Eylül 19th, 2010 by astroturk
Soz dönnemde vaktimi siteye yazı yazmak için değil, tasarımı değiştirmek için harcıyorum. Bu nedenle astrotürk pek güncellenmiyor. Tasarım işlerini bir an evvel tamamlayıp yeniden sık güncellenen bir site hazırlamayı umuyorum.
Yazı yazmasam da okumayı ve diğer kaynakları takip etmeyi sürdürüyorum. Bu sırada yeni kaynaklar da karşıma çıkıyor.
Bunların ilki, uzay bilimleri konusunda yayın yapan uzaybilimleri.net. Bildiğim kadarıyla ağustos ayından beri yayında olan site sık güncelleniyor. Kim veya kimler tarafından hazırlandığını bilmiyorum ama bu şekilde devam edildiği takdirde sitenin iyi bir kaynağa dönüşeceğini söyleyebilirim.
Karşıma çıkan diğer site ise biyoloji üzerine: biyorss.com. Site güncel biyoloji haberleri veriyor. İşledikleri konular da oldukça ilgi çekici: spirale düşüp ölen karıncalar, albino ağaçlar, bakteriyle çalışan ampuller… Facebook’ta beğenenlerin sayısı an itibariyle 9.697′yi bulmuş durumda.
İki siteyi de takip listesine almakta fayda var.

Nisan 21st, 2010 by astroturk
İlk teleskobum projesinde tam da yavaş yavaş çocukların eserleri sergilenmeye başlanmıştı ki Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kötü bir haber gelmiş. İstanbul’daki okullara yarışmanın resmi duyurusunun yapılması uygun görülmemiş! Tanıtım açısından kötü bir haber bu ama yarışma hâlâ devam ediyor. Şimdi okullara MEB kanalıyla haber verebilme olasılığı kalmadığından mümkün olduğunca çok okula tanıdıklar üzerinden ulaşmak gerekecek. Bu yüzden konuyu tekrar anımsatmak gereği duydum.
İstanbul’da çocuğu ilköğretimde olanlar veya öğretmen tanıdıkları olanlar bu konuyu onlara haber verirlerse çok güzel olur.

Mart 23rd, 2010 by astroturk

Teleskop sahibi olmak için uzun süre bekledikten sonra Kültür Üniversitesi’nin Kilyos’ta düzenlediği Amatör Teleskop Yapımı Çalıştayı 2009′da ilk teleskobumu kendi ellerimle yapma şansına kavuştum. Teleskobumla ilk kez gökyüzünü doyasıya izleme fırsatı bulunca, teleskopsuz geçen sürede ne çok şey kaçırdığımı farkettim.
Şimdiki çocuklar biraz daha şanslı sanırım. Astronomiye ilgi artıyor, etkinlikler artıyor, teleskoba sahip olmak biraz daha kolaylaştı ve Tahsin Demirciler gibi özverili ve gökbilim aşığı öğretmenler sayesinde teleskoba sahip olan okulların sayısı artıyor.
Tüm bunlar, gökbilimle erkenden tanışan çocukların sayısı artınca, gökbilim virüsünü kapanların sayısı da arttığından önemli. Bu amaçla daha fazla okulun teleskop sahibi olabilmesi için şimdi yeni bir proje başlatıldı: İlk Teleskobum(ilkteleskobum.org).
İlk Teleskobum adlı projenin annesi Feza Maceraları blogunun yazarı Nurcan Örtügen Gök. Proje, kişisel bütçelerle yürütüldüğü için ilk olarak İstanbul’da düzenlenmek üzere, 81 ilde en az bir devlet okulunu teleskoplandırmayı amaçlıyor.
Teleskobu hangi okulun kazanacağını belirlemek için Hayalimdeki Uzay temalı bir yarışma düzenlenecek. Yarışmanın ayrıntılarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz. (6)7-11(12) yaş aralığında çocuğunuz/tanıdıklarınızın çocukları varsa, öğretmenlerine bu yarışmayı haber vermenizi öneririm.
Yarışmanın son katılım tarihi 8 Mayıs, kazanan okulun açıklanacağı tarih ise 15 Mayıs. Bir aksilik olmazsa 21 Mayıs’ta da teleskobun okula teslimi ve gözlem etkinliği planlanıyor. Yarışma sonunda bir okulun kazanacağı el yapımı, 6 inç (~15 cm) çaplı, dobson tipi kundaklı bir teleskop olacak.
İlk Teleskobum’un resmi sitesi ilkteleskobum.org. Bir de facebook sayfası var.
Şubat 23rd, 2010 by astroturk
Ben bir türlü bir şeyler yapamamış olsam da geçtiğimiz yaz Kilyos’ta amatör teleskop yapım dünyasına adım atanlar, internet üzerinde de yaptıklarını paylaşmaya devam ediyorlar. Son olarak Taner Cesur, amatör teleskop yapımıyla ilgili yeni bir ağ güncesi açımış: tekrakibimobsession.blogspot.com
Nedir ki bu obsession diyenler için açıklama: obsessiontelescopes.com
Dünyanın belki de en kaliteli dobson tipi teleskoplarını üreten, ayna çaplarının büyüklüğüyle her amatör astronomi meraklısının rüyalarını süsleyen, kocaman teleskoplar olmasına rağmen rakiplerine göre kolay taşınan, kolay kurulan, kolay kullanılan teleskoplar tasarlayan firma.
Site ATY ile ilgi dedim ama farklı konulara açılabileceğinin de sinyallerini vermiş Taner. Kendisine uzun soluklu bir blog macerası diliyorum.
Şubat 1st, 2010 by astroturk

Panoramik görüntüler, 360 derecelik açıyla, mekanı daha gerçekçi görmemizi sağlar. moonpans.com adresinde de Amerika’nın Apollo görevleri sırasında astronotlarca çekilen, Ay’ın panoramatik görüntüleri sergileniyor. Bu sayfada, birçok farklı panorama üzerinden sanal Ay turuna çıkabilirsiniz. Sanal turları görüntüleyebilmek için bilgisayarınızda Quicktime oynatıcısı yüklü olmalı.
Eğer sanal tur yetmez, astronot imzalı fotoğrafları duvarımda görmek istiyorum derseniz, sitede pek çok farklı fotoğraf baskısı satılmakta.
kaynak: cardboardmonocle.com | moonpans.com |
Ocak 29th, 2010 by astroturk
Türkçe gökbilim içeriği artmaya devam ediyor. Dün Arif Solmaz‘dan bir eposta aldım. Geçtiğimiz ay tanıttığım Chromoscope sitesini Türkçe’ye kazandırmışlar. Emeği geçenleri tebrik ediyorum (:
Hiç X-ışın gözlüğüne veya insan-üstü görme kuvvetine ihtiyaç duydunuz mu? Kromoskop (Samanyolu) Gökadamızı ve uzak Evreni X-ışınlarından en uzun radyo dalgalarına kadar farklı dalgaboyları aralığında keşfetmenizi sağlamaktadır.
Ocak 11th, 2010 by astroturk

Bu ay yeni bir gökbilim blogu yayınlanmaya başladı. Arif Solmaz’ın kendi adıyla kurduğu arifsolmaz.wordpress.com daha bir ayını doldurmamış olmasına rağmen güzel ve yararlı bağlantılara sahip. Dikkat çeken diğer tarafıysa 60 saniye bölümü. Bu bölümde 60 saniyede okunabilecek gökbilim yazıları var.

Gökbilim blogları arasına 3 ay önce katılan bir başka site olan ozgucbayrak.com‘u henüz bugün keşfedebildim. Pek göz gezdirme fırsatım olmadı ama amatör astrofotoğrafçılık konusuyla ilgilenenlerin ilgisini çekebilecek bir içeriğe sahip.
Bir de epey gecikmiş bir haber olarak feza maceralarını tanıtayım. Epey geçikti çünkü uzun zaman önce ağıma takılmasına rağmen yazma fırsatım olmadı. Nurcan Örtügen Gök’ün sahip olduğu blog, mitolojiye ilgi duyanlar için güzel bir içeriğe sahip. Pek çok takım yıldızın mitolojik hikayelerini bulabilirsiniz.
Gerçi ben mitoloji yazılarını pek okumadım. O kadar çok kişi ve olayı birbirine karıştırıyorum. Eğer mitoloji sizin de ilginizi çekmiyorsa belki amatör teleskop yapımı çekebilir. Nurcan hanım şimdilerde 8 inçlik (~20,3 cm) Saffet isimli teleskop aynasını yapıyor [aşağıda] ve elbette yapım aşamalarını da blogunda paylaşıyor.
Friendfeed kullanıcıları ayrıca friendfeed.com/nurcanrtgengk adresini de kontrol edebilirler.

Saffet
Ocak 10th, 2010 by astroturk

Ay tutulması konusuna devam..
Eski devirlerde de insanlar ay tutulmasını gözlüyordu elbete. Fakat bu gök olayına karşı gösterilen tepki zaman içinde değişikliğe uğradı. Aşağıdaki alıntıyı okuduktan sonra iyi ki değişmiş demekten kendimi alamadım:
Geçtiğimiz ayın [Şubat 1877] 27sini 28ine bağlayan gece İstanbul’da büyük heyecan yaşandı. Bulutsuz gökyüzünün yüksekliklerine ‘tünemiş’ olan Ay, Müslümanlara tutulmanın müthiş bir manzarasını sundu. Türklerin bu olgu konusunda her zaman çok tuhaf fikirleri olmuştur. Tutulmanın, Ay’ı kemirmek için ona saldıran bir canavar tarafından oluştuğuna kuvvetle inanmaktaydılar. Halbuki, bu gök cisminin onlar için özel değeri vardı. Armaları hilal ve yıldızdan meydana gelmiş değil midir? Dolayısıyla canavarın Ay ile savaşmasının, onlar için özel bir önemi vardı. Bu yüzden, gece boyunca her Türk, Türkiye’yi koruyan bu gök cismine yardım etmek için elinden geleni yapıyordu. Tutulma başlar başlamaz, Türkler sokaklara döküldü veya evlerinin terasına çıktılar. Bir kısmı tüfek diğerleri silah atıyordu. Bazıları tencereler üzerine sürekli vuruyor, diğeri elindeki zilleri çalıyordu. Hocalar minarelere çıkmış, ahenkli olan veya olmayan sesleriyle Allah’ı ve Hz. Muhammed’i Ay’ın zaferi için yardıma çağırıyordu. Alışılmışın dışındaki bu hareketten korkan sokak köpekleri, sürüler halinde ve dehşet içinde bağırarak koşuyodu. 27sini 28′ine bağlayan gece Türk mahallelerinde görülen manzara buydu.
Bu cehennemi gürültünden birkaç saat sonra, Ay, tamamen eski haline kavuşmuş olarak ve tüm parlaklığı ile Doğu’nun güzel gökyüzünde parıldadı. Ve bu olağan dışı sahnenin aktörleri, Ay’a canavarla savaşması sırasında gösterdikleri etkin yardımlaşmadan dolayı birbirlerini kutladılar ve evlerine girdiler.
Saray ricali içinde Harem Ağası yanında Müneccimbaşı’nın bulunduğu bir ülkede, benzer olaylar şaşırtıcı değildir.
Le Monde Illustré, 21e Année, No.1040, 17 Mars 1877, s.166.
Bu çeviriye bilimtarihi.org sitesinde rastladım. Aynı sitede ilgi çekebilecek başka ayrıntılar da bulabileceğinizi tahmin ederek bir göz atmanızı öneriyorum.
kaynak: bilimtarihi.org |