Ocak 27th, 2010 by astroturk

Mars ile Dünya her 26 ayda bir birbirlerine yakın konuma gelirler. 2003 yılında 60.000 yıllık bir rekor kırılmıştı. Bu rekoru aşmasalar da, iki gezegen bugün birbirlerine 2014′e kadarki en yakın konumlarında bulunacaklar. Yaklaşık 99 milyon kilometre.

Günlere göre gök haritaları: 27, 28, 29. Haritaları İstanbul’a göre çıkarttım fakat diğer iller için çok büyük bir fark olmayacaktır. Zaten -1,3 kadir parlaklıktaki kızıl gezegen kolayca seçilebilir durumda.

kaynak: wired.com | Bilim Teknik – Alp Akoğlu | görüntü: NASA | gök haritaları: heavens-above.com

Share
Mart 8th, 2009 by astroturk

NASA’nın gezegen avcısı Kepler uzayaracı, bugün sabaha karşı ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral hava kuvvetleri istasyonundan, Delta II roketi ile başarılı bir şekilde uzaya fırlatıldı. Üç buçuk yıl sürmesi planlanan görevi süresince Kepler 100.000 güneş benzeri yıldızın çevresinde, Dünya benzeri kayaç ve sıvı halde su barındırabilecek ‘ılık’ yörüngelerdeki gezegenleri keşfetmeye çalışacak.

Ilık olarak bahsettiğimiz yörüngeler, yıldızdan yıldıza değişim gösterebiliyor. Aşağıdaki resimde gösterildiği gibi Güneş’ten daha sıcak olan yıldızlarda bu bölge yıldızdan daha uzaktayken, daha soğuk yıldızlarda ise bu bölge yıldıza daha yakın.

Kepler görevi oldukça önemli, çünkü sıvı halde suya -bildiğimiz yaşam formunun temel şartına- sahip olabilecek, ılık kuşaktaki gezegenleri keşfetmeye yönelik ilk araç. Kepler sayesinde Dünya benzeri gezegenlerin ne kadar sık veya seyrek bulunduğunu öğreneceğiz. Kepler’in görevi dahilinde olmasa da, keşfedeceği gezegen sayısı, dünya dışı yaşam konusunda yeni fikirlerin ortaya çıkmasına yardımcı olacak. Söz gelimi çok sayıda bizimkine benzer gezegen keşfedilirse, dünya dışı yaşamın varlığına dair teoriler desteklenir. Fakat yaşamın izini sürmek Kepler’in işi değil, bu daha sonraki uzayaraçlarının yapacağı bir şey.

Dünya benzeri gezegen araştırmasının yanı sıra, Kepler farklı konularda da ışık tutacak. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

  • çoklu yıldız sistemlerindeki gezegen sayısının belirlenmesi:
  • kısa periyotlu (yıldızının etrafında hızlı dönen) gaz devlerinin boyut, kütle, yoğunluk ve yörünge çeşitleri ve boyutlarının açıklanması
  • yaşanılabilir bölge içinde veya yakınındaki dev kayaç gezegenlerin yüzdesinin belirlenmesi
  • bu gezegenlerin yörünge şekli ve boyutlarının dağılımının açıklanması

Çalgıcı (Lyra) ve Kuğu (Cygnus) Takımyıldızlar içindeki görüş alanında bulunan ve  bizden 600 ile 3.000 ışık yılı uzaklıktaki 100.000′in üzerindeki inceleyecek olan Kepler, bu işi uzaya gönderilen en güçlü kamera ile yapacak (aşağıda). 25 parça CCD moülünden oluşan 95 megapiksel çözünürlüğe sahip kameranın köşesinde bulunan modüller konumlamayı sağlarken, geri kalan 21 CCD modülü ise olağan gözlem faliyetlerini gerçekleştirecek. Kepler’in görüş alanı olarak bahsedilen bölgelerde gösterilen kareler de bu 21 CCD modülünü temsil ediyor.

Gözlenen bir yıldızın önünden bir gezegen geçtiğinde, yıldızın parlaklığında bir azalma meydana gelir ve  gezegenin varlığı parlaklıktaki bu değişimin gözlenmesi sayesinde ortaya çıkar. Bu yöntem ile pek çok güneş ötesi gezegenin varlığı keşfedildi. Uzaydaki Kepler ise yerde yapılan araştırmalara kıyasla çok daha iyi sonuçlar almamızı sağlayacak. Kepler ayrıca parlaklıktaki değişim periyotlarını da inceleyerek, geçiş yapan gezegenin hızını, dolayısıyla bulunabileceği yörüngeyi de belirleyecek.

CCD’ler 14. kadirden daha parlak yıldızlara ait bilgileri kaydedecek. Yıldızların görüntüsünden çok parlaklık farkları önemli olduğundan, fotometrik hassaslığı arttırmak adına teleskop bilerek netleştirilmemiş durumda.  100.000 yıldızı devamlı olarak eşzamanlı kaydedilecek bilgileri uzayaracında saklanacak ve haftada bir kez dünyaya gönderilecek.

‘İyi odaklanmamış’ olan Kepler hem mercek hem de aynanın kullanıldığı Schmidt-Cassegrain tipinde bir Katadioptrik teleskop. Tüm görevi boyunca sadece belli bir grup yıldıza odaklanması, ölçüm kararlılığını büyük oranda arttırırken, uzayaracının tasarımının da basit olmasını sağlamış. Uzayaracında itkiyi sağlamak için az miktarda sıvı bulunuyor.

Uzayaracı Dünya’yı takip eden Güneş merkezli (heliocentric) bir yörüngeye sahip. Bir turu 372,5 günde atması sebebiyle Kepler yavaşça Dünya’nın gerisinde kalacak ve 4 yıl sonra mesafe 0,5 AB’e çıkacak. Uzay aracı 3,5 yıl görev yapacak şekillde tasarlansa da bu süre uzayabilir. Mars gezginleri, Mir Uzay Üssü, Hubble Teleskobu gibi pek çok uzayaracı tahmini görev sürelerinden çok sonraları bile fazla mesailerini sürdürdüler veya hâlâ sürdürüyorlar.

kaynak:

NASA’nın Kepler görevi sayfası | uzayveastronomi.comkepler.nasa.gov/sci/basis/goals.html | physorg.com

Share
Şubat 25th, 2009 by astroturk

Bugüne kadar 288 yıldız yörüngesinde 340 güneş ötesi (extra solar) gezegen keşfedildi; Hiçbiri bizim gezegenimize benzer yapıda olmayan (kayaç ve ılık yörüngede bulunan) bu gezegenler, bizim sistemimizdeki Jüpiter, Satürn gibi gaz devlerine benziyor. Fakat bu durum yakında değişebilir.

NASA, diğer yıldızların yörüngesinde bizimkine benzer kayaç, sıvı su bulunabilecek olan ılık bölgede yeralan gezegenleri bulmak için, ünlü Alman gökbilimci (+ fizikçi ve matematikçi) Johannes Kepler‘in adını verdiği Kepler teleskobunu uzaya fırlatmaya hazırlanıyor. Türkiye saati ile 6 Mart 5.48′de fırlatılması bu yeni teleskop güneş sistemi dışındaki gezegenlerin araştırılmasında bir dönüm noktası olacak.

Teleskop 3,5 yıl boyunca 100.000′in üzerinde güneş benzeri yıldızı inceleyecek. İncelenecek yıldızlar Samanyolu’nun Kuğu (Cygnus) ve Çalgıcı (Lyra) takımyıldızlarında bulunuyor (alttaki resim). Eğer dünya boyutundaki gezegenler genel olarak yaşanabilir bölgede (yüzeydeki suyun sıvı halde kalabildiği uzaklıklar) bulunuyorlarsa, Kepler’in bunlardan düzinelercesini belirlemesi bekleniyor. Öte yandan bu tür gezegenler sık rastlanan şeyler değilse, Kepler hiçbir şey bulamayabilir. Aşağıdaki görüntüde Kepler’in görüş alanı (Kepler Field of View) gösteriliyor:

ayna ayna söyle bana, var mı bu evrende bizimkine benzer bir gezegen?

Bu sorunun yanıtını arayacak olan teleskop, milyonda 20′lik parlaklık değişimlerini kaydedebilecek yeteneğe sahip. Periyodik olarak yıldızları gözleyecek olan Kepler, bu şekilde, yıldızının önünden geçen gezegenin nedeniyle meydana gelen parlaklıktaki çok hafif azalmayı farkedecek. Bulunan gezegenler 3 yıl gözlenebileceği için, teorik olarak yörünge hareketini yaklaşık bir dünya yılında tamamlayacak olan bu gezegenlerin yörüngeleri belirlenebilecek.

Uzaya çıkacak en güçlü CCD kameraya sahip olan (95 megapiksel), 500 milyon dolarlık Kepler’in aynı zamanda uzaya çıkan en karmaşık donanım olacağı belirtilmiş.

Kepler’in uzaya ilk çıktığında, öncelikle Satürn ve Jüpiter benzeri büyük gaz devlerini fark etmesi bekleniyor. Biliminsanları zaman içersinde Dünya hatta Dünya’dan küçük olan Mars ve Merkür boyutlarında gezegenleri bulmayı umut ediyorlar. Fakat aceleleri yok; Dünya benzeri bir gezegen bulduklarında, bunun gerçekten de Dünya’ya benzediğinden emin olduktan sonra keşiflerini duyurmak niyetindeler.

kaynak: science.nasa.gov ve gokyuzu.org (makalenin Türkçesi) | planetquest.jpl.nasa.gov | universetoday.com | görsel: ballaerospace.com (Kepler albümleri)

Share
Şubat 23rd, 2009 by astroturk

Günlerdir sürmekte olan Dünya – Lulin yakınlaşması, nihayet son safhasına girdi. Lulin kuyruklu yıldızı yarın (24 Şubat) en yakın, dolayısıyla en iyi gözlem pozisyonunda olacak.

Phillip Jones tarafından çekilen Lulin kuyruklu yıldızı görüntüsü

Phillip Jones tarafından çekilen Lulin kuyruklu yıldızı görüntüsü

Fakat en iyi pozisyon her zaman en iyi gözlem demek olmuyor. Gerek şehir ve yakınlarındaki ışık kirliliği, gerekse olumsuz hava şartları Lulin’i gözlemenizi engelleyebilir.

Fakat spaceweather.com adresinden öğrendiğim kadarıyla, Coca-Cola Uzay Bilim Merkezi‘nin sitesinde 40 cm çaplı bir teleskoptan alınan görüntüleri buradan izleyebilirsiniz. Yalnız zaman farkı nedeniyle bu hizmeti Türkiye’den sabah saatlerinde kullanmalısınız.

Amatör astronomlarca yakalanan Lulin görüntüleri için buraya gözatabilirsiniz.

kaynak: spaceweather.com | Coca-Cola Space Science Center

Share
Eylül 22nd, 2008 by astroturk

Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) bugünlerde Amerikalı ve Avrupalı gözlemciler için oldukça iyi bir hedef. Aşağıdaki görüntüyü Fransa’dan fotoğrafçı Patrice Arnaudet of Val d’oise yakalamış. UUİ’nin bıraktığı izin ortasında parlayan nokta ise Jüpiter.

UUİ’nin ne zaman hangi noktada görülebilir olacağını takip etmek için spaceweather.com sitesinin uydu bulucu sayfasını kullanabilirsiniz. Karşınıza çıkan boşluklara ülkenizi, şehrinizi ve semtinizi yazdıktan sonra, gelecek 10 gün içersindeki konumunu, kaç kadir parlaklıkta olduğunu ve gökyüzünün neresinde görüleceğini gösteriyor.

Yukarıdaki görüntüde ( Don Bradbury ), ağacın arkasında görülen UUİ’nin izden, uydunun ne kadar parlak olduğu anlaşılıyor. Aşağıdaki görüntüde ise ( Matthew Cook ), UUİ ve Ann Arbor şehrinin ışıkları birlikte görülüyor.

Share
Ağustos 15th, 2008 by astroturk

16 Ağustos’u 17′ye bağlayan gece Ay, bu yıl son kez Dünya’nın gölgesine girecek. Ay’ın tamamen karanlığa gömülmeyeceği bu parçalı tutulmayı ülkemizden de izlemek mümkün. Tutulma saat 23.30 civarında başlayacak.

Share
Temmuz 15th, 2007 by astroturk

Bugün güneş battıktan sonra batı ufkuna bakacak olursanız, Venüs, Satürn, Aslan takımyıldızındaki parlak bir yıldız olan Regulus’u ve hilal evresindeki Ay’ı görebilirsiniz. Venüs’e çevrilen teleskoplar onu da tıpkı Ay’gibi hilal şeklinde görecekler.

16 temmuz, saat 21.15'de gökyüzününü görünümü

Saat 21.15′de gökyüzünün genel görünümü. Regulus, Venüs’ün hemen çaprazındaki yıldız. (Leo : Aslan takımyıldızı) 

Share
Temmuz 11th, 2007 by astroturk

Linear kuyruklu yıldızı Ejderha takımyıldızında, 3. kadirden bir yıldız olan Edasich’in (İota Drakonis) yanındayken gözlendi. Bu yıldız en çok, kütlesi Jüpiter’in 9 katı olan büyük gezegeniyle biliniyor. Bu gece onu kuyruklu yıldızı bulmak için kullanabilirsiniz.Kuyruklu yıldız ve dünyanın üç boyutlu yörüngesini burada inceleyebilirsiniz. Aşağıda da bugün saat 22.00 için gök haritasını görüyorsunuz. Edasich yıldızının yerini daha ayrıntılı görebilmek için resme tıklamanız yeterli.

8. kadirden Linear ne yazık ki çıplak gözle gözlemlenemeyecek kadar soluk, fakat bir dürbün yardımıyla sevimli bir tüy şeklinde görülebilir. Her boyuttan teleskoplar içinse kolay bir hedef. Dolayısıyla, kendi gözlemevine sahip olan John Chumack için, aşağıdaki görüntüyü yakalamak pek de zor olmamıştır!

Büyük bir virgüle benzeyen kuyruklu yıldızın çekirdeği çok parlak olsa da, kuyruğu küçük ve sönük.

Kuyruklu yıldızın atmosferinin yeşil olmasının nedeni içeriğinde bulunan zehirli bir gaz olan siyanojen ve diatomik karbon (C2). Her iki madde güneş ışığıyla aydınlandığında yeşil renkte ışıldıyor. Bu süreç titreşimli florasan (resonant fluorescence) olarak adlandırılıyormuş.

kaynak: spaceweather.com |

Share