Mart 3rd, 2012 by astroturk

Gece İstanbul

 

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan çekilen İstanbul görüntüsü.

Share
Ekim 29th, 2011 by astroturk

Share
Temmuz 28th, 2011 by astroturk

Pentagon’a bağlı DARPA, 100 yıl içinde başka yıldızlara yol alacak bir yıldızgemisi programı için araştırmacılardan, bilimkurgu yazarlarından ve etikbilimcilerden beyin gücü desteği istiyor. Bu amaçla 30 eylül – 2 ekim tarihlerinde 100 Yıl Yıldızgemisi Sempozyumu düzenlenecek.

100 yıl sonra kim öle kim kala demek mümkün tabi. Yakın gelecekte Ay’a geri dönmeyi, Mars’â ulaşmayı amaçlayan bir program bile yok henüz. Fakat yuri gagarin’in uzaya çıkmasından bu yana yarım asır geçti. Bu yarım asırda sayısız uydu yörüngeye çıktı, uzay laboratuarları kuruldu, ayda yüründü, uzak gezegenler araştırıldı, uzay teleskopları ufkumuzu genişletti, hatta araçlarımız güneş sisteminin bile dışına çıktı. Jules Verne’ün “Ay’a Seyahat” adlı romanını 1865 yılında yayınlanmış, bir asır sonra (1969) Neil Armstrong Ay’da yürüyen ilk insan olmuştu. Şu halde 2111 yılı, şimdi uçuk gibi gözüken büyük hedeflerin gerçekleştirilebileceği bir yıl olabilir. sempozyumda gelecek yüzyılda yıldızlararası seyahat yapabilmek için çözülmesi gereken konuların tartışılması hedefleniyor: yaşam destek sistemleri, zaman-uzaklık çözümleri, eğitim, ekonomi, biyoloji ve uzay tıbbı, habitat ve çevre bilimi, olası güzergahlar gibi.. daha sonra stratejik planlama çalıştayı düzenleyeceklermiş.

Share
Nisan 27th, 2011 by astroturk

Yuri Gagarin

Bu sene Yuri Gagarin’in uzaya çıkışının 50. yılı olması sebebi ile tekrar bir araya gelen kurucu ekip, “Yuri Gecesi İstanbul 2011″ etkinliğini düzenleme kararı almıştır. Geçtiğimiz senelerde üniversite kulüpleri tek bir çatı altında tek bir etkinlik düzenlemişlerdi. Bu sene ise bu uygulamadan vazgeçilip her kulüp kendi etkinliğini düzenlemiş ve etkinliğinin parti kısmının Taksim’de düzenlenmesine karar verilmiştir.

Bu bağlamda 30 Nisan 2011′de saat 20:00 başlayacak olan “Yuri Gecesi İstanbul 2011″, çeşitli görseller, oyunlar ve Yuri Gecesi için oluşturulan özel bir şarkı listesi ile Taksim’de Seksek Cafe & Bar’da kutlanacaktır.

Not: – ETKİNLİĞE KATILIM ÜCRETSİZDİR!
– 18 yaş sınırı vardır.

Etkinlik facebook sayfası: http://www.facebook.com/event.php?eid=204352959604741

Yer: SEKSEK Cafe & Bar
Adres: Atıf Yılmaz Cad. (Ağa Cami’nin olduğu sokak), Yoğutcu İş Merkezi Kat:4, Beyoğlu/İstanbul
Tarih: 30 Nisan 2011 Cumartesi
Saat: 20:00 – 02:00

Etkinliğin yapılacağı mekanın nerede olduğunu bilmiyor musunuz? O zaman aşağıdaki harita size yardımcı olacaktır.
Yuri Gecesi 2011'in mekanı

yurigecesiistanbul.com

Share
Mart 19th, 2011 by astroturk

Bahar ekinoksu yaklaşıyor. Ekinoks bu yıl 20 mart 23:21′de gerçekleşecek. Bir şehir efsanesine göre -sadece- bu tarihte yumurtalar dik durabiliyormuş. Bu tarihi bu iş için uygun kılan şey nedir peki?

Dünya’nın eksenindeki eğiklik sebebiyle, yörüngenin belli bölümlerinde bir yarısı yazı diğer yarısı ise kışı yaşar. Elbette gece gündüz süreleri de farklıdır. Fakat Dünya belli noktalara geldiğinde, gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur.  Dünya’nın yörünge hariketine dair burada küçük bir animasyon var. İşte ekinokslardaki bu kozmik denge de yumurtaların dik durmasını sağlar… (kozmik dengeye ayrıca dikkatinizi çekerim ^_^)

Bu pek bilimsel bir açıklama sayılmaz ve etraf kuşkucularla dolu. Mesela ünlü fizikçi Albert Einstein da yumurtaların dik durabileceğinden kuşku duyuyordu. Oysa ortada şahitler var, fotoğraflar ve hatta videolar (en altta):

ekinoksun mucizesi!

ekinoks yumurtası - sea turtleDoğrusu yukarıdaki fotoğrafta bir hile olduğundan şüpheleniyorum! Fotoğraf sea turtle‘a ait.

İşin en can alıcı kısmı şu: iddia bunun SADECE gündönümü sonunda gerçekleştiği peki diğer zamanlarda yumurtayı dik tutmaya çalışırsak ne olur? mutfak tezgahı gibi düz ve pürüzsüz zeminler üzerinde biraz dikkat ve elbette çokça sabrın yardımıyla, yılın HERHANGİ bir gününde yumurtalar dik tutulabilir!

Bu abimizin ekinoksa ihtiyacı yok! Veya bu abimizin.

darkfoundation.org adresinde okuduğum yazıya göre bu efsanenin temelleri bahar ekinoksuna yakın olan Paskalya’da atılmış olabilir. Bildiğim bir şey değil ama Paskalya bayramında yumurtalar özel öneme sahip. Gerçi benzer mit Çin’de de  yüzlerce – binlerce yıldır tedavülde: fenomen kışın bittiği, baharın başladığı gün gerçekleşiyor. Gerçek şu ki Çin’de buna denk düşen farklı tarihler var.

Yumurtaların sadece ekinoksta dik durduğu iddiası, özel bir kütle çekim dengesini zorunlu kılıyor ki ekinokslarda böylesi bir denge yok.

Dünya yörüngesi düzgün bir çember değil, yılın değişik zamanlarında Güneş’e olan uzaklığımız değişiyor. Ocak ayında en yakın, Haziranda ise en uzak konuma geliyoruz. Dünya tam olarak küresel değil ve bazı noktalar, diğerlerine göre kütle merkezine daha yakın.

Dünya’yı kütle çekimiyle kayda değer şekilde etkileyen iki gökcismi var: güneş ve ay. Tutulmalar sırasında ardarda geçen bu cisimlerin tek yönden çekim gücü en yüksek seviyeye ulaşır. Daha düşük güçlerde olsa da diğer gezegenlerin, küçük gezegenlerin ve hatta yıldızların da etkisi söz konusu. Sonuç olarak kusursuz denge durumuna ulaşmamız imkansız. Peki öyle ise yumurta nasıl dengede durabiliyor: çünkü tüm bu faktörlerin etkisi yumurta deneyimizde önemsiz derecede düşük.

Önemli olan dünyanın kütle çekimi ve yumurtayı dengeli şekilde zemin üzerine yerleştirebilmek. Önce yumurta içindeki sıvı yerine oturuna kadar hareketsiz tutmalısınız. Sonrasında sabırlı bir şekilde yumurtanın kütle merkezini, zemine dik açı yapacak şekile getirmeniz gerekiyor.

kaynaklar: badastronomy.com | westerngardeners.com | clarkfoundation.org |

Share
Haziran 29th, 2010 by astroturk

Voyager uzay sondaları, Mars’ın ötesindeki gaz devlerini daha ayrıntılı inceleyebilmek için, onlara yakın geçişler yapacak şekilde tasarlandılar. Voyager’lar, yolları üzerindeki yakından geçiş yaptıkları gaz devlerinin, o zamana kadarki en ayrıntılı fotoğraflarını çekip Dünya’ya gönderdiler.

Voyager I uzay sondası şu anda, dünyanın en uzağındaki insan elinden çıkma cisim ünvanına sahip. Bugün Güneş’ten, Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın (Astronomik Birim – AB) 113,4 katı kadar uzaklıkta ve her yıl 3,6 AB kadar  (1 AB = ~150 milyon km) Güneş’ten uzaklaşıyor; ve Asla geri dönmeyecek.

Voyager’lar geri dönmeyecekler belki ama Dünya’da, insan elinden yeni Voyager’lar çıkmaya devam ediyor. Bu kez bilim için değil, sanat için. Aşağıdaki çalışma Peter Hennessey adlı bir sanatçıya ait. Ahşaptan oluşturulmuş My Voyager (Voyager’ım) isimli bu heykel, uzay aracının tam boyutlu bir kopyası:

Hennessey daha farklı uzay araçlarıyla da ilgilenmiş. Aşağıda, Ay’a çıkan astronotların kullandığı ay aracı modelinin arkasında, uzay görevleri sırasında kulanılan görev kontrol odasındaki bilgisayarlar var. Elbette onlar da ahşap gövdeli:

ve Hubble Uzay Teleskobu:

Çelik iskelet ve suntadan yapılan bu bire bir boyuttaki uzay aracı heykelleri, seyircinin bu objelerin fiziksel boyutlarını deneyimlemesini sağlatmayı amaçlıyor. Daha fazla fotoğrafa peterhennessey.net adresinden ulaşabilirsiniz.

kaynak: universetoday.com | peterhennessey.net | tr.wikipedia.org/wiki/Voyager_1 | voyager.jpl.nasa.gov | heavens-above.com

Share
Mayıs 10th, 2010 by astroturk

İzlanda’daki Eyjafjallajokull yanardağının patlaması dev havacılık endüstrisine bir anda diz çöktürmüş ve hemen hemen bütün Avrupa gökyüzünde tüm uçuşları durdurmuştu. Havayollarının milyarlarca dolarlık zararlarının yanısıra milyonlarca yolcunun perişanlığı da bu beklenmedik doğal afeti yılın en önemli olaylarından biri yaptı.

İş seyahatindeki çalışanlar, tatile gitmeyi umarken evinde kalanlar, daha da kötüsü tatile gidip evine ve işlerine dönemeyenler… Hava ulaşımındaki bu kesinti, sayısız insanı kara-deniz yollarında, havaalanı köşelerinde filan sefil ederken küçük ve mutlu bir azınlığa ise belki de ömürlerinde bir daha karşılaşamayacakları bir ayrıcalık sunuyordu: gökyüzünü uçak sinyal ışıkları olmadan görüntüleyebilme ayrıcalığı.

Pek çok yerdeki yoğun hava trafiği, uzun ve geniş açılı astrofotoğraf çekimlerine de yansır. Yuvarlak yıldız çizgileriyle bezenmiş şahane bir görüntü bir ya da daha fazla düz çizgiyle kesilir. Fakat bu defa değil: Britanya, Northamptonshire’dan Jamie Cooper, 2,5 saatlik bu çekimi uçak geçişi olmadan tamamlamayı başarmış.

Volkan manzaradan uçakları çıkartırken, atmosfere saçılan küllerin sebep olduğu hafif bir morluk eklemiş. Bundan şikayetçi olunmaz herhalde.

Kaynak: spaceweather.com | Görüntü: Jamie Cooper

Share
Nisan 24th, 2010 by astroturk

Hubble uzay teleskobu bugün 20. yaşını kutluyor. Çalışmaya ana aynasındaki bir hata nedeniyle geç başlamasına karşın, görevde olduğu 20 yıllık süre boyunca bilime çok büyük katkı sağlamayı başardı.

Normalde doğumgünü olana hediye alınır ama Hubble 20. yıl kutlaması için bizlere bir doğumgünü hediyesi vermiş:

Yukarıdaki fotoğraf, Samanyolu’nun bilinen en büyük yıldız oluşum bölgelerinden biri olan Karina (Carina) Bulutsusu’nun bir bölümünü gösteriyor: Gizemli Dağ. Görüntüdeki bu soğuk hidrojenden oluşan ışıkyıllı yüksekliğindeki kule bebek yıldızlara evsahipliği yapıyor. Burada sadece bebek yıldızlar yok, aynı zamanda bebek yıldız sistemleri de var. Belki de 4,5 milyar yıl önce bizim güneş sistemimiz de buna benzer bir yerdi.

Karina Bulutsusu bizden 7.500 ışıkyılı uzaklıkta. Bulutsudaki çok sıcak genç yıldızlardan kaynaklananyüklü partikül akımları ve kavurucu ışınım, bulutsuda sıkışmaya neden oluyor; böylece bulutsu içinde yeni yıldızlar doğuyor. İyonize sıcak gaz akımlarını yapının kenarlarında farketmek mümkün.

Siz de Hubble’ın doğumgününü kutlamak isterseniz teleskobun resmi sitesini, 20. yıl özel sayfasını ziyaret edebilir veya tivitırdan Hubble’ı takip edebilirsiniz.

kaynak: hubblesite.org | universetoday.com |

Share