Haziran 29th, 2007 by astroturk

Bazan gözlerinize inanamazsınız. Bu haftasonu da böyle zamanlardan olacak. Bu akşam (cumartesi), gün batımından sonra dışarı çıkıp etrafınıza bakın. Doğudan yükselen dev bir ay göreceksiniz. Her zamanki kraterleri ve denizleriyle Dünya’nın uydusu gibi gözüken ama garip bir şekilde şişmiş, dev bir ay.

Elbette ay büyümüyor. Bu bir yanılsama: Ay yanılsaması (ilüzyonu)

Gökyüzü gözlemcileri düşük konumdaki ayın doğal olmayan bir şekilde büyük olduğunu binlerce yıldır biliyorlar. Kameralar bunu göremez, ama insan gözü görebilir; gerçek bir ilüzyon.

Bugünkü dolunay 2007′nin diğer dolunaylarından daha alçak seviyede olacak, dolayısıyla Ay Yanılsaması daha güçlü hissedilecek. Peki ayın alçakta, düşük seviyede olması ne demek? Güneş ve dolunay gökyüzünün birbirine zıt taraflarında yer alır. Tıpkı bir tahterevallideymiş gibi: biri yüksekteyken diğeri alçaktadır. Çünkü yaz gündönümü henüz yaşandı (21 Haziran), güneş kuzey göklerinin en yüksek noktasına yakın. Dolunay ise buna uygun şekilde alçak konumda.

Aya baktığınızda, aydan yansıyan ışınlar gözünüzün arkasında 0,15 mm genişliğinde bir resimde birleşiyorlar. Yüksek aylar ve alçak aylar aynı boyutta görüntü oluşturuyor. Öyleyse beyin neden birinin diğerinden daha büyük olduğunu düşünüyor? Geçen bunca seneye rağmen bilim adamları henüz cevaptan emin değiller. Ponzo Yanılsaması
Ponzo Yanılsaması

Bazı araştırmacılar Ay Yanılsaması’nın, ağaçlar ve evlerin Ponzo’nun birbirine yaklaşan doğrular rolünü oynadığı bir Ponzo Yanılsaması olduğuna inanıyorlar. Yerdeki cisimler beyninizi yanıltarak ayın gerçekte olduğundan daha büyük olduğunu düşündürüyor.

Ama bir sorun var: Yüksek irtifalarda uçan pilotlar önplanda herhangi bir cisim olmamasına karşın, bazan Ay Yanılsaması’nı yaşıyorlar. Onların gözlerini ne yanıltıyor?

Belki gökyüzündeki şekli. İnsanlar gökyüzünü, tepesinin yakın ve ufkun daha uzak olduğu yassılaştırılmış bir kubbe şeklinde görüyor. Bu durum tepemizde uçan kuşların, ufukta kuşlardan daha yakın olduğu hissini uyandırıyor. ay ufka yakınken, beyniniz, kuşları (ve uçakları ve bulutları vs..) izlerken ki durumu tekrar ediyor, ayın gerçek boyut ve uzaklığını yanlış hesaplıyor.

Yassılaşan gökyüzü

Başka açıklamalar da mevcut. Eğer istediğiniz büyük güzel bir ay görmekse, hangisinin doğru olduğu önemli değil. En iyi görüş zamanı, evlerin, ağaçların, dağların vs.. sizi en iyi şekilde yanıltabileceği, ayın doğmaya başladığı an.

Eğlenceli bir aktivite: Aya önce doğrudan ardından da önplandaki nesneleri saklayacak şekilde bakın. Mesela karton kullanarak ya da başparmağınız ve işaretparmağınızla ayı kıstırarak.

Share
Haziran 28th, 2007 by astroturk

Bugün, 29, 30 Haziran ve 1 Temmuz geceleri, Venüs ve Satürn birbirlerine çok yakın konumda olacaklar. Öyle ki çift 30 Haziran günü birbirinden yalnızca 2/3 o ayrı olacak. Gezegenler batı ufkunda görülebilirler. Venüs gökteki en parlak cisim; Satürn de onun sol yanındaki sarı nokta.

Share
Mart 2nd, 2007 by astroturk

Ülkemizde de izlenebilecek tutulmanın zamanı:

3-4 Mart gecesi;

Yarıgölge tutulma başlangıcı: 22:16
Parçalı tutulma başlangıcı: 23:30
Tam tutulma başlangıcı: 00:44
Tutulma ortası: 01:21
Tam tutulma sonu: 01:58
Parçalı tutulma sonu: 03:11
Yarıgölge tutulma sonu: 04:25

Güneş tutulmasının aksine ay tutulmaları çıplak gözle hiç bir tehlike olmadan izlenebiliyor. Çıplak gözle izlenebiliyor ancak, varsa bir teleskop ya da dürbünle izlemek de denemeye değer. Elbette hiç bir filtreye ihtiyacınız olmayacak.

Bulutsuz bir gece dileğiyle (:

Share
Şubat 21st, 2007 by astroturk

Geleceğin resmi: Yıl 2025, ve siz Ay’dasınız . “Ev” 100 metre geride —Shackleton Krateri’nin kenarında bir ileri karakol. NASA onu inşaa etmeye beş sene önce başlamıştı, ve hızla büyüyor. Siz de inşaat işçilerinden birisiniz.

Kutupsal bölgelerde her zaman olduğu gibi, güneş alçakta, dik ve pütürlü ay ufkunun ancak üzerinde. Vizörünüzü ayarlıyorsunuz. Işınlarını tutacak atmosferin olmadığı bir yerde, alçak konumda bulunan güneşin ışınlarının parlaklığı sizi hayrete düşürüyor.

see captionAnsızın, ışıklar sönüveriyor.

Gökyüzünde, büyük siyah bir disk güneşi örtüyor. Az önce güneşin bulunduğu yerde kızıl bir “ateş çemberi” ortaya çıkıyor ve ışığı, ayağınızın altındaki zemini kızıla çeviriyor.

Bunun için bekliyordunuz. Bu bir tutulum.

Yukarıda: Ay’da, ay tutulması sırasında yer kırmızıya dönüyor. Bu fotoğraf Palm Beach Gardens, Florida’da, Doug Murray tarafından 27 Ekim 2004 tarihindeki tam ay tutulması sırasında çekilmiş. [Daha fazla görüntü]

Ay’daki astronotlar tutulumu yılda bir ya da iki defa tecrübe edecekler: Dünya güneşin önüne kayarken ay gününü bir çeşit garip pembe geceye çevirir. Bu ay turlarının öne çıkan konularından biri olacak.

Tutulmanın cazibesi Dünya’ya bağlı. Gezegenimiz, güneşi bloke edebilmek için gerekenden 3 kat daha büyük, şaşırtıcı şekilde, bu ayın bütünüyle karanlığa gömülmesine sebep olmuyor. Güneş ışınları Dünya’nın kenarlarından geçerken bükülerek, atmosferde filtrelenir. Ay’dan görüldüğü gibi, Dünya’nın kenar çizgisi aydınl… gün batımı kırmızısında bir yüzük gibi -güneş sistemindeki en güzel sahnelerden bir tanesi. (1.2 MB’lık şu animasyon bir fikir sahibi olmanızı sağlayabilir. Animasyon sahibi: Larry Koehn.)

2025′e kadar bekleyemez misiniz? Gelecek tutulum kapıda: 3 Mart 2007 Cumartesi. Dünya’ya yapışmışken ateş çemberini göremeyiz. Ama ay yüzeyinde oluşturduğu kırmızı ışımayı görebiliriz. Fenomen yedi kıtada da görünecek.

see caption

Yukarda: Tutulmanın görünebileceği bölgeler. Türkiye’nin de bulunduğu bölgede bütün tutulum gözlemlenebilecek. Görüntü: Fred Espenak, NASA/GSFC. [İlgili bağlantı]

NASA, astronotları 2020′den daha geç olmayan bir tarihte yeniden aya göndermeyi planlıyor. İnsanlar kutuptaki kamplarında ayın jeolojisi hakkında çalışacaklar, ayın Dünya’nın ve güneş sisteminin antik sırlarını keşfetmedeki eşsiz potansiyeli hakkında daha fazla şey öğrenecekler. Aynı zamanda gelecek Mars görevleri için ihtiyaç duyulan teknolojileri değerlendirecekler.

Ve arada sırada yer kırmızıya döndüğü vakit, soluklanacak ve gökyüzündeki ışıldayan halkaya bakacaklar.

3 Mart tüm bunları hayal etmek için iyi bir gece.

Kaynak : science.nasa.gov

Share
Kasım 8th, 2006 by astroturk

Merkür Geçişi’nin canlı olarak yayınlanacağı bir kaç site adresi:

Japonya’dan; Kitt Peak’ten; Havayi’den; NASA’dan.

Geçiş Türkiye saati ile 21.00′da başlayacaktır.

Share
Kasım 6th, 2006 by astroturk

8 Kasım Çarşamba günü, Merkür gezegeni Güneş’in önünden geçecek. Ama boşuna heveslenip takvimlerinize işaret koyma zahmetine girmeyin, çünkü bu olay Türkiye’den izlenemeyecek. İşte Merkür Geçişi’nin izlenebileceği ve izlenemeyeceği bölgeler:

merkur_gecis_bolgeler_k.jpg

Geçiş boyunca, Merkür’ün minicik diski -siyah ve kusursuz biçimde yuvarlak- Güneş‘in yüzünde yavaşça kayacak. Güneş’in yalnızca çok küçük bir noktası kapanacak, bu yüzden Güneş’e bakmak her zamanki kadar tehlikeli olacak. Ama müsait bir filtre ve bir parça düş gücüyle, Merkür Geçişi harkülade bir deneyim olabilir.

Güneş’i güvenli bir şekilde gözlemlemenin pek çok yolu vardır. Örneğin tutulum gözlükleriyle ya da iğne deliği projektörü yöntemi ile. Bu şekliyle, hiçbirşey canınızı yakamaz. Güvenli güneş gözleminin nasıl yapıldığını öğrenmek için Tübitak Ulusal Gözlemevi‘nin (TUG) konuyla ilgili sayfasını ziyaret etmek için tıklayınız.
DİKKAT : Güneş’e koruyucu bir filtre, cam, vs. olmaksızın doğrudan bakmak KÖRLÜĞE YA DA KALICI HASARLARA SEBEP OLABİLİR !!!

merctrans500a.gif

Yukardaki resimde Merkür’ün Güneş önünden geçiş animasyonunu görüyorsunuz (Larry Koehn‘in izniyle)

Geçişi izlerken akla gelebilecek bazı şeyler var: Merkür inanılmaz derecede gizemli. Gezegenin yarıdan fazlası hakkında hiç bir şey bilmiyoruz. 70′lerin ortasında Mariner 10 gittiğinde, Merkür’ün kraterli yüzeyinin sadece %45′ini fotoğraflamayı başarabilmişti. Diğer yüzünde neler uzanıyor? Daha fazla krater? Yoksa tamamen tahmin edilmeyen birşeyler mi? Kuramlar yürütmekte özgürsünüz, zira Merkür’ü ziyaret edecek olan bir sonraki NASA uzay aracı, MESSENGER muhtemelen 2011′e kadar yörüngeye girmeyecek.

Merkür’ün en büyük gizemlerinden bir tanesi kutuplarında. Dünya’daki radarlar Merkür’e sinyal gönderdiler ve kutuplardaki kraterlerden çok güçlü bir yankı aldılar. Gözde açıklamalardan biri buz. Merkür’ün gün ışığı alan yüzeyi 400° C‘ye kadar ısınıyor, derinlerdeki sıcaklık, karanlık kutup kraterlerinde -200° C’nin altına iniyor. Eğer buzdan bir kuyruklu yıldız bu kraterlerden birine inerse (ya da bahsettiğimiz kraterleri yaratırsa), kuyruklu yıldızın buzları darbeden ötürü buharlaşacak, olasılıkla da yeniden donacak ve etrafta tutunabilecektir. Kuşkucuların söylemeyi sevdiği gibi, ama, “bu sadece bir teori”, MESSENGER’ın doğruluğunu kontrol edeceği diğerleri gibi.

merk_kraterler.jpg

Diğer bir bulmaca ise Merkür‘ün buruşukluğu. Yerbilimciler bunları “yuvarlar uçurumlar” olarak adlandırıyor. Uçurumlar kuru üzüm üzerindeki kırışıklar gibi, bir büzülme çağının işareti olabilirler. Merkür aslında ağır demir merkezin soğuyup küçülmesi yüzünden kendi üstüne çöküyor olabilir. Bu fikri doğrulamak için, MESSENGER Merkür’ün, merkezinden sıçrayan manyetik alanının haritasını çıkartacak. Eğer merkez çöküyorsa, çökme gezegenin manyetizmasında ispiyoncu işaretler bırakabilir. MESSENGER aynı zamanda bunun gerçekte küresel bir olay olup olmadığını doğrulayabilmek için, yuvarlak uçurumların izini gezegenin diğer yüzünde de sürecek.

Kaynak: science.nasa.gov/2006 transit of Mercury | http://www.shadowandsubstance.com/  |

Share