medya aptal / kadınlar uçuyor…

15 Temmuz’daki darbe girişiminde F-16lardan birini kullanan Kerime Kumaş adlı kadın pilotla ilgili haberlerde, Kumaş’ın “Sabiha Gökçen’den sonra ilk kadın savaş pilotu” olduğuna dair bir bilgi var. Bu haberler gerçeği yansıtmıyor.

Kumaş, 26 Ocak 2010 tarihinde İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda uçuş eğitimlerini tamamlamış ve teğmen rütbesiyle mezun olmuş. O dönem mezun olan tek kadınmış kendisi.

Şimdi de Milliyet’te 13 Mayıs 2011 tarihinde çıkan şu habere göz atalım:

Bu yıl kuruluşunun 100’ncü yılını kutlayan Türk Hava Kuvvetleri, İstanbul’un Beylikdüzü İlçesi’nde bulunan TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 10’ncu İDEF 11 Savunma Sanayi Fuarı’na ilk kez bombalarla yüklü F-16 savaş uçağını getirdi. Salı gününden bu yana sergilenen savaş uçağına binlerce vatandaş bindi ve hatıra fotoğrafı çektirdi. Stant da görevli olan Türkiye’nin ilk kadın F16 pilotu Yüzbaşı Berna Şen Özmen, burada gelenlere uçak hakkında bilgiler verdi.

Demek ki Kumaş’ın öncesinde bir başka kadın F-16 pilotu varmış. 26 Kasım 2012’de çıkan başka bir haber ise şöyle:

kadin-pilotlar

Binbaşı Burcu Şahinkaya Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde görev yapan en kıdemi F-16 savaş pilotu. Konya’da bulunan ve Türk Hava Kuvvetleri’nin (THK) en gözde filolarından biri olan 132. Hançer Filo’ya bağlı uçuyor. Günümüzde THK’da 5 kadın F-16 pilotu var. Dördü faal olarak uçuyor, biri ise Hava Harp Okulu’nda eğitmenlik yapıyor.

zuleyha-dombay
Haberde adı geçen kadın savaş pilotlarından Züleyha Dombay

Haber Kumaş’ın mezuniyetinden 2 yıl sonrasına ait. Ancak rütbeleri göz önüne alırsak yine Kumaş’tan ve Berna Şen’den daha önce F-16 ile uçan kadınların olduğunu anlıyoruz. Son haberde bahsi geçen Burcu Şahinkaya’nın adını arşivlerde aratınca bir başka haberle karşılaşıyoruz.

Sene 2001, Şahinkaya mezun oluyor:

F-16 pilotu olmak üzere 9 aylık zorlu eğitime katılan Teğmen Burcu Kalpakçı 24 erkek arkadaşının önünde birinci oldu. Kalpakçı diploma ve şildini 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düzenlenen törenle MGK Genel Sekreteri Orgeneral Cumhur Asparuk’tan aldı. F-16 Tam Harbe Hazırlık Eğitimi 30. Dönem Birincisi olarak anı kütüğüne uçak maketini çakan Kalpakçı, mezun olan pilotlar adına yaptığı konuşmada, vatan semalarını başarıyla savunacak birer F-16 pilotu olarak kendilerine verilecek her türlü göreve hazır olduklarını söyledi.

sahinkaya

Aynı yılın yazında evlenen Burcu komutan Şahinkaya soyadını almış. Haberden bu magazinsel ayrıntıyı alıyoruz ancak 15 sene öncesinin bu haberinde “ilk” ibaresini göremiyoruz. Yani Şahinkaya’dan önce mezun olan kadın savaş pilotları da var. Mesela 2001 yılında uçağının düşmesi nedeniyle hayatını kaybeden ve Türkiye’nin ilk şehit kadın savaş pilotu olan Ayfer Gök.

ayfer-gok
Ayfer Gök

Görünen o ki kadınlar uçuyor ama medya her gördüğü kadın pilota şaşırıyor ve ilk sanıyor…

Havacılıkla ilgili eski bir tv programı olan Airport’un konuyla ilgili bir bölümü:

TÜBİTAK’tan temel bilimlere destek

TÜBİTAK temel bilimleri destekleyen başarılı öğrencileri maaş gibi bursla destekleyecek. Fakat temel bilimler içersinde sayılan astronomi bölümleri bu desteğin dışında tutulmuş :/

Korhan Yelkenci & Akhun Aktosun
Korhan Yelkenci & Akhun Aktosun

Hürriyet’in haberine göre TÜBİTAK, LYS’de ilk 25 bine giren öğrencilerden temel bilimleri tercih edenleri ayda 2 bin liraya kadar bursla destekleyecekmiş.

TÜBİTAK başkanı Ergin,  MF puan türünde sıralamada 5 bin ile 10 bin kişi arasında yer alarak, üniversitelerin matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerine yerleşenlerle, YGS-1 puan türünde 5 bin ile 10 bin kişi arasında yer alarak; felsefe, tarih, coğrafya, sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, sanat tarihi, arkeoloji ve sanat tarihi, ilahiyat, Türk dili ve edebiyatı bölümlerine yerleşen örgün lisans öğrencilerine, aylık bin 500 lira burs sağlanacağını söylemiş. Çift anadal gibi uygulamalarda desteklenmekte. Tüm burslar hakkında bilgi almak için TÜBİTAK’ın ilgili sayfasına burdan erişebilirsiniz.

Öğrencileri temel bilimlere yönlendirmek doğru bir uygulama ancak görünen o ki temel bilimler içinde sayılan astronomi bölümü bu uygulamanın dışında kalmış! Astronomi ve uzay bilimi bölümünün hangi gerekçe ile temel bilimlere verilen burs programının dışında tutulduğu ise bilinmiyor.

farklı gezegenlerde kutup ışıkları

Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların Dünya’nın manyetik alanının etkisiyle kutup bölgelerinde atmosferdeki gazlarla etkileşime girmesiyle oluşan kutup ışıkları (aurora) yalnızca Dünya’ya özgü bir durum değil.

jupiter-aurora

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu bu kez Jüpiter’in kutbundaki aurora etkinliğini gözlemlemiş.  Bu güzel görüntünün kaynağı olan araştırma programının  amacı Jüpiter atmosferinin farklı bileşenlerinin, farklı koşullarda güneş rüzgarlarına nasıl tepki verdiğini ortaya çıkarmak. Kutup ışığının sıradışı rengi Hubble’ın morötesi algılayıcılarının eseri. Yani İnsan gözüyle tam olarak bu şekilde gözükmüyor.

Bu arada NASA’nın 4 Temmuz’da Jüpiter yörüngesine girecek olan Juno adlı uzayaracı da şuan bir güneş rüzgarının içinde. Hubble Jüpiter’in kutup ışıklarının incelerken, Juno’da güneş rüzgarının özelliklerini ölçüyor: bir teleskop ve uzay sondasının kusursuz uyumu.

kaynak: NASA |

SpaceShipOne

20. yüzyıl boyunca insanlı uzay çalışmaları devletlerin kontrolünde gerçekleşmiştir. Özellikle ABD’de özel şirketler NASA öncülüğünde uzay teknolojileri üretmekteydi ancak insanlı uzay uçuşu yapmak hiçbir zaman şirketlerin ilgi alanına girmemişti.

Bu durum 21. yüzyılın başında değişti. Virgin Galactic şirketin tasarlayıp ürettiği SpaceShipOne (UzayGemisiBir), 21 Haziran 2004’te ilk defa devlete bağlı olmayan insanlı yörünge altı görevi gerçekleştirdi.

spaceshipone-1

SpaceShipOne pilot dahil 3 kişilik mürettebat için tasarlandı. 15.24 km (50.000 feet) yüksekliğe kadar White Knight (Beyaz Şövalye) isimli, ana gemi diye tabir edilen bir uçağın altında çıktıktan sonra ana gemisinden ayrılıp, roket motorlarıyla 112 km (367,360 feet) irtifaya ulaştı.

spaceshipone-3

SpaceShipOne pek çok ilke imza attı: Ses hızının 3 katına ulaşan, 100 km irtifaya çıkan ve yeniden kullanılabilen ilk -özel girişime ait- hava taşıtı.

hibrit roket motoru

SpaceShipOne uzaya çıkabilmek için hibrit roket motoru kullanıyor. Bu roketler hem katı yakıt hem de gaz/sıvı yükseltgen (oksitleyici) madde kullanıyor. Katı yakıtlı roketlere karşı, yükseltgen miktarının ayarlanabilmesinden ileri gelen itki gücünü ayarlayabilme veya roketi tamamen durdurabilme avantajı var.

Yakıt olarak kauçuk, yükseltgen olarak da sıvı nitröz oksit (NO2) kullanan SpaceShipOne’ın roket motoru 87 saniye boyunca 88 kN itki üretebilmekte.

SpaceShipOne_schematic

Yukarıdaki şekil roketin temel yapısını göstermekte. Yükseltgen madde olan nitröz oksit mavi ile işaretlenmiş tanktan yanma odasına geçiyor. Burada kırmızı ile gösterilen noktada ateşleme sağlanıyor. Kauçuğun yanmasıyla ortaya çıkan sıcak gaz nozuldan çıkarken itki oluşturuyor.

spaceshipone-2

SpaceShipOne’ın ardından firma daha ileri bir model olan SpaceShipTwo’yu üretti. Ne yazık ki SpaceShipTwo bir test uçuşu sırasında havada kaza geçirerek parçalandı. Uzay turizmini hedefleyen ve pek çok ünlü ismin bilet parasını önceden ödeyerek destek olduğu Virgin Galactic şu ana dek herhangi bir ticari uçuş gerçekleştirmedi.

Ansari X Prize ödülünü de kazanan SpaceShipOne bugün, havacılık tarihinde bir kilometre taşı olarak, Smithsonian Enstitüsü’nün Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nde sergilenmekte.

Haftalık Gökyüzü Raporu – 19

Dünya’nın yarı-uydusu keşfedildi

Dünya’nın Ay dışında bir başka kozmik arkadaşının daha olduğu ortaya çıktı. Keşfedilen 2016 HO3 isimli asteroid Dünya’nın yarı uydusu olarak nitelendiriliyor. 38-120 metre çapında olduğu tahmin edilen gökcisminin yüz yıllar boyunca gezegenimizi terk etmeyecek.

Uzay İstasyonu mürettebatından 3 kişi Dünya’ya döndü

sefer47-donus

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki 186 günlük görev süresi dolan Sefer 47’in 3 üyesi Dünya’ya geri döndü. Soyuz TMA-19M uzayaracı ile yörüngeden ayrılan Tim Kopra (NASA), Tim Peake (ESA) ve Yuri Malenchenko’yu (Roscosmos) yerde Rus kurtarma ekibi karşıladı. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronot ve kozmonotların faaliyetlerini Uzay İstasyonu’nun sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz: Twitter, Facebook, Instagram.

Uzay İstasyonu’nun ticari 3B yazıcısından ilk çıktı alındı

istasyon-3d-yazici

Uzay İstasyonu’na Nisan sonunda gönderilen 3 boyutlu yazıcıdan ilk çıktı alındı: astronotların istasyonun bakımını yaparken kullanabileceği bir anahtar. Eklemeli Üretim Tesisi (Additive Manufacturing Facility – AMF) ismi verilen bu 3 boyutlu yazıcının üreticisi, daha önce de uzaya ilk 3B yazıcıyı gönderen Made In Space şirketi. Uzaydaki yazıcının astronotların ihtiyaç duyduğu bazı aletlerin Dünya’dan getirilmeye gerek kalmadan İstasyon bünyesinde üretilmesinden, Dünya’da üretilen bazı gereçlerin uzay ortamına adapte edilmiş tasarımlarının test edilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanım alanı olacak.

Satürn halkasındaki bozulma

saturn-halka-jetleri
telif: NASA / JPL-CALTECH/SPACE SCIENCE INSTITUTE

Nasıl ki Ay’ın çekim etkisi Dünya denizleri üzerinde gel-git şeklinde görülüyorsa, Satürn’ün uydularının çekim etkisi de gezegenin halkalarında belirir. NASA’nın Cassini uzayaracının yakaladığı bu görüntüde Satürn’ün en dıştaki F halkasındaki, kimi zaman “jetler” diye de tabir edilen bozulmalardan birini yakalamış. Fakat bu kez bunun sorumlusu, resmin sağ altında görülen Pandora isimli uydu değil.

Uçaklar uyduların yerini alabilir mi?

uydu-ucak

Boeing yıllarda havada kalacak bir uçağın patentini aldı. Tasarlanan oldukça garip görünümlü bu uçak, enerjisini üstündeki güneş panellerinden alarak, yüksek irtifalarda uçabiliyor. Böylesi bir uçağın taşıma kapasitesi sınırlı olsa da uyduların yerine geçebilmesini sağlayacak gözlem ve iletişim sistemlerini taşıyabilir.

Dr. Umut Yıldız söyleşileri

umut-yildiz-curiosity

ShiftDelete.Net, NASA/JPL bünyesinde çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız ile NASA’nın geleceği ve gelecek teknolojiler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir başka yayın organı Al Jazeera Türk’e de konuşan Yıldız burada da Türkiye’nin Mars’a yolculuk planına dahil olması gerektiğini ifade etti.

Türkiye Uzay Ajansı ile bu alanda söz sahibi olabilir miyiz?

Türkiye Uzay Ajansı’nın (TAU) kurulması senelerdir gündemde. Kurulunca tüm sorunlar hallolmayacak belki ancak onlarca yıllık eksik kapatılmış olacak. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Türker Özkan verdiği röportajda TAU’nun kurulması ile Türkiye’nin bu alanda söz sahibi ülkeler arasına girebileceğini kaydetmiş.

Çorum Merkez, sallıyo herkez

corum-merkez

Anadolu Ajansı’nın geçen haftaki Çorum’la ilgili haberi epey gündem oldu. AA’nın geçtiği “Google, dünyanın merkezini Çorum olarak işaretledi” haberinin aslının wikipedia’yı trolleyen vatandaşlarımız olduğu ortaya çıkınca haber geri çekilmek zorunda kaldı. Haber yaparken güvenilir kaynaklar kullanmanın ve bilim haberleri yapacak muhabirlerin temel bilimsel bilgi düzeylerinin önemi bir kere daha kendini hatırlattı.

Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yaşında!

16 Haziran 2015’te başladığım ve o hafta gökyüzü ile ilgili haberlerden oluşan Haftalık Gökyüzü Raporu 1 yılı geride bıraktı. Her ne kadar haftalık desem de her hafta yazamadım, kimi zaman yazdım ama tamamlayamadım. İkinci seneyi daha iyi bir performansla kutlamayı umuyorum.

Uçaklar uyduların yerini alabilir mi?

Boeing yıllarca havada kalabilecek bir uçağın patentini aldı. Tasarlanan oldukça garip görünümlü bu uçak, enerjisini üstündeki güneş panellerinden alarak, yüksek irtifalarda uçabiliyor.

uydu-ucak

Güneş enerjisi kullanmanın enerji getirisi az. Geleneksel bir uçağı, söz gelimi bir 747’yi yüksek verimli güneş panelleri ile donatsak, ihtiyaç duyduğu enerjinin ancak binde 3’ünü güneşten karşılayabiliriz.

Dolayısıyla enerjisini güneşten alan bu uçağın taşıma kapasitesi oldukça sınırlı. Fakat bu kapasite görüntüleme sistemleri, kameralar ve radarları taşımaya yetiyor. Ayrıca cep telefonu sinyalleri ve tv yayınları için gereken iletişim sistemlerini taşıyabilir. Bir başka senaryo ise meteoroloji verileri elde etmek. Kısaca bir uydu ne yapabiliyorsa, daha ucuz bir maliyetle bunları gerçekleştirmek.

kaynak: futurism.com |

Sally Ride

Uzaydaki ilk ABDli kadın astronot, uzaya çıkan 3. kadın; Fizikçi; Çocuklar için uzayı keşfetme temalı bilim kitapları yazan, özellikle kız öğrencilerin bilime yönelmesi için desteğini ölene dek sürdüren bir bilim kahramanı.

sally-ride

26 Mayıs 1951’de doğan Ride, Stanford Üniversitesi’nde fizik okudu.

İlk kez 1963 yılında ilk kadın, Valentina Tereşkova, uzaya çıkmıştı. Bu tarihten sonra ise uzun bir dönem kadınlar yörünge faaliyetlerine katılamadılar. 1977 yılında NASA kadın astronot çalışmasına başladığında Sally Ride öğrenimini sürdürmekteydi. Okul gazetesinde kadınları astronot programına davet eden bir ilan gördüğünde başvurmaya karar verdi ve bu iş için seçilen 6 kadından biri oldu.

sally-ride-orta-guvertede

Sonunda Ride, 18 Haziran 1983 tarihinde STS-7 görevi dahilinde Challenger uzay mekiği ile yörüngeye çıkarak, uzaya çıkan ilk Amerikalı kadın ünvanını kazandı. Ride’ın mekikteki görevi robot kolu kontrol etmekti. Uzay mekiğinde taşınan uyduları başarıyla yörüngeye yerleştirdi.

sally-ride-kumanda

Bu görevden sonra 1984 tarihinde tekrar bir uzay mekiği görevi ile uzaya çıktı. 1987 yılında NASA’daki görevinden ayrılan Ride, California Üniversitesi’nde ders vermeye başladı. Bilim ve matematik alanında çalışmak isteyen kadınların ve kızlara yardım etmenin yollarını aramaya koyulan Ride, NASA’ya EarthKAM projesini önerdi. EarthKAM orta okul öğrencilerinin Uluslararası Uzay İstasyonu üzerindeki bir kamera ile Dünya’nın fotoğraflarını çekmesini, daha sonra çektikleri fotoğraflar üzerinde çalışmasına dayanıyor. EarthKAM programı bugün Sally Ride’ın adını da taşıyarak devam ediyor.

Sally Ride 23 Temmuz 2012’de ölene dek öğrencilerin, özellikle de kızların bilim ve matematik alanında çalışması için desteğini sürdürdü. Öğrenciler ve öğretmenler için bilim kitapları yazdı, bilim programlarını ve festivallerde çalıştı.

kaynak: NASA |

fotoğraflar: NASA ve Wikipedia

Valentina Tereşkova

“Hey Gökyüzü Şapkanı Çıkar ve Beni Selamla, Geliyorum!”

16 Haziran 1963 günü, 26 yaşındaki Sovyet kozmonotu Valentina Tereşkova “uzaya çıkan ilk kadın” unvanını kazandı.

valentina_tereskova

İlk etapta 400 kadın aday içinden 23 kişilik liste oluşturulur ardındna bu listedekiler Moskova’daki bir dizi test ve araştırmaya tabi tutulur. Testlerdne herhangi birini geçemeyen adaylar eve yollanır. Nihayetinde Tereşkova dışında Tatyana Kuznetsova, Irina Solovyova, Valentina Ponomareva ve Zhanna Yorkina kozmonot eğitimine katılmaya hak kazanır.

Diğer kadın kozmonot adaylarıyla beraber uzaydaki ilk insan Yuri Gagarin’in de desteğiyle sürdürülen eğitimlere katılan tekstil işçisi Tereşkova’nın kozmonot olabilmesinde önceden aldığı amatör paraşütçülük eğitiminde kazandığı deneyimin payı büyük. Zira adayların hepsi paraşütçüdür. Sovyetler Birliği’nde yurttaşların her türlü eğitimi alması devlet tarafından desteklendiği için eğitimlere ulaşılması kolaydı.

kadin-kozmonot-adaylari

1962 yılının sonunda Tereşkova Vostok 6 ile uçmak için seçilir. Ponomareva ve Solovyova ise Tereşkova’nın yedeği olur.

Vostok 6 yörüngedeyken aynı anda kozmonot Valery Bkyovsky’nin kumandasındaki Vostok 5 aracı da uzaydaydı. İkili bir dizi uzay iletişim oturumu gerçekleştirdi. Bu oturumların birinde, Tereşkova’nın uyuya kalması nedeniyle iletişimi kaybeden kontrol merkezi kozmonotu uyandırmak zorunda kalmıştı.

 valentina-tereskova-tv-signal

Dar uzay elbisesi içinde günlerce kalmak zorunda olan Tereşkova oldukça rahatsızlık çekti, ayrıca uzaydayken çok az yemek yiyebildi. Vostok 6 kapsülü ile 71 saat (2 gün 22 saat 50 dakika) süren uzay uçuşu sırasında Dünya yörüngesinde 48 tur attıktan sonra 19 Haziran günü yere indi. Tereşkova, esasen kurallara aykırı olmasına karşın, yere indikten sonra, iniş alanının yakınında yaşayan halkın sunduğu yerel yiyeceklerle karnını doyurdu.

Valentina-Tereshkova-near-a-landing-spacecraft-Vostok-6-640px

20 Haziran günü Samara (o günkü ) şehrinde kozmonotların halk karşısına çıkacağı bir sunum girişimi olduysa da kozmonotları görmek isteyen yoğun kalabalık kargaşaya neden oldu ve bu nedenle sivillerin zarar görmemesi için bu plan iptal edildi.

RIAN_archive_837790_Valentina_Tereshkova_and_Neil_Armstrong
Valentina Tereşkova, Ay’a ilk adım atan insan olan Neil Armstrong’a bir nişan takdim ediyor. Yer, Gagarin Kozmonot Eğitim Merkezi, Yıldız Şehri, SSCB.

Aynı zamanda tek solo uzay uçuşu yapan kadın olan Valentina Tereşkova bir kere daha uzaya çıkmadı. Kendisinden sonra uzaya çıkan ilk kadın, yine Sovyet kozmonotu olan Svetlana Savitskaya 1982 Ağustos’unda yörüngeye erişti. Tereşkova’dan neredeyse 20 yıl sonra! Uzaydaki üçüncü kadın ve ABD’nin ilk kadın astronotu ise 18 Haziran 1983’te Sally Ride oldu. Bu tarihten sonra pek çok kadın, Valentina Tereşkova’nın yolunu takip ederek uzaya çıktı.

valentina-tereshkova-vostok6
Valentina Tereşkova 78 yaşındayken Londra’daki Bilim Müzesinde’ki Sovyet uzay çalışmalarını konu alan bir serginin açılışını yaptı. Fotoğrafta, bu açılış sırasında, uzaya çıktığı Vostok-6 kapsülüyle görülüyor.
Bugün 79 yaşında olan Valentina Tereşkova, çatısında martı şeklinde bir rüzgar gülü olan evde yaşıyor. “Martı” Vostok 6’nın takma adıydı.