astrofest2015

Uluğdağ Gözlem Festivali / ASTRO FEST 2015

Son dönemde Bursa’dan gökbilim adına gerçekten büyük hamleler geliyor. Kentte geçtiğimiz  mayıs ayında Bursa Gökyüzü Gözlem Şenliği adıyla harika bir etkinlik gerçekleştirilmişti. Meğerse o sadece başlangıçmış, Bursa gözünü -kelimenin tam anlamıyla- zirveye dikmiş: Uludağ’ın zirvesine.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin (BTM) 2013 yılından beri 2 defa düzenlediği ‘Bilimsel Geceleme’ etkinliği bu yıl Astrofest adını alarak Uludağ Gözlem Festivali olarak gerçekleşecek. Elbette daha geniş katılımla.

ulugdaggozlem

7-8-9 Ağustos tarihlerinde Uludağ’da gerşekleştirilecek festival programı oldukça doyurucu. Pek çok atölyenin yanı sıra Temel Astronomi Kavramları, Türkiye’deki Gökbilim Çalışmaları, Uzay Çalışmaları, Sahte Bilim ve 2015 Işık Yılı konularında konferans düzenlenecek.

Öğretmenlere yönelik gökbilim eğitimleri de göze çarpan başka bir detay. Okullarda seçmeli olan astronomiyi dersini fen ve teknoloji, fizik, matematik ve coğrafya öğretmenleri veriyor (buraya astronomi mezunlarının feryadı gelecek). Bu öğretmenler, astronom öğretim üyelerindan teorik eğitim ağırlıklı sertifika programlarına katılıyorlar. Uludağ’daki eğitimin farkı daha fazla uygulamaya fırsat verilecek olması.

astrofest2015Festival’de konaklama için Uludağ Büyük Otel’in sağlayacağı özel fiyatlardan yararlanabilirsiniz. Diğer seçenek ise yine aynı otelin arka cephesinde kurulacak olan çadır alanı.

Eğer çadırınız, matınız ve tulumunuz yoksa bunlar tercih edeceğiniz paket ücreti karşılığında size sağlanıyor. Festival sonunda geri vermeniz gerekiyor. Çadırda kalmayı tercih etmeniz durumunda tüm paketlere dahil olan yemekler, tuvalet ve duş ihtiyaçlarının otel tarafından sağlanacağını belirteyim. Festivalle ilgili merak ettiğiniz tüm soruların cevabını bu adreste öğrenebilirsiniz.

7-8-9 Ağustos işlerimin yoğun olabileceği günler ama yine de bu festivale gidebilmeye çalışacağım. Size de imkanınız varsa kaçırmamanızı öneririm.

 

haftalık gökyüzü raporu – 3

Bursa gökbilim açısından en şanslı şehirlerin arasında geliyor gördüğüm kadarıyla. Geçenlerde belediyenin desteklediği bir gözlem şenliği düzenlenmişti. Ağustos ayında ise Uludağ’da bilimsel geceleme var! Bu sefer kaçırmamaya gayret edeceğim.

ulugdaggozlem

Geçtiğimiz pazar günü büyük bir güneş patlaması yaşandı. Patlama İstanbul Üniversitesi Gözlemevi’nde de gözlendi.

gunes-patlamasi-24cevrim

Avrupa Uzay Ajansı’nın Rosetta yörünge aracının elde ettiği veriler sayesinde, 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızının üzerindeki çökme çukurları tespit edildi. Max Planck Enstitüsün’de Gezegenbilimci Jean Baptiste Vincent ve takım arkadaşları sonuçları Nature dergisinde yayınladı.

Kuyruklu yıldız üstündeki çökme çukurları da gezegenimizdekilere benzer biçimde oluşuyor: yüzey altındaki malzeme aşınarak mağrara meydana geliyor. Üst tabaka kendini destekleyemeyek kadar zayıflayınca çöküyor ve derin dairesel boşluk oluşturuyor.

Ayrıntıları Ethem Hoca’dan okuyabilirsiniz. Ethem Derman’ın ağ adresini de takip etmenizi öneririm: ethemderman.com

venus-jupiter-moons-6-30-2015-Geraint-Smith-Taos-NM-e14357455787961 Temmuz gökyüzünde Venüs – Jüpiter yakınlaşması vardı.

Daha önce gerçeğe yakın renkleriyle Plüton ve Charon’u görüntüleyen Yeni Ufuklar, ikilinin yüzey detaylarını içeren yeni görüntülerini yolladı. Bunlardan anladığımıza göre Plüton bir dizi lekeye sahip:

Color_Rotation_Movie_NASA-JHUAPL-SWRI

Bunları gönderdikten sonra, pazar günü Yeni Ufuklar sondasının dünya ile olan bağlantısı geçici olarak kesildi. Ben yazıyı hazırlarken sorun kalmamıştı. Bir saat 21 dakika süren bağlantı sorunu sırasında uzayaracının otomatik pilotu önceden programlandığı şekilde araç bilgisayarını “güvenli moda” alıp yedekten yeniden başlattı. Milyarlarca kilometre ötedeki bilgisayarınızın sorun çıkarması hayli sıkıntı verici olsa gerek!

Bizim uzayaraçlarına dair de bir haber var:

Türkiye’nin uydu politikası en başından itibaren, kademeli olarak her yaptırılan iletişim uydusunda yerli bilgi birikimini arttırıp en sonunda uyduyu tamamen Türkiye’de üretmek üzerine kuruldu. Türksat A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Ensar Gül’ün yaptığı açıklamaya göre yurtiçinde üretilen ilk iletişim uydusu Türksat 6A  olacak. Fırlatılması hedeflenen tarih ise 2020.

turksat-bilmemkac

Türkiye’nin ilk iletişim uydurlarının 90’larda yörüngedeki yerlerine kavuştuğunu düşünürsek kabaca 30 yıllık sürede uydu üretebilir konuma gelmiş olacağız. Bu iyi bir teknoloji politikasıyla Kore’nin bize fark atabildiği süre aynı zamanda.

Şimdi yerli elektronik montaj sanayicilerini ‘koruma’ bahanesiyle %30’lara varabilecek yeni bir vergi hedefleniyor. Yıllarca düşünülmeyen şey, kriz ortamında cari açığı kapamak için yapılan bir hamleyle yarar sağlar mı bilinmez. Yalnız muadili bizde üretilmediğinden gökbilimle ilgili elektronikler bu verginin dışında kalacakmış gibi gözüküyor. İyi haber mi kötü haber mi bilemedim.

Plüton ve Charon’un yeni detaylı -ve hareketli- görüntüsü

Aşağıda Yeni Ufuklar’ın (New Horizon) 23-29 Haziran tarihinde çektiği fotoğraflarla oluşturulmuş hareketli görüntüyü görüyorsunuz. Bu tarihlerde 24 milyon kilometreden 18 milyon kilometreye düşen mesafe, Plüton ve uydusu Charon’a yaklaşma hissininin görüntüye tam olarak yansımasını sağlamış.

Color_Rotation_Movie_NASA-JHUAPL-SWRI

Bu hareketli görüntü Uzak Mesafe Keşif Görüntüleyicisi’nin (LORRI) elde ettiği yüksek çözünürlüklü siyah beyaz görüntülerin Ralph aracından gelen renk verisinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş.

Elde edilen görüntüler sayesinde Plüton’un yüzeyinde bir dizi koyu renkli leke olduğu saptanmıştı. Sadece 10 gün içersinde, şimdi yaklaşık 12 milyon km uzaktan görebildiğimiz  cüce gezegeni 12.500 km yakından izleyeceğiz ve Plüton sistemini ince detayları açığa çıkmış olacak.

Dünya’nın sabit bir bölgesine hizmet veren iletişim uydularının kullandığı jeostatik yörünge 35,786 km yüksekliktedir. Yani Yeni Ufuklar Plüton’a, Türksat uydusunun bize olduğundan çok daha yakın konumda olacak.

pluto-mesafe-04-07
4 Temmuz 2015’de Yeni Ufuklar ve Plüton’un konumu

Plüton’da lekeler keşfedildi

Yeni Ufuklar’dan (New Horizons) beklendiği şekilde her geçen gün Plüton’un daha detaylı görüntüleri gelmeye devam ediyor. Plüton’un yeni bir uydusu ya da halkası bulunamadı, fakat bu sayede potansiyel engeller için ek motor ateşlemesine de gerek kalmadı.
Görüntü netleşiyor:
Pluto_Color_070115
Plüton’un ekvatoru boyunca bir dizi düzgün şekilde sıralanmış leke tespit edildi. Bu lekelerin her biri yaklaşık 480 kilometre çapında ve kabaca İstanbul-Ankara mesafesinde bir bölgede dizililer.

Bilim insanları henüz bu lekelerin nasıl oluşmuş olabileceğine dair bir açıklama getirmiş değil. “Bu gerçek bir bulmaca — lekelerin ne olduğunu bilmiyoruz, ve çözmek için sabırsızlanıyoruz” diyor Yeni Ufuklar’ın yürütücüsü Alan Stern. Plüton’un daha koyu ve gri uydusu Charon’la arasındaki renk farkı da çözülmeyi bekleyen bir bilmece.

Yeni Ufuklar ekibi, 7 hafta süren detaylı toz bulutları, halkalar ve potansiyel zararlıların taramasından sonra, sondanın rotasından sapmadan devam etmesine karar verdiler. Eğer herhangi bir şey saptamış olsalardı araca buna uygun şekilde manevra yaptırmaları gerekecekti. Zira 49.600 km/saat hızla ilerleyen Yeni Ufuklar için bir pirinç tanesi büyüklüğünde parçacıkla karşılaşmak ölümcül olabilir.

Pluto_062215

kaynak: astronomy.com |

haftalık gökyüzü raporu

Philae uyandı
Philae-comics

67P/Churyumov–Gerasimenko kuyrukluyıldızı’na inmeyi başaran ancak sonra yeterli güneş ışığı alıp enerji üretemeyince bağlantısı kesilen Philae’den aylar sonra tekrar sinyal geldi. Bilim insanları kuyrukluyıldız Güneş’e yaklaştıkça robotun daha fazla şarj olanağı bulabilmesini umut ediyordu; umdukları gibi de oldu. Şimdi bilim insanları araçla yeniden bağlantı kurulabilmesini ve Philae’nin hafızasında tuttuğu ve kuyrukluyıldızın doğasını daha iyi anlamamızı sağlayacak verileri paketlerini bekliyor.

İTÜ roketi başarıyla fırlatıldı

Ameirka’da NASA’nın ve SpaceX’in sponsor olduğu roket yarışmasına katılan İTÜ Roket Takımı fırlatmayı başarılı bir şekilde gerçekleştirdi! ve daha önce söylediğim gibi takımın destekçileri adlarını göklere yazdı.. Yazıyı hazırladığım anda (cumartesi) teknik detaylar ve videolar henüz paylaşılmadığı için onları veremiyorum. Siz ekibi facebook sayfasından takip edebilirsizin.

itu-roket

Ülkemizde bilimsel/teknolojik ilerlemeye dair böyle bir çabadan bahsettikten sonra Emin Çapa’nın TEDx d’te yaptığı Türk Hamamlarında Suyun Kaldırma Kuveti Neden Yok? başlıklı konuşmasını buraya koymadan da olmaz tabii:

Bir alıntı da Doç. Dr. Kerem Cankoçak’tan (İTÜ):

Türkiye’de bilimsel merak çok zayıf. Her şey dine endeksli. Bu, ülkenin bilim ve eğitim politikaları ile yakından ilgili. İlkokul düzeyinde bilimi sevdiren, önemini kavratan bir eğitim olmadığı için, daha üst seviyedekinin önemini anlatmakta elbette zorlanıyoruz. Temel bir bilim altyapısı olmayınca da zaten bilimsel açıdan bunu insanlara anlatmak zor. O yüzden CERN’e üyelik mucizevi olarak hiçbir şeyi çözmeyecek. Esas olarak ilkokuldan itibaren temel eğitimi değiştirmemiz lazım.

Cassini yaralı yüz Tethys ile Dione’nin yeni görüntülerini gönderdi
Cassini uzayaracındaki kamera Satürn’ün yaralı uydusu Tethys’e odaklandı. Çoğu uydu gibi Tethys de kraterlerle kaplı. Fakat bunlardan bir tanesi var ki muazzam ölçülerde. 1000 km çaplı Tethys’in sahip olduğu kozmik çarpışmanın izi, toplam yüzey alanının %18’ini kaplıyor. Yaralı uydudan 120000 km öteden elde edilen görüntüde Tethys kameraya daha yakın konumda bulunuyor. Arkaplanda ise Satrün’ün enginliğini görüyoruz.
Cassini’den elde edilen son fotoğraf, uydunun boyutu ile gezegeni Satrün’ün boyutunu karşılaştırmak için bizlere çok iyi bir kare sunuyor:
ceres-haz-2015
Cassini’nin objektifine kayalanan diğer uydu Dione’nin görüntüsü ise yakın geçiş sırasında elde edilmiş. Böylece uydunun yüzeyini oldukça ayrıntılı bir şekilde görebiliyoruz. Harika değil mi?
Dione-05-2015
Mars kart topu muydu?

Mars’ın geçmişinde okyanuslarla kaplı sulak bir gezegen olduğuna inanılıyor. Yapılan yeni bir araştırma ise sulu Mars fikrine yeni bir bakış açısı getiriyor: suları donmuş halde bulunan, buzlarla kaplı Mars.

Plüton ve Charon’un ilk renkli görüntüleri

Plüton yakın geçişine 2 haftadan biraz uzun zaman kalan Yeni Ufuklar sondası, cüce gezegen ve en büyük uydusunu renkleriyle görüntülemeyi başardı:

pluton-ilk-renkli

uzay istasyonu 4K’ya geçti
Mevcut full HD standardının 4 katı çözünürlük sunan 4K teknolojisi, adından sıkça söz ettirse de şimdilik iletim, depolama ve işlem gücü gereksinimleri sebebiyle yaygınlaşabilmiş değil ve -şimdilik- çoğunlukla pazarlama unsuru olarak kullanılıyor.
Yine de gelecek 4K’nın ve geleceğin teknolojisinin uzay istasyonunda kullanılmasından daha doğal bir şey olamaz! Uluslararası Uzay İstasyonu’nunda çekilen videolar artık youtube’da 4K çözünürlükte seyredilebiliyor. Tabii muhtemel sizin bilgisayarınız / kotanız bunu kaldıramayacak :/
4K demişken, aşağıda Rus foto blogçusu Dmitry Pisanko’nun bu hafta yüklediği, UUİ’de çekilen toplamda 110 GB’lık fotoğraf arşivinden oluşturduğu 40 dakikalık zaman atlamalı videodan öne çıkanlarla hazırladığı 4 dakikalık seçkiyi izleyebilirsiniz:

Venüs’te aktif volkan faaliyeti kanıtlandı
Venüs gezegenindeki volkanik faliyetler daha önce öngörülmüş ve volkanik aktiviteye dair bazı deliller elde edilmişti fakat halihazırda faal olan bir volkan tespit edilememişti -şimdiye kadar.
Keşif 8 yıldır görevde olan Venüs Ekspres aracından geldi. Yakın kızılötesi dalga boylarında yaptıkları taramaları karşılaştıran bilim insanları, Venüs’te aktif volkan faaliyetinin kanıtı olan bulgulara ulaştı. Söz konusu bulgularda, yüzey üstünde, günler içinde meydana gelen yüzlerce derecelik sıcaklık değişimleri gözüküyor.
Brightness_changes_in_Ganiki_Chasma_node_full_image_2
en uzun haziranı yaşayacağız

Evet, bu ay 1 saniye daha uzun olacak. Dünya’nın dönüş hızının yavaşlaması (dolayısıyla gün süresinin uzaması) sebebiyle 30 Haziran’da Dünya Saatine 1 saniye eklenecek. 30 Haziran’ı 1 Temmuz’a bağlayan gece saat 23:59:59’da saniye bir değil iki defa atacak.

model uydu tasarımı yaz kursu

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde 21-29 Ağustos 2015 tarihlerinde model uydu imalat ve tasarımı yaz kursu düzenlenecek. Uzay alanında çalışmak isteyen mühendislik, temel bilimler, astronomi ve uzay bilimleri, uzay bilimleri ve teknolojileri öğrencileri ve mezunlarına yönelik kurs kapsamında CanSAT uygulaması yapılacak.

CanSAT teneke meşrubat kutusu (ing. Can) boyutlarındaki uydulara verilen isim. Bu küçük uydular, eğitime yönelik çalışmalara imkan veriyor.

canSat

Plüton’un ilk renkli görüntüsü yayınlandı!

Plüton’a artık 50 milyon kilometreden daha yakın olan NASA’nın Yeni Ufuklar sondası Plüton ve en büyük uydusu Charon’u (Kharon) ilk defa renkli biçimde görüntülemeyi başardı! Görüntü çözünürlüğü oldukça düşük olsa da bu iki gökcisminin yörüngelerindeki danslarını ilk kez renkli görebiliyor olmamız önemli.

plüton ve kharon'un ilk renkli görüntüsü

Yeni Ufuklar’ın baş araştırmacısı olan Alan Stern “Plüton ve Charon’u renki ve hareket ederken görmek heyecan verici” diyor ve ekliyor: “bu kadar düşük çözünürlükte olsa bile, Plüton ve Charon’u farklı renklere sahip olduğunu görebiliyoruz -Charongriyken, Plüton bej-turuncu. Elbette neden bu kadar farklı oldukları bir tartışma konusu”.

Yeni Ufuklar sondası Plüton’a en yakın olacağı 14 Temmuz günü, cüce gezegenin 12.500 km ötesinden geçecek. Bu Plüton ve güneş sisteminin Neptün ötesinde kalan yapısını oluşturan Kuiper Kuşağı’nı hedef alan ilk görev.

Plüton sisteminin  yüzey yapısı, atmosferleri ve ayları hakkındaki temel soruları cevaplaması umud edilen Yeni Ufuklar uzayaracı, Plüton’a ulaşabilmek için neredeyse 5 milyar kilometre yol aldı. Cüce gezegeni geçtikten sonra Kuiper Kuşağı’nı incelemek üzere yolculuğuna devam edecek.

Hareketli görüntüyü oluşturmak için 29 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında yapılan 9 farklı çekimin sonuçları kullanılmış. Renkli görüntüler, 3 rengin birleştirilmesinden oluşuyor: mavi, kırmızı ve yakın kızılötesi.

pluton-ilk-renkli

Yayınlanan iki görüntü de birbirinin aynısı. Tek fark birinde (en üstteki) Plüton ve Charon’un dönüş ekseni Plüton üstünde sabitlenip Plüton-sentrik hale getirilmş.

Gerçekteki hareketleri ise ikinci görüntüde gözüküyor: Plüton ve Charon, ikili sistemin Plüton’a (kütlesi fazla olduğu için) daha yakın olan merkezinin çevresinde dolanıyorlar.

kaynak: NASA

lightsail_640

yelkenler fora!

Güneş rüzgarlarıyla yol alma fikri oldukça eski. İlk defa kuyruklu yıldızların kuyruğunun güneş rüzgarlarının zıt yönünde uzanmasında ilham alan Johannes Kepler tarafından, günümüzden 400 yıl kadar önce ortaya atılan fikir artık bilim kurgunun ötesine geçmek üzere.

Kurucuları arasında Carl Sagan’ın da bulunduğu Planetary Society’nin (Gezegen Topluluğu) geçtiğimiz yıl yörüngeye oturttukları ilk LightSail aracı, mylardan yapılma 32 metre karelik yelkenini başarıyla açmıştı.

lightsail_640

Topluluğun ikinci aracı, Nisan 2016’da fırlatılacak ve herşey yolunda giderse yelkenlerini fora edecek. Bu uzay görevini finanse edebilmek amacıyla kickstarter’da kampanya başlattılar.

LightSail-b uzaya tek başına çıkmayacak. Prox 1 uydusuyla beraber fırlatılıp uzayda yakın konumda bulunacaklar. Üniversite öğrencilerinin geliştirip kontrol edeceği Prox 1, LightSail’i görüntüleyecek.

lightsail-in-lab

Güneşle seyir, güneş ışınlarının çok hafif bir malemeden yapılan, yansıtıcı özelliğe sahip geniş bir yelkene fotonların çarpıp itmesi sayesinde mümkün oluyor. Fotonlar kütleye sahip olmasalar da enerjiye ve momentuma sahipler. Yelkene çarpıp yansırken enerjilerinin bir kısmını yelkene, dolayısıyla uzayaracına aktarıyorlar. Bu da bir itki sağlıyor.

kaynak: sail.planetary.org |

150611-overall_a806910057cbd755046493b3e6b917e3.nbcnews-ux-2880-1000

gökyüzü gündemi

• Bugün Sovyet kozmonot Valentina Tereşkova’nın uzaya çıkan ilk kadın olmasının 52. yıldönümü.

valentina_tereskovaUzaya çıkan ilk kadın: kozmonot Valentina Tereşkova

• Plüton’a yaklaşan Yeni Ufuklar (New Horizons) sondası cüce gezegenin yüzeyinin karmaşık bir yapıda olduğunu ortaya çıkardı. Sonda yaklaştıkça bu yaz içersinde Plüton’un yüzünü ayrıntılarıyla görebileceğiz. NASA bu müthiş göreve ilgiyi arttırabilmek için Plüton vakti (Pluto Time)  uygulamasını duyurdu. Böylece cüce gezegenin ne kadar karanlık olduğunu deneyimlemek isteyenler Plüton vaktinde çektikleri fotoğrafı NASA’ya gönderebilecek. Seçilen fotoğraflar, Plüton’un mozaik görüntüsünün içersine yerleştirilecek.

• Türk Astronomi Derneği’nin aylık bülteni olan Gökyüzü dergisi, Haziran 2015 sayısıyla tekrar aramıza döndü.  Eğer hâlâ okumadıysanız, dergiyi pdf formatından bu bağlantıyla cihazınıza indirebileceğiniz gibi, ISSUU üzerinden de takip edebiliyorsunuz.

• Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev süresi dolan üçlü ‘yurda döndü’. Amerikalı astronot Terry Virts, Rus kozmonot Anton Shkaplerov ve İtalyan astronot Samantha Cristoforetti Soyuz aracıyla Dünya’ya geri dönerken istasyonda 3 kişilik bir ekip hâlâ çalışmalarını sürdürüyor.

150611-overall_a806910057cbd755046493b3e6b917e3.nbcnews-ux-2880-1000

Geri dönenlerden Samantha Cristoforetti 199 gün uzayda kalarak, ‘uzayda tek seferde en uzun süre kalan kadın’ ünvanını kazandı. Bir önceki rekortmen ise Amerikalı Sunita Williams’tı.

Aslında rekor planlanmamıştı. Ekibin inişi nisandaki Progress kazası nedeniyle neredeyse bir ay ertelendi. Böylece Williams’ın 195 günlük rekoru geçilmiş oldu. Cristoforetti aynı zamanda uzayda ilk espresso içen insan ünvanına da sahip!

Bir uzay görevinin bir takım aksaklıklar yüzünden uzaması talihsizlik  sayılabilir mi?

• Mars gezegeninde kaza sonucu mahsur kalan bir astronotu anlatan Marslı romanını alıp okumayı hep erteliyordum, Gökyüzü’ndeki kitap önerilerini görünce alıp okumaya başladım.

İlk olarak bir blog sitesinde yayınlanıp sonra hayranların isteğiyle ekitap olarak satılan en sonunda da yayın haklarını alan yayıncı sayesinde selüloza bürünen Marslı nihayetinde beyaz perdeye de geliyor. Fragmanı yayınlandı bile:

• Uzay endüstrisinde yükselen trendlerden biri fırlatma sistemlerini sağ sağlim yere indirebilmek. Normalde roketler işleri bittikten sonra yeryüzüne düşüyor ve hasar görüyor. Bunları tekrar kullanma şansı olmadığından yeniden üretmek gerekiyor ki bu da önemli bir maliyet kalemini oluşturuyor. Elon Musk gibi yatırımcılar fırlatma sistemlerini zarar görmeden indirip, tekrar kullanmak suretiyle maliyetleri düşürmenin yollarını arıyorlar.

Bu işe Airbus da girmiş. Konseptleri roketin tamamını değil sadece daha değerli olan motor kısmını kurtarmak. İşi biten roket motoru geri klan kısımlardan ayrılıp, kanatlar sayesinde yeryüzüne iniş yapıyor.

• 18 Haziran perşembe günü Ay yeniay evresine girecek: Ay takvimine göre Ramazan ayının ilk günü.

• 21 Haziran’da yaz gündönümü yaşanacak. Geceler bundan sonra uzamaya başlıyor.