Mayıs 3rd, 2013 by astroturk

Bakırköy Gökyüzü Şenliği

Gelecek Cuma günü (10 Mayıs 2013) Bakırköy Belediyesi İspitohane Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bir gökyüzü ÅŸenliÄŸinin haberini aldım. PaylaÅŸmamak olmazdı tabi.

“Teleskobunu alan İspitohane’ye!”
Gökyüzü Şenliğine Davetlisiniz!
Herkese Astronomi: Görelim, Öğrenelim!
19:30 Bakırköy Belediyesi İspitohane Kültür Merkezi Trio Grubu Konser
20:00 Sunum: “Gökyüzünün Egzotik Cisimleri” Doç.Dr. Hakan ERKUT
21:00 Gözlem başlıyorrr!

7′den 70′e tüm gökyüzü meraklılarını, amatör astronomları amatör astronomi topluluklarını bekliyoruz…

Etkinlik alanına ücretsiz servisler olacaktır.
Bilgi Tel: 0212 414 9647-48 / 0212 414 96 52

Share
Mart 5th, 2013 by astroturk
Bu yüzyıl içinde görülebilecek en parlak kuyrukluyıldız olabileceÄŸi söylenen ISONN bekleyiÅŸi sürerken, Pan-Starrs kuyrukluyıldızı (C/2011 L4) bugün (5 Mart 2013) Dünya’ya en yakın konumuna ulaşıyor: GüneÅŸten biraz daha uzakta, 165 milyon km (1.1 AB) mesafede. FotoÄŸrafçı Carl Gruber tarafından yakalanmış aÅŸağıdaki görüntü Pan-Starrs’ın parlaklığı hakkında fikir vermeye yeter: Kuyruklu yıldız, Avustralya’nın Melbourne ÅŸehrinin akÅŸam göğünü süslüyor -ÅŸehrin yarattığı ışık kirliliÄŸine raÄŸmen-.
Pan-Starrs Avustralya semalarında
Pan-Starrs 10 Mart’ta güneÅŸe en yakın konumuna (45 milyon km – 0,3 AB) ulaşıp GüneÅŸ’i dolanacak. Bu dönemde güneÅŸin parlak ışığı nedeniyle gözlenmesi oldukça zor. Kuyrukluyıldızın yeniden görünmesi 12-13 Mart tarihlerinde, gündoÄŸumundan önce sonra, hilal ÅŸeklindeki Ay’ın yakınlarında, gerçekleÅŸecek.
kaynak: spaceweather.com | gokyuzu.org
Share
Ocak 30th, 2013 by astroturk

Uygulanan uluslararası ambargoya raÄŸmen, İran, uzay programından vazgeçmiÅŸ deÄŸil. Elbette bunda uzay araÅŸtırmalarının savunma teknolojilerine yansımasının da payı var. Zaten İran’ın son baÅŸarısıyla ilgili açıklamayı Savunma Bakanı Ahmet Vahidi’nin yapması da bunu gösteriyor. Vahidi İran’ın uzah programının büyük hedefini de bir kere daha yineledi: 2020′de uzaya astronot göndermek.

Uzaya insan gönderebilmek için öncelikle sorunsuz çalışan yaÅŸam destek sistemlerine ihtiyacınız var. 120 km irtifaya yolladığı maymunun saÄŸ saÄŸlim dönmesi, İran’ın bu yolda kritik bir eÅŸiÄŸi aÅŸtığının göstergesi. İran’ın 2011 yılındaki benzer denemesi ise baÅŸarısız olmuÅŸtu.

İran’ın bu baÅŸarısından rahatsızlık duyabilecek ülkeler var. Fakat bu iÅŸten çok memnun kalmayan tek İranlı sanırım, uzaya çıkan maymunun kendisi. Pek rahat gözükmüyor:

Iran-maymunİran

 

 

Share
Aralık 20th, 2012 by astroturk

Büyük bir ÅŸarlatanlığın balonunun patlamasına az bir zaman kalmışken, ‘bilge’ Maya uygarlığıyla ilgili bir ÅŸeyi tekrar hatırlatmakta yarar var diye düşündüm. AÅŸağıdaki yazıyı ilk kez 20 Ekim 2009 tarihinde yayınlamıştım:

Orta Amerika’da 1200 yıl kadar önce, MS 900′e kadar Maya uygarlığı hüküm sürüyordu.

Åžehirleri bazı modern kentler kadar kalabalıktı. Nüfus yoÄŸunluÄŸu 770 kiÅŸi/km kare (2000 kiÅŸi/mil kare) seviyesine kadar gelmiÅŸti. Kırsal alanda da bu deÄŸer 154′e kadar ulaşıyordu.

Fakat ansızın, Maya coğrafyasına derin bir sessizlik çöktü. Uygarlıklarıyla beraber, Mayaların nüfusları da keskin biçimde düşmüştü. Ardlarında sessiz şehirler bırakıp tarih sahnesinden çekildiler.

Peki Maya uygarlığının bir anda çöküp yok olmasına neden olan neydi?

Emekli arkeolog Tom Sever’e göre Mayalar’ın sonunu yine kendileri getirmiÅŸti.

Mayalar genel olarak kendi çevreleriyle uyum içersinde yaşayan bir uygarlık olarak tasvir edilir. Fakat Sever, Mayaların da diğer medeniyetler gibi, ormansızlaşmaya gittiğini söylüyor.

Bu insanlar ağaçları, tarım alanları açmak ve günümüze kadar ayakta kalan şehirlerinin inşasında kullandıkları harçları hazırlamakta kullanılan yakacak eldesi için kesiyorlardı. Sever bunu şu şekilde açıklıyor:

muazzam tapınaklar, su hazneleri ve anıtlarını yapmakta kullandıkları sadece 1 metre karelik kireç harcı yapmak için, kullandıkları kireç taşını ısıtmada 20 ağaç yakmak zorundaydılar

Sadece 1 metre kareyi birleştirmek için 20 ağaç.. Keşke güneş enerjisini bu işte kullanmanın bir yolunu bulsalardı! Mayaların gösterişli binalar yapmak konusunda günümüz insanından aşağı kalır yanı yokmuş. Aşağıdaki yapıyı inşaa etmek için kaç ağaç harcanmıştı acaba:

Sever ve ekibi bilgisayar canlandırmaları (simülasyon) kullanara, ormansızlaşmanın hasat verimine olumsuz etkilerinin modelini çıkartmışlar. En kötü ve en iyi senaryolar için, yüzde 100 ve sıfır ormansızlaşma için uygulanan modeller arasındaki fark çarpıcı. Ormanların kaybı, 3-5 derecelik sıcaklık artışına ve yağışların yüzde 20-30 azalmasına neden oluyor.

Yine de mekanizmayı tam olarak açıklayabilmek için daha fazla araştırma gerekli.

Mayalar günümüzde de kullanılmakta olan bir yöntemle tarım yapıyorlardı. Buna göre tarım alanı açmak için yaktıkları ormanlık bölgede 1-3 yıl boyunca tarım yapıyor, ardından -verim azaldığı için- başka bir orman alanına yöneliyorlardı. İlk ağaçsızlandırılan yer ise 15 yıl zarfında eski haline dönüyor.

Artan nüfus ve yiyecek baskısıyla ağaç yakımı artınca, ormanlar kendini yenileyemez hale geldiler.

Sonuçta yukarıda gösterildiği şekilde bir döngü oluştu. Besin yetersiz kaldıkça yeni tarım alanları açmak için ormansızlaşma artıyordu. Ormanların azalması, Mayaların yaşadığı yerel çevrede sıcaklığın artmasına ve yağışların azalmasına neden oluyordu. Bunu hasat veriminin düşmesi izliyor ve döngü başa dönüyordu.

Elbette bir uygarlığı dizlerinin üstüne çökmesi için pek çok faktör etkili olmalı. Ancak ormanların kaybı, Mayaların sonunun gelmesinde yardımcı olmuş gibi görünüyor.

Mayaların yokoluÅŸu, bu haliyle Paskalya Adası’ndaki uygarlığın yokoluÅŸunu andırıyor. Orada da insanlar büyük heykeller [aÅŸağıda] dikmek için aÄŸaç kullanıyorlardı. Aşırı kesim, onların da sonunu getirdi. Görüldüğü gibi insan faliyetleriyle doÄŸanın aşırı tahrip edilmesi ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi bir uygarlığı yokedebilecek güçte yıkımların yolunu açabiliyor. Günümüzde daha büyük çaplı iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle yüzyüze olan bizlerin daha bilinçli hareket etmesi gerekiyor.

Mayalar asırlar önce gitti. Şimdi, en azından takvimleriyle moda oldular. Malumunuz birkaç senedir Maya takviminin sonu olan 2012 yılının tüm Dünya için bir felaketin başlangıcı kabul ediliyor. Peki kendi sonunu kendi hazırladığının farkına varamayan Mayalar, acaba gerçekten de kendilerinden asırlar sonraki kıyameti doğru şekilde öngörebilmiş olabilirler mi?

kaynak: Science@NASA | vikipedia |

Share
Aralık 4th, 2012 by astroturk

NASA’nın Mars Curiosity gezgini, Gale Krateri’nde yaptığı araÅŸtırmada toprakta organik bileÅŸikler tespit etti. Kızıl gezegende ilk kez sülfür ve klor içeren kompleks bileÅŸiklere rastlanıyor. Bu da geliÅŸmiÅŸ Mars gezgininin laboratuvara (Mars Bilim Laboratuvarı) sahip olmasının bir getirisi. Mars görevinin bu kadar erken bir safhasında böylesine bir buluÅŸ gerçekleÅŸmesi, gelecek 2 yıl boyunca çeÅŸitli toprak ve kaya örneklerini inceleyecek olan Mars Laboratuvarı’nın kapasitesini göstermesi bakımından önemli.

kaynak: NASA

Share
Kasım 28th, 2012 by astroturk

Merkür'ün kuzey kutbu

Merkür yörüngesine giren ilk uzayaracı olan MESSENGER uydusu, diÄŸer adı Utarit olan gezegeni incelemeye devam ediyor. Dün, MESSENGER takımı Merkür’ün kuzey kutbuna ait yeni bir fotoÄŸraf yayınladı. Bol kraterli Merkür kutbunun bu fotoÄŸrafı esasen MESSENGER uzayaracı’nın Çift Görüntüleme Sistemi (Dual İmaging System – MDIS) cihazıyla yakalanan birçok görüntünün biraraya getirilerek elde edilen bir mozaik görüntüsü.

Ortadaki en büyük krater adını 20. yy Rus bestecisi Prokofiev’den alıyor. Prokofiev 110 km çapına sakip ve daimi olarak gölgede kalan iç kısmını hedefleyen radar sinyallerinin geri dönüş ÅŸekli, biliminsanlarına burada su buzu olduÄŸunu düşündürüyor.

Merkür, GüneÅŸ’e Dünya’dan 3 kat daha yakın ve 425ºC ortalama gündüz sıcaklığına sahip olmasına karşın, bu sıcaklığı koruyacak veya taşıyacak bir atmosferi hemen hemen yok. Uzun süren çok sıcak Merkür günü sonrası uzun ve çok soÄŸuk bir gece baÅŸlar ve sıcaklık -185ºC’ye kadar düşer. Ne kadar uzun derseniz hatırlatalım: bir Merkür günü: 176 dünya gününe eÅŸit!

Merkür'ün kuzey kutbu

Dünya gibi eksen eğikliğine sahip olmadığı için, bazı kutup noktaları kelimenin tam anlamıyla hiç gün ışığı alamaz. Bu şu demek: bir meteorit çarpmasıyla buharlaşmadığı sürece krater derinliklerinde toplanmış su daimi olarak donmuş halde kalır.

Tıpkı Prokofiev gibi, kuzey kutbundaki diÄŸer benzer gölgeli kraterler de ünlü ressam, yazar ve bestecilerin adlarını yaÅŸatıyor: Kandinsky, Stieglitz, Goethe, hatta biri sonradan Yüzüklerin Efendisi serisinin ünlü yazarı J.R.R. Tolkien’in adını almış.

kaynak : universetoday

Share
Kasım 22nd, 2012 by astroturk

23 Kasım Cuma İstanbul / Kadıköy

Nazım Hikmet Kültür Merkezi‘nde Evrim Ne Gerek Var Åžimdi? baÅŸlıklı bir bilimsel söyleÅŸi olacak.

24 – 25 Kasım Cumartesi – Pazar Kayseri / Erciyes Üniversitesi

Erciyes Üniversitesi Astronomi Klübü’nün gerçekleÅŸtireceÄŸi ve iki gün sürecek 5. Astronomi Günleri, cumartesi günü bir gökyüzü gözlemini de içeriyor. Etkinlik programına buradan ulaÅŸabilirsiniz.

Share
Kasım 9th, 2012 by astroturk

Londra uzay araştırmaları bütçesini arttırıyor

Birleşik Krallık yönetimi, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) kapsamındaki yıllık ortalama 170 milyon sterlin olan uzay araştırmaları bütçesini 5 yıl için ortalama 70 milyon sterlin arttırarak £240 milyon sterline çıkartacak. Bu miktar 384 milyon dolara denk geliyor.

Açıklamayı yapan Kraliyet TopluluÄŸu‘ndan George Osborne ayrıca ÅŸunları belirtti:

İngiliz uzay sektöründeki Astrium, Inmarsat ve Avanti gibi İngiliz şirketleri ekonomiye yılda 14,4 milyar dolar katkı yapmaktalar ve bugünün zorlu ekonomik şartlarına rağmen yıllık %8 büyüme kaydettiler. 2030 yılı hedefi ise 48 milyar dolarlık bir sektör.

kaynak: wired

Share