güneş paneli seti kurulacak.

kaynak: dailymail |

Share
Aralık 9th, 2008 by astroturk

oyuncak_ayi

Bugüne dek uzaya pek çok şey yollanmıştı. Bunların arasına şimdi de oyuncak ayılar eklendi. Britanya’da bir grup öğrenci uzayın sınırına helyum dolu bir balon kullanarak 4 oyuncak ayı yolladı.

Bu sevimli astronotların uzay kıyafetleri, 30 km yükseklikteki ortalama -53C sıcaklıktan etkilenmemeleri amacıyla, Cambride şehrinde bulunan iki okuldaki öğrenciler tarafından hazırlandı. Alüminyum folyo ve pet şişe (alttaki ayının başında) kullanılarak hazırlanan kıyafetlerin altında, sıcaklığı ölçmek için termometreler bulunuyor. Böylece dış ortamda bulunan termometrelerden alınan sonuçlarla, ayıların ‘vücut sıcaklıkları’ karşılaştırılabilmekte.

Toplam 2 saat 9 dakika süren uçuş, helyum dolu balonun iç basınca dayanamayarak patlamasının ardında, uzay aracının paraşüt yardımıyla yeryüzüne yumuşak iniş yapmasıyla sona erdi. Uzaklığını ölçmek için bir radyo vericisine sahip olan araç, fırlatma alanı olan Churchill Koleji’nin yaklaşık 100 km ötesine iniş yaptı.

oyuncak_ayi2

Öğrenci grubuna 21 yaşındaki aerodinamik öğrencisi Henry Hallam liderlik etti. Hallam’in tek derdi elbette peluş oyuncaklara hayatlarının uçuşunu yaşatmak değildi. Aracın üzerinde bulunan ölçüm aletleri sayesinde stratosferdeki hava koşulları ve dondurucu soğuğa karşı kullanılabilecek isolasyon mlazemeleri hakkında bilgi toplamakla ilgilenen Hallam, çocukların fiziği böylesi farklı ve ilgi çekici gerçek deneylerle daha kolay öğrenebileceğini düşünüyor.

Kaynak: mailonline |

Share
Aralık 7th, 2008 by astroturk

Hava muhalefeti sebebiyle esas iniş yeri olan Florida’daki John F. Kennedy Uzay Merkezi yerine, California’da bulunan Edvards Hava Üssü’ne inen uzay mekiği, pazartesi günü bir jumbo jetin sırtında Florida’ya dönecek. Mekiği California’dan Florida’ya nakliyesinin maliyeti 1,8 milyon dolar.

Uzay mekiklerinin iniş için pek çok seçeneği olsa da, uzaya fırlatılabilecekleri tek yer Florida’daki uzay üssü. Bu yüzden farklı bir iniş alanını kullanan mekikler, NASA’nın sahip olduğu iki adet mekik taşıyıcının sırtında Kennedy Uzay Merkezi’ne geri getirilmek zorundalar.

Atlantis uzay mekiği, mekik taşıyıcının sırtında Florida'ya giderken.

Atlantis uzay mekiği, mekik taşıyıcının sırtında Florida'ya giderken.

Mekik taşıyıcılar (Shuttle Carrier Aircraft/SCA) esasen modifiye edilmiş Boeing 747′ler. Bu uçakların içinde yolcular için hazırlanan koltuk, bagaj vb hiçbir şey bulunmuyor [alttaki resim]. Buna rağmen ağırlıkları 113 ton ve dahası yaklaşık 80 tonluk bir kargoyu da sırtlarında taşıyabilmek zorundalar. Hal böyle olunca, mekik taşıyıcılar sıradan 747′lere göre iki kat fazla güce ve yakıta gereksinim duyuyorlar. Bu da saatte 18 ton yakıt demek.

Bir mekik taşıyıcının içi. Ağırlığı azaltmak için bütün fazlalıklar çıkartılmış.

Bir mekik taşıyıcının içi. Ağırlığı azaltmak için bütün fazlalıklar çıkartılmış.

Kaynak: phsyorg.com | nasa.gov/returntoflight |

Share
Kasım 30th, 2008 by astroturk

Görevi sona eren ve cuma günü UUİ’den ayrılan Endeavour uzay mekiğinin, planlara göre 24 saat içinde yere inmesi gerekiyor. İçlerinde, 182 gündür dünya dışında görev yapan astronot Gregory Chamitoff’un da bulunduğu mekik ekibi iniş için hazır. Fakat iniş bölgesindeki hava şartlarının yarın ne olacağı belirsiz. Bu yüzden iniş bir gün ertelenebilir.

Uzay mekiği Endeavour’un görevi, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun mürettebat kapasitesini arttırılabilmesi için yeni pis su geri dönüşüm cihazının taşınmasıydı. 150 milyon dolar değerindeki bu yeni gereç ile daha fazla nüfusun (6 astronot) ihtiyacına uygun olarak, pis sudaki idrar ayrıştırılıp yeniden temiz su elde edilecek.

kaynak: phsyorg.com |

Share
Kasım 27th, 2008 by astroturk

Apollo 9′da da görev alan deneyimli astronot Rusty Schweickart Viyana’da Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerine göktaşlarının yarattığı tehlikeleri ele alan bir rapor sundu.

Söz konusu raporda Dünya’yı yerlebir edecek bir göktaşını engelleyebilecek teknolojiye insanlığın sahip olduğu, en azından göktaşının vuracağı kıta veya okyanus çevresinde yaşayanlarrın farklı yerlere taşınarak kurtarılabileceği belirtiliyor.

B612 Vakfı’nın kurucusu olan Schweickart, aynı raporu ABD senatosuna da sunmuştu. Schweickart’ın kurduğu vakıf, gelecekteki göktaşı çarpmalarını önleyecek teknolojiler geliştirmeyi amaçlıyor. Vakıf adını, Antoine de Saint-Exupery’nin yazdığı çocuk hikayesi Küçük Prens’deki prensin evi olan B612 adlı göktaşından aldı.

Schweicart, Sovyetlerin Yuri Gagarin’i uzaya yollamasından ardından uzaya çıkan ilk ABD’li olarak tarihe geçti. ABD’nin Skylab programındgörev alan ve Apollo 9 ile Ay’a da ayak basan en deneyimli astronotlardan Schweicart, uzaydan ilk canlı yayını gerçekleştirerek Emmy Ödülü sahibi de oldu.

Kaynak: cnn türk | b612foundation.org |

Share
Kasım 22nd, 2008 by astroturk

Mekiğin sağladığı ekstra itki ile, mekik ve onun bağlı bulunduğu UUİ 1,6 km (1 mil) yukarıya çıktı. Bu sayede istasyon, Endeavour uzay mekiğinin Dünya’ya dönüşünden 3 gün sonra gelecek olan ve kargo taşıyan Rus uzaygemisini karşılayacağı doğru yüksekliğe ulaşmış oldu. Uzay İstasyonu genelde 320-350 km irtifada bulunuyor.


Endeavour’ın bir diğer göreviyse, İstasyon’a geridönüşm cihazı taşımaktı. UUİ’de bulunan ve tuvaletten gelen pis suyu içme suyuna çeviren bu cihaz perşembe günü doğru çalışmamaya başlamıştı ve görev kontrol tarafından cuma sabahı kapatıldı.

Mekik ekibi, UUİ mürettebatının da yardımıyla, yeni cihazı kurup çalıştırmayı deniyorlardı. Astronotlar perşembe günü bir miktar üreyle aygıtı test etmeyi umarken, bu planlar bir yangın uyarı alarmı sebebiyle ertelenmek zorunda kaldı. Uçuş kontrolörleri herhangi bir duman farketmedikleri için bunun yanlış alarm olduğuna inanıyor.

NASA şimdi Endeavour’dan, geri dönüşüm sisteminden çıkan örnekleri Dünya’ya getirmesini istiyor. Örnekler analiz edilerek astronotlara çıkan suyu içmelerini ya da içmemelerini söyleyecek.

Kaynak: physorg.com

Share
Kasım 20th, 2008 by astroturk

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) çalışan astronotlardan, Heidemarie Stefanyshyn-Piper, alet çantası elinden kayıp uzayın derinliklerini boylayınca şöyle demiş: ah, harika!

Resme tıklayarak, çantanın kaybediliş anını NTVMSNBC.com üzerindeki videodan izleyebilirsiniz.

Resme tıklayarak, çantanın kaybediliş anını NTVMSNBC.com üzerindeki videodan izleyebilirsiniz.

Elbette bunu gerçekten harika olduğu için söylemiş değil, uzayda bir şeyleri kaybetmenin anlamı, ileriki görevlerde tehlike yaratabilecek uzay çöplerinin oluşması! Üstelik kaybedilen bu paket, şimdiye kadar uzay yürüyüşlerinde kaybedilen en büyük şeylerden biri. Bu yüzden bu söz daha çok ah, harika bir bu eksikti anlamında olmalı. Zaten astronot Piper, kutuyu elinden kaçırdığı uzay yürüyüşünden sonra en zor şeyin, istasyonun içine geri dönüp çalışma arkadaşlarıyla yüzleşmek olduğunu söylemiş.

Böylesi bir kıyafetin içinde çalışmanın oldukça zor olduğu açık

Böylesi bir kıyafetin içinde çalışmanın oldukça zor olduğu açık

Uzay çöpüne dönüşen alet çantası, salı günü, UUİ’nin güneş panellerinin temizlenmesi ve yağlanması sırasında kaybolmuş. Stefanyshyn-Piper, çantanın bağlı olduğunu kontrol etmiş olması gerektiğini söylemiş. Bu tür kaybolma ihtimaline karşı, dışarı çıkartılan araç gereç bağlanacak şekilde tasarlanıyor. Buna astronotlar da dahil.

Kaynak: physorg.com | ntvmsnbc.com | wikipedia.org

Share
Kasım 19th, 2008 by astroturk

Mars’ta milyarlarca yıl önce, su bulunup bulunmadığı yıllardır tartışılan bir konu. Bir kısım biliminsanı, Mars’ın bir zamanlar okyanuslar dolusu suya sahip olduğunu, fakat yaşanan bir faciyanın ardından tüm suyun buharlaştığını düşünüyor. Bu savı destekleyen yeni kanıtlar ortaya atıldı.

Bu yeni fikre göre, yüksek seviyelerdeki (volkanların yakınındaki) kayaların içerdiği potasyum, toryum ve demir gibi elementler geçmişteki olası su kütlesinin taşımasıyla daha alçaktaki yerlere inmiş olmalı. Eğer geçmişte okyanuslar varolduysa, bu elementler sudan kayaların dış yüzeyine yapışmış ve Daha sonra okyanusların buharlaşmasıyla, bu elementler yüzeyde ince bir tabaka meydana getirmiş olmalı.

Mars Odyssey uzay sondasında bulunan Mars Gama-Işını Spektrometresi Merih yüzeyinde bulunan elemetlerin miktarını ölçebiliyor. Bu cihazla yapılan bazı testlerde, Mars’ın alçak bölgelerinde, okyanusların varlığına kanıt olabilecek bazı bulgulara rastlanmış. Buna göre, söz konusu elemetlerin teoriyi destekleyecek şekilde kıyışeritlerinde yoğun olarak bulunduğu tespit edilmiş.

 

Yukarıdaki haritada Mars yüzeyindeki potasyum derişimi (konsantrasyonu) gösteriliyor. Derişimin yüksek olduğu bölgeler mavi ve yeşille gösterilmiş, az olan yerler ise sarı ve kırmızı ile renklendirilmiş.

Kaynak: UA News | discovermagazine.com

Share