Airlander 10

airlander-crash-2

Dünya’nın en büyük hava aracı ünvanına sahip olan 92 metrelik dev hava gemisi Airlander ikinci test uçuşunda kaza geçirdi! Geliştirici şirket meydana gelen hasarın görece az olduğunu bildirdi. Hava gemisinin kokpit kısmı kullanılamaz hale gelmiş durumda. Mürettebattan ölen veya yaralanan olmadı, bu da iyi haber.

İşte kaza anı:

airlander-crash

Başarılı gerçekleşen ilk test uçuşuyla ilgili haber:

airlander-10-1

Dünyanın en büyük ve uzun hava aracı olan Airlander 10 test uçuşunu yaptı. 20 dakikalık ilk test uçuşunda 35 Knots (64.83 kilometre) hıza erişen hava gemisi kalkış ve seyir ile ilgili testlerden geçti. İlerleyen zamanlarda daha fazla test uçuşu yapılacak. 92 metre boyunda, 38.000 metre küp hacme sahip dev araç 10 ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak şekilde tasarlandı.

The Hybrid Air Vehicles HAV 304 Airlander 10 hybrid airship is seen in the air on its maiden flight at Cardington Airfield near Bedford, north of London, on August 17, 2016. The Hybrid Air Vehicles 92-metre long, 43.5-metre wide Airlander 10, billed as the world's longest aircraft, lifted off for the first time from an airfield north of London. The Airlander 10 has a large helium-filled fabric hull and is propelled by four turbocharged diesel engines. According to the company it can stay airborne for up to five days at a time if manned, and for over 2 weeks unmanned with a cruising speed of just under 150 km per hour and a payload capacity of up to 10,000 kg. / AFP / JUSTIN TALLIS (Photo credit should read JUSTIN TALLIS/AFP/Getty Images)

(Foto: JUSTIN TALLIS/AFP/Getty Images)

Helyumla dolu balonunun yapısı sayesinde kalkış verimliliği yüzde 40 arttırılmış. 10 ton taşıma kapasiteli Airlander 10 başarılı olursa geliştirici firma şimdikinin 5 katı büyüklüğündeki Airlander 50 için çalışmaya başlayacak.

Hava gemisi hızlı gidemese de bazı avantajlara sahip. 92 metrelik dev aracın radar izi bir hayalet uçağınki kadar küçük ve ısı yaymıyor. Askeri alanda kurşun geçirmez gereçler üretiminde kullanılan Kevlar, Mylar ve Vectran malzemelerinden oluşan kompozit kumaşı ise Airlander’a kurşun geçirmezlik özelliği kazandırmıyor. Bu araçlar şayet askeri alanda kullanılacak olurlarsa çatışma hattının uzağında kullanılacaklar.

airlander-10-3

Proje ilk olarak ABD ordusu için geliştirilmeye başlanmıştı. Burada başarılı olabilseydi Airlander 10 Afganistan semalarında Amerikan ordusuna keşif ve iletişim alanında yardımcı olacaktı. Fakat olamadı; sonradan Birleşik Krallık’a satıldı ve proje burada devam ettirildi.

Airlander’ın tasarımı havacılık bilimi için kullanışlı olsa da bazı yönleriyle kimilerinin mizah duygusunu kamçıladı.

Airlander-10-capsleri-4

Kaynak: arstechnica | futurism (kaza) |

Haftalık Gökyüzü Raporu – 20

Perseid Göktaşı Yağmuru

Perseid meteor yağmuru bu yılki pik noktasına 12-13 Ağustos tarihinde ulaştı. İzleme şansı bulamadıysanız, dünyanın dört bir yanındaki astrofotoğrafçıların çektiği birbirinden güzel fotoğraflarla yetinebilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraf Jörgen Tannerstedt tarafından çekilmiş.

Jorgen-Tannerstedt

Gökyüzü Bülteni’nin Temmuz-Ağustos 2016 sayısı çıktı

gokyuzuTürk Astronomi Derneği’nin (TAD) iki aylık olarak çıkarttığı Gökyüzü Bülteni’nin Temmuz-Ağustos 2016 sayısı yayınlandı. Bu sayın kapak konusu evrenin bize ulaşan ‘ilk görüntüsü’, kozmik mikrodalga fon ışınımı. Gökyüzü bu sayıdan itibaren belli sayıda basılacak ve bu kopyalar  astronomi ile ilgili üniversite bölümleri, gözlemevleri ve müzelere gönderilecek. Bülteni çevrimiçi okuyabilir veya PDF olarak cihazınıza indirebilirsiniz.

Astronomi Öğretmen Seminerleri’nin yenisi Çorlu’da gerçekleşecek

Astronomi Öğretmen Seminerleri’nin 11’incisi 23-25 Eylül 2016 tarihleri arasında Çorlu’da yapılacak. Çorlu kaymakamı Levent Kılıç’ın desteğiyle gerçekleşecek ve teması Öğretmenler ve Bilim/Fen Eğitimi Açısından Astronominin Önemi olarak belirlenen kongre kapsamında astronomi ve ışık kirliliği konusunda öğretmen eğitimleri, öğretmen sunumları ve uygulamalı eğitimler gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgiye astronomiogretmenleri.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

 

aos-11

Moon Express Ay seferi için izin aldı

Moon Express isimli bir Amerikan şirketi Ay’a bir araç yollamak için devletten gerekli izinleri aldığını açıkladı. İzin aldığı kurumlar arasında Federal Havacılık Kurulu ve NASA’nın yanı sıra Beyaz Saray ve ABD dışişleri bakanlığı da var. Elbette bir Amerikan şirketinin faaliyetleri için kendi ülkesinden izin alması doğal görülebilir ancak gök cisimleri üzerinde kimin izin vermeye yetkili olduğu konusu gelecek on yıllarda çokça tartışılacak.

moon-express

Şirketin hedefi Google Lunar X Prize’ı kazanmak. Bunun için Ay’a gönderilen aracın en az 500 metre yol alması ve Dünya’ya yüksek çözünürlüklü bir video gönderebilmesi gerekiyor. Bu hedefin gerçekleştirilmesi 20 milyon dolarla ödüllendirilse de esas kazanç daha yüksek olacaktır. Ay görevi 2017 yılında gerçekleştirilecek.

Türkiye’den bir dron: AKN 3000

Bugün onlarca ülkede farklı tiplerde insansız hava araçları geliştirilmekte. Türkiye’de geliştirilenlerden biri de ASELSAN’ın Göktürk AŞ ile ortaklığının ürünü olan AKN3000 (Akıncı 3000). Alçak irtifa gözlemleri için geliştirilen dron askeri ve güvenlik alanlarını hedefliyor. Yüksek yerlilik oranına sahip olduğu söylenen araç 6 rotorlu döner kanat tipinde, 50 dakikaya yakın uçuş süresi, 3000 metre irtifa, saatte 90 km hız gibi uçuş özelliklerine sahip.

akinci

Gövdesi karbon fiber ve kevlar (çelik yelek malzemesi) kompozit malzemeden üretilmiş. Bu da aracı oldukça dayanıklı bir hale getiriyor. Olumsuz hava şartlarına da dayanıklı olan AKN 3000, HD görüntü kaydı ve bu görüntünün 5 km’ye kadar aktarımını gerçekleştirebilmekte. Şirketin gelecek yıllarda siviller için farklı modeller geliştirebileceği söyleniyor.

Gövde üzerinde on dört parke taş
Akıncı’nın gövdesiyle gerçekleştirilen test!

Hitomi yeniden üretilebilir

Japon Uzay Ajansı JAXA’nın bu yılın başında yörüngeye oturttuğu ancak kısa süre içersinde kontrolden çıkarak parçalanan uydusu Hitomi’yi 2020 yılına dek yeniden üretebileceği açıklandı. Hitomi’nin önemi yüksek çözünürlükle X-ışını gözlemi yapabilmesinde saklı. Yerine geçebilecek başka araç olmadığından uydunun kaybı bilim camiasında üzüntüyle karşılanmıştı.

hitomi-yeniden-uretilebilir

Çin’in kuantum uydusu

Çin bu ay uzaya kuantum deneyleri yürütmek için bir uydu gönderecek. 100 milyon $ bütçeli uydu projesinin öncelikli amacı kuantum iletişim alanında çalışmak olacak. Eğer uydu başarılı olursa Çin yeni kuantum test uyduları göndermeye niyetli.

Çin’in Ay gezgini -muhtemelen- son kez öldü

_90668496_hi020365942

2013 Aralık’ında Chang’e-3 görevi kapsamında çalışmaya başlayan ay gezgininin Ay üzerindeki 31 aylık araştırma görevi sona erdi.
Bu görev Çin’in Sovyetler ve ABD’den sonra Ay yüzeyinde araştırma yapmayı başaran 3. ülke olmasını sağlamıştı. Gezgin, Çinli Ay tanrıçası Chang’e’nin evcil tavşanı olan Yutu olarak adlandırılıyor. Üç ay çalışması için tasarlanan Yutu ay yüzeyinde iki yıldan uzun süre çalışarak daha önce Sovyet Ay gezgini Lunokhod 1’in 11 aylık rekorunu geçmişti. Yutu’nun Şubat 2014’de, henüz görevi yeni başlamışken donarak kaybedildiği sanılmıştı ancak mühendisler Yutu’yla yeniden bağlantı kurmayı başarmıştı. Yutu bu kez o kadar şanslı olamayacak gibi gözüküyor.
_90668503_ea088c90gw1eslhlfjlecj20go0kmwge

Gökyüzü Bülteni

gokyuzu

Türk Astronomi Derneği’nin (TAD) iki aylık olarak çıkarttığı Gökyüzü Bülteni’nin Temmuz-Ağustos 2016 sayısı yayınlandı. Bu sayın kapak konusu evrenin bize ulaşan ‘ilk görüntüsü’, kozmik mikrodalga fon ışınımı. Gökyüzü bu sayıdan itibaren belli sayıda basılacak ve bu kopyalar  astronomi ile ilgili üniversite bölümleri, gözlemevleri ve müzelere gönderilecek.

Bülteni çevrimiçi okumak için: https://issuu.com/tadgokyuzu/docs/gokyuzu_temmuz_agustos_2016_sayi67./3?e=17248178%2F30000297
Bülteni PDF (5MB) olarak indirmek ve tüm eski sayılara erişmek için: http://www.tad.org.tr/e-bulten
Ayrıca bültenin her ay e-posta kutunuza gelmesini istiyorsanız şu adresten ücretsiz abone olabilirsiniz: http://www.astronomi.org/?page_id=399

roket testi

acs_reactivation-1000px

Fotoğrafta 45 kglık sıvı oksijen/sıvı metan yakan bir roket testi görülüyor. Testin yapıldığı NASA’nın Glenn Araştırma Merkezi’nde bulunan İrtifa Yanma Standı’nda (Altitude Combustion Stand- ACS) 1 tona kadar itiş gücüne sahip roket motorları test edilebiliyor.

Roket motorunun boyutuna bağlı olarak ortam basıncı deniz seviyesinden 30 km’ye kadar (daha yukarısında atmsfer basıncı ihmal edilebilir) olan irtifaların benzetimi (simülasyon) yapılabilmekte.

kaynak: NASA |

medya aptal / kadınlar uçuyor…

15 Temmuz’daki darbe girişiminde F-16lardan birini kullanan Kerime Kumaş adlı kadın pilotla ilgili haberlerde, Kumaş’ın “Sabiha Gökçen’den sonra ilk kadın savaş pilotu” olduğuna dair bir bilgi var. Bu haberler gerçeği yansıtmıyor.

Kumaş, 26 Ocak 2010 tarihinde İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda uçuş eğitimlerini tamamlamış ve teğmen rütbesiyle mezun olmuş. O dönem mezun olan tek kadınmış kendisi.

Şimdi de Milliyet’te 13 Mayıs 2011 tarihinde çıkan şu habere göz atalım:

Bu yıl kuruluşunun 100’ncü yılını kutlayan Türk Hava Kuvvetleri, İstanbul’un Beylikdüzü İlçesi’nde bulunan TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 10’ncu İDEF 11 Savunma Sanayi Fuarı’na ilk kez bombalarla yüklü F-16 savaş uçağını getirdi. Salı gününden bu yana sergilenen savaş uçağına binlerce vatandaş bindi ve hatıra fotoğrafı çektirdi. Stant da görevli olan Türkiye’nin ilk kadın F16 pilotu Yüzbaşı Berna Şen Özmen, burada gelenlere uçak hakkında bilgiler verdi.

Demek ki Kumaş’ın öncesinde bir başka kadın F-16 pilotu varmış. 26 Kasım 2012’de çıkan başka bir haber ise şöyle:

kadin-pilotlar

Binbaşı Burcu Şahinkaya Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde görev yapan en kıdemi F-16 savaş pilotu. Konya’da bulunan ve Türk Hava Kuvvetleri’nin (THK) en gözde filolarından biri olan 132. Hançer Filo’ya bağlı uçuyor. Günümüzde THK’da 5 kadın F-16 pilotu var. Dördü faal olarak uçuyor, biri ise Hava Harp Okulu’nda eğitmenlik yapıyor.

zuleyha-dombay
Haberde adı geçen kadın savaş pilotlarından Züleyha Dombay

Haber Kumaş’ın mezuniyetinden 2 yıl sonrasına ait. Ancak rütbeleri göz önüne alırsak yine Kumaş’tan ve Berna Şen’den daha önce F-16 ile uçan kadınların olduğunu anlıyoruz. Son haberde bahsi geçen Burcu Şahinkaya’nın adını arşivlerde aratınca bir başka haberle karşılaşıyoruz.

Sene 2001, Şahinkaya mezun oluyor:

F-16 pilotu olmak üzere 9 aylık zorlu eğitime katılan Teğmen Burcu Kalpakçı 24 erkek arkadaşının önünde birinci oldu. Kalpakçı diploma ve şildini 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düzenlenen törenle MGK Genel Sekreteri Orgeneral Cumhur Asparuk’tan aldı. F-16 Tam Harbe Hazırlık Eğitimi 30. Dönem Birincisi olarak anı kütüğüne uçak maketini çakan Kalpakçı, mezun olan pilotlar adına yaptığı konuşmada, vatan semalarını başarıyla savunacak birer F-16 pilotu olarak kendilerine verilecek her türlü göreve hazır olduklarını söyledi.

sahinkaya

Aynı yılın yazında evlenen Burcu komutan Şahinkaya soyadını almış. Haberden bu magazinsel ayrıntıyı alıyoruz ancak 15 sene öncesinin bu haberinde “ilk” ibaresini göremiyoruz. Yani Şahinkaya’dan önce mezun olan kadın savaş pilotları da var. Mesela 2001 yılında uçağının düşmesi nedeniyle hayatını kaybeden ve Türkiye’nin ilk şehit kadın savaş pilotu olan Ayfer Gök.

ayfer-gok
Ayfer Gök

Görünen o ki kadınlar uçuyor ama medya her gördüğü kadın pilota şaşırıyor ve ilk sanıyor…

Havacılıkla ilgili eski bir tv programı olan Airport’un konuyla ilgili bir bölümü:

TÜBİTAK’tan temel bilimlere destek

TÜBİTAK temel bilimleri destekleyen başarılı öğrencileri maaş gibi bursla destekleyecek. Fakat temel bilimler içersinde sayılan astronomi bölümleri bu desteğin dışında tutulmuş :/

Korhan Yelkenci & Akhun Aktosun
Korhan Yelkenci & Akhun Aktosun

Hürriyet’in haberine göre TÜBİTAK, LYS’de ilk 25 bine giren öğrencilerden temel bilimleri tercih edenleri ayda 2 bin liraya kadar bursla destekleyecekmiş.

TÜBİTAK başkanı Ergin,  MF puan türünde sıralamada 5 bin ile 10 bin kişi arasında yer alarak, üniversitelerin matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerine yerleşenlerle, YGS-1 puan türünde 5 bin ile 10 bin kişi arasında yer alarak; felsefe, tarih, coğrafya, sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, sanat tarihi, arkeoloji ve sanat tarihi, ilahiyat, Türk dili ve edebiyatı bölümlerine yerleşen örgün lisans öğrencilerine, aylık bin 500 lira burs sağlanacağını söylemiş. Çift anadal gibi uygulamalarda desteklenmekte. Tüm burslar hakkında bilgi almak için TÜBİTAK’ın ilgili sayfasına burdan erişebilirsiniz.

Öğrencileri temel bilimlere yönlendirmek doğru bir uygulama ancak görünen o ki temel bilimler içinde sayılan astronomi bölümü bu uygulamanın dışında kalmış! Astronomi ve uzay bilimi bölümünün hangi gerekçe ile temel bilimlere verilen burs programının dışında tutulduğu ise bilinmiyor.

farklı gezegenlerde kutup ışıkları

Güneş’ten gelen yüklü parçacıkların Dünya’nın manyetik alanının etkisiyle kutup bölgelerinde atmosferdeki gazlarla etkileşime girmesiyle oluşan kutup ışıkları (aurora) yalnızca Dünya’ya özgü bir durum değil.

jupiter-aurora

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu bu kez Jüpiter’in kutbundaki aurora etkinliğini gözlemlemiş.  Bu güzel görüntünün kaynağı olan araştırma programının  amacı Jüpiter atmosferinin farklı bileşenlerinin, farklı koşullarda güneş rüzgarlarına nasıl tepki verdiğini ortaya çıkarmak. Kutup ışığının sıradışı rengi Hubble’ın morötesi algılayıcılarının eseri. Yani İnsan gözüyle tam olarak bu şekilde gözükmüyor.

Bu arada NASA’nın 4 Temmuz’da Jüpiter yörüngesine girecek olan Juno adlı uzayaracı da şuan bir güneş rüzgarının içinde. Hubble Jüpiter’in kutup ışıklarının incelerken, Juno’da güneş rüzgarının özelliklerini ölçüyor: bir teleskop ve uzay sondasının kusursuz uyumu.

kaynak: NASA |

SpaceShipOne

20. yüzyıl boyunca insanlı uzay çalışmaları devletlerin kontrolünde gerçekleşmiştir. Özellikle ABD’de özel şirketler NASA öncülüğünde uzay teknolojileri üretmekteydi ancak insanlı uzay uçuşu yapmak hiçbir zaman şirketlerin ilgi alanına girmemişti.

Bu durum 21. yüzyılın başında değişti. Virgin Galactic şirketin tasarlayıp ürettiği SpaceShipOne (UzayGemisiBir), 21 Haziran 2004’te ilk defa devlete bağlı olmayan insanlı yörünge altı görevi gerçekleştirdi.

spaceshipone-1

SpaceShipOne pilot dahil 3 kişilik mürettebat için tasarlandı. 15.24 km (50.000 feet) yüksekliğe kadar White Knight (Beyaz Şövalye) isimli, ana gemi diye tabir edilen bir uçağın altında çıktıktan sonra ana gemisinden ayrılıp, roket motorlarıyla 112 km (367,360 feet) irtifaya ulaştı.

spaceshipone-3

SpaceShipOne pek çok ilke imza attı: Ses hızının 3 katına ulaşan, 100 km irtifaya çıkan ve yeniden kullanılabilen ilk -özel girişime ait- hava taşıtı.

hibrit roket motoru

SpaceShipOne uzaya çıkabilmek için hibrit roket motoru kullanıyor. Bu roketler hem katı yakıt hem de gaz/sıvı yükseltgen (oksitleyici) madde kullanıyor. Katı yakıtlı roketlere karşı, yükseltgen miktarının ayarlanabilmesinden ileri gelen itki gücünü ayarlayabilme veya roketi tamamen durdurabilme avantajı var.

Yakıt olarak kauçuk, yükseltgen olarak da sıvı nitröz oksit (NO2) kullanan SpaceShipOne’ın roket motoru 87 saniye boyunca 88 kN itki üretebilmekte.

SpaceShipOne_schematic

Yukarıdaki şekil roketin temel yapısını göstermekte. Yükseltgen madde olan nitröz oksit mavi ile işaretlenmiş tanktan yanma odasına geçiyor. Burada kırmızı ile gösterilen noktada ateşleme sağlanıyor. Kauçuğun yanmasıyla ortaya çıkan sıcak gaz nozuldan çıkarken itki oluşturuyor.

spaceshipone-2

SpaceShipOne’ın ardından firma daha ileri bir model olan SpaceShipTwo’yu üretti. Ne yazık ki SpaceShipTwo bir test uçuşu sırasında havada kaza geçirerek parçalandı. Uzay turizmini hedefleyen ve pek çok ünlü ismin bilet parasını önceden ödeyerek destek olduğu Virgin Galactic şu ana dek herhangi bir ticari uçuş gerçekleştirmedi.

Ansari X Prize ödülünü de kazanan SpaceShipOne bugün, havacılık tarihinde bir kilometre taşı olarak, Smithsonian Enstitüsü’nün Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nde sergilenmekte.